BOĞALI TARİH ve OLAĞANÜSTÜ TABİAT MANZARALARIYLA İÇ İÇE!..

0
1
Bilindiği gibi yayla olarak rakımı yaklaşık 2000’i aşan Cami Tepesini sınırlarında barındıran Sakarat dağlarının eteklerindeki Boğalı yaylaları Taşova’nın en fazla tercih edilen obaları.
Boğalı’da; Amasya merkezin köyleri: Yuva, Beldağ Erbaa’nın: Koçak (Eksel), Karaağaç Akkoç (Tonu),  ilçemizin; Çakırsu (Yonnus) Tekke, Belevi, Geydoğan, Dereli, Ballıca (Darma), Esençay, Şahinler (Kuşuf) köylerinin obaları bulunuyor.
İşin ilginç yanı Boğalı’nın adı öyle nam salmış ki, bölge insanı bile Sakarat dağının adını Boğalı dağı diye biliyor.

Taşova’mızın sarp dağlarında ve yüksek yaylalarında sıklıkla rastlanan ancak pek çok kişinin anlam veremediği taş yığınlarının sırrı aralandı. Taşova ilçemiz Sakarat dağı sınırları içerisindeki Boğalı yaylasında karşılaşılan yaklaşık 2000 rakımlarda rastlanan bu gizemli yapıların, kökeni binlerce yıl öncesine dayanan bir Türk-Moğol geleneği olduğu ortaya çıktı.

Gezgin Oğuz Gezer’in Dikkatini Çekti

Doğasever ve Gezgin Oğuz Gezer, Boğalı yaylası gezisi sırasında karşılaştığı yaklaşık 2,5 metre yüksekliğindeki taş yığınları karşısında şaşkınlığını gizleyemedi. Bölgede yaptığı araştırmalar sonucunda bu yapıların “Ovo” (Oba) olarak adlandırıldığını öğrenen Gezer, yapıların tarihi ve kültürel derinliğini paylaştı. Gezer “Bu yığınlara Ovo deniliyormuş. Ovo Moğolcada yığın anlamına geliyormuş. Biraz araştırma yaptım ve Moğol ve Altay halk inancında ve Şamanizm’de genellikle kayalardan, taşlardan ya da ahşaptan yapılmış bir küçük yığma tepe ve saygı alanı olduğunu öğrendim. Yaklaşık 2.5 metre yükseklikteki bu yığma taşları ilk defa Boğalı yaylasında karşılaştım. Altay kültüründen geldiğine inanılan Ovo ya da Obalar günümüze çobanlar özellikle sisli havalarda yön bulmada ve sınır belirlemede kullanıyorlarmış.” diye konuştu.

“Ovo” Nedir? Şamanizm’den Günümüze Yolculuk

Moğolcada kelime anlamı “yığın” olan Ovo’lar, Moğol ve Altay halk inançlarında, özellikle Şamanizm’de kutsal kabul edilen alanları temsil ediyor. Genellikle kaya, taş veya ahşaptan yapılan bu küçük yığma tepeler, kadim kültürlerde birer “saygı alanı” olarak kullanılıyordu. Altay kültüründen gelen bu gelenek, Orta Asya’nın derinliklerinden Amasya’nın yaylalarına kadar uzanan kültürel bir köprü kuruyor.

Modern Çobanların “Doğal Navigasyonu”

Geçmişte dini ve kültürel bir anlam taşıyan bu yığınlar, günümüzde bölgedeki çobanlar tarafından pratik amaçlarla kullanılmaya devam ediyor. Özellikle sisli havalarda yön bulmayı kolaylaştıran bu yapılar, aynı zamanda meralar arasındaki sınırları belirlemede birer işaret noktası görevi görüyor. Taşova’nın dağlarındaki bu sessiz miras, hem tarih meraklılarının hem de doğaseverlerin ilgisini çekmeye devam ediyor.

Kaynak: Umut Yeşilyurt – Amasya Objektif

Yorum Ekle

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz