BİR VEFANIN SATIRLARI: YÜKSEL AİLESİNE ARMAĞANIM

0
56

Sevgili dostlarım,

Uzun zamandır Taşova’nın geçmişine ışık tutacak, UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ DEĞERLERİMİZİ YENİDEN HATIRLATACAK bir çalışma yapma isteği içindeydim. Çünkü biliyorum ki, BİR TOPLUM GEÇMİŞİNİ UNUTURSA, GELECEĞİNİ SAĞLAM KURAMAZ.

Bu düşünceyle kaleme aldığım ve beş bölümden oluşan yazı dizimde, Taşova’nın kuruluş yıllarında iz bırakmış, GİRİŞİMCİLİĞİ, İNSANLIĞI, DAYANIŞMASI VE NÜKTEDANLIĞI ile hafızalara kazınan HACIBEKİR YÜKSEL ve onun izinden yürüyen OSMAN YÜKSEL’in hayatını ele aldım.

Bu çalışma sadece bir aileyi anlatmak için yazılmadı…
BİR DÖNEMİ, BİR KASABAYI, BİR İNSANLIK ANLAYIŞINI ANLATMAK İÇİN YAZILDI.

Bu yazıları hazırlarken kendi tanıklıklarımın yanında,
torunu İlhan Yüksel’in paylaştığı anılar, belgeler ve hatıralar bu çalışmaya can verdi.
YAŞANMIŞLIKLA BESLENEN HER YAZI, DAHA GERÇEK VE DAHA KALICI OLUR.

Ben bu diziyi kaleme alırken şunu hissettim:
O yıllarda insanlar belki bugünkü kadar zengin değildi ama
DAHA SAMİMİ, DAHA PAYLAŞIMCI VE DAHA İNSANDI.

İşte bu yüzden bu yazı dizisi benim için sadece bir çalışma değil…
BİR VEFA BORCUDUR.

Ve açık yüreklilikle söylüyorum:
BU YAZI DİZİSİ, YÜKSEL AİLESİNE BENİM NAÇİZANE HEDİYEMDİR.

Çünkü onlar sadece kendi hayatlarını kurmadılar…
TAŞOVA’NIN EKONOMİSİNE, SOSYAL HAYATINA VE İNSANLIK DEĞERLERİNE KATKI SUNAN BİR İZ BIRAKTILAR.

Bugün bu yazıları okuyan herkesin şunu düşünmesini istiyorum:
BİZLER BU DEĞERLERİ NE KADAR YAŞATIYORUZ?

Eğer bu yazı dizisi, bir kişiye bile geçmişin değerlerini hatırlatırsa…
Bir gencin yüreğinde bir ışık yakarsa…
Bir dostun hafızasında bir anıyı canlandırırsa…

Ben görevimi yapmış sayarım.

Sevgi ve saygılarımla…

1. BÖLÜM:

TAŞOVA’NIN KURULUŞ RUHUNDAN DOĞAN BİR İSİM: HACIBEKİR YÜKSEL

Taşova’yı anlamak için sadece bugüne bakmak yetmez…
GEÇMİŞİNE, İNSANINA VE O İNSANIN YETİŞTİĞİ COĞRAFYAYA BAKMAK GEREKİR.
Çünkü insanı yoğuran topraktır, yaşadığı çevredir, çektiği zorluktur.

Hacıbekir Yüksel’in hikâyesi de işte böyle bir coğrafyada başlar…
Şehli köyünde…

O yıllarda Şehli köyü, bugünkü gibi ulaşımı kolay bir yer değildir.
İLÇE MERKEZLERİNE UZAK, YOLLARI ZOR, TAM ANLAMIYLA ORMANIN İÇİNDE KALMIŞ BİR YERLEŞİMDİR.
Dağlarla çevrili, sık ağaçların arasında, doğayla baş başa bir hayat…

1945 yılı öncesinde bu yollar ne asfalt görmüştür ne de motorlu araç…
ATLA GİDİLİR, GÜNLER SÜREN YOLCULUKLARLA SAMSUN’A ULAŞILIRDI.
Şehli, bu yolculukların bir geçiş noktasıydı.
Yükünü sırtlaya…

O yıllarda Şehli köyü, bugünkü gibi ulaşımı kolay bir yer değildir.
İLÇE MERKEZLERİNE UZAK, YOLLARI ZOR, TAM ANLAMIYLA ORMANIN İÇİNDE KALMIŞ BİR YERLEŞİMDİR.
Dağlarla çevrili, sık ağaçların arasında, doğayla baş başa bir hayat…

1945 yılı öncesinde bu yollar ne asfalt görmüştür ne de motorlu araç…
ATLA GİDİLİR, GÜNLER SÜREN YOLCULUKLARLA SAMSUN’A ULAŞILIRDI.
Şehli, bu yolculukların bir geçiş noktasıydı.
Yükünü sırtlayan, atına güvenen, yolunu bilen insanlar için bir durak…

Bu coğrafyada büyüyen bir çocuk, hayatı erken öğrenir.
Zorlukla yoğrulur, doğayla mücadele eder, sabrı ve dayanıklılığı küçük yaşta kazanır.

İşte Hacıbekir Yüksel böyle bir ortamda yetişti.
ORMANIN İÇİNDE BÜYÜYEN, AĞAÇLA, EMEKLE VE ALIN TERİYLE YOĞRULAN BİR İNSANDI.

Daha çocuk yaşta sorumluluk almayı öğrendi.
Öyle ki, askerlik çağına bile gelmeden,
15 YAŞINDA MUHTARLIK MÜHRÜNÜ TAŞIYACAK KADAR GÜVENİLEN BİR İNSAN HALİNE GELDİ.

Bu, sıradan bir durum değildir…
BU, BİR İNSANIN KARAKTERİNİN ERKEN YAŞTA ŞEKİLLENDİĞİNİN EN BÜYÜK GÖSTERGESİDİR.

1948 yılında orman muhafaza memurluğu görevine başladı.
Zonguldak, Bolu, İzmit ve Dazlı bölgelerinde görev yaptı.
Yani sadece köyünde değil, farklı coğrafyalarda da kendini yetiştirdi.

Ormanı tanıdı…
Ağacı tanıdı…
İnsanı tanıdı…

Ve en önemlisi,
HAYATI TANIDI.

1952 yılına gelindiğinde ise hayatının en önemli kararlarından birini aldı:
Taşova’ya yerleşti.

Ama buraya sıradan bir insan olarak gelmedi…
TECRÜBESİYLE, CESARETİYLE VE İÇİNDEKİ GİRİŞİMCİ RUHLA GELDİ.

Taşova o yıllarda yeni gelişen, büyümeye çalışan bir yerdi.
Fırsatlar vardı ama risk de vardı.
İşte bu noktada Hacıbekir Yüksel gibi insanlar devreye girer.

Çünkü onlar
ZORLUKTAN KAÇMAZ, TAM TERSİNE ZORLUĞUN İÇİNDE FIRSAT GÖRÜR.

Ormanla başlayan hayatı, kısa sürede ticaretle buluştu.
Nakliye işlerine girdi, orman ürünleriyle uğraştı, üretimin içinde yer aldı.

Ama en önemli farkı şuydu:
SADECE İŞ YAPMIYORDU, İŞ KURUYORDU.
SADECE KAZANMIYORDU, YOL AÇIYORDU.

Bugün geriye dönüp baktığımızda şunu çok net görüyoruz:

Hacıbekir Yüksel’in hikâyesi,
sadece bir insanın hayat hikâyesi değil…
TAŞOVA’NIN KURULUŞ YILLARINDAKİ MÜCADELENİN, EMEĞİN VE UMUDUN HİKÂYESİDİR.

Ve bu hikâye bize şunu hatırlatır:

BÜYÜK İNSANLAR RAHATTA DEĞİL, ZORLUKTA YETİŞİR.
TOPRAK NE KADAR SERTSE, İNSAN O KADAR GÜÇLÜ OLUR.

İşte Hacıbekir Yüksel de
o sert toprağın, o zor coğrafyanın yetiştirdiği
TAŞOVA’NIN UNUTULMAYACAK İSİMLERİNDEN BİRİDİR.

İSMAİL ERDAL
EMEKLİ EĞİTİMCİ
MUĞLA

(Devam edecek)

Yorum Ekle

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz