BAŞKANIN HESABI

BAŞKANIN HESABI
Ömer CELEP
9 Nisan günü Taşova Belediye Başkanımız Sayın Bayram Öztürk, “şeffaf yönetim” anlayışı gereği toplumun bazı kesimlerini bilgilendirme toplantısı yaptı.
Katılımcılar, ilgiyle izledi, ben ise hayranlıkla ve büyük bir dikkatle izledim. Aslına bakarsanız, toplantı öncesinde yürütülen kulis ifadelerindeki konuşulanları duyunca biraz da tedirgin olmadım dersem doğru olmaz. Söylenenlerden anladığım kadarıyla bazı kişilerin başkanı değişik soru ve eleştirilerle sıkıştıracaklarını anladım.
Bunu bildiğim için konuşulanları ayrı bir özen ve özel bir dikkatle dinledim.
Gördüm ki önceden eleştiri planı yapanların hevesleri boşa çıkmıştı. Çünkü başkan konusuna o kadar güzel vakıf olmuş, o kadar güzel ve profesyonelce hazırlanmış ki, muhaliflerin soracakları hiçbir soru kalmamıştı. Yaptıklarını ayrıntılarına, yapacaklarını gayet samimi ve içten anlatıyordu. Borç ve keşmeşkeşlik içinde boğulan belediyeyi nasıl temize çıkardığını, ayakaltı olan itibarını nasıl temizleme yoluna girdiğini kendinden emin ve reel ifadelerle ve adeta öğretmen edasıyla anlattı. Gördüğüm kadarıyla anlatılanlardan herkes tatmin olmuştu.
Geçmişi karalamadan, geçmiştekileri yargılamadan tam bir bilge edasıyla olayları anlattı.
Bizim için en önemlisi, başkanın halkı bilgilendirme toplantısının bir ilk olmasıydı.
Aslına bakarsanız Taşova halkı bu tür toplantılara alışık değil. Bu nedenle toplantıya ilgi çok iyiydi ve dinleyiciler dikkatli ve biraz da heyecanlıydı.
Belediyeyi, içine düştüğü karmaşadan kurtarırken, sihirli bir uygulama içine girmedikleri açıktı. Yaptıkları iş, sadece israfları önlemek olduğu anlaşılıyordu.
Bunun anlamı şudur. Belediye içine düştüğü badireye sadece israf, başıboşluk, ilgisizlik, sevgisizlik, sorumsuzluk yüzünden düşmüş ve bunlar ortadan kaldırılınca da düzelmiş.
Kaynak yetersizliği falan yok anlaşılan. Yönetim yetersizliği varmış meğer. Aşksızlık, sevgisizlik varmış. Öyle ya… İçine sevgi katılmayan yemekte bile lezzet bulamazsınız. İçine sevgi katılan acı bile lezzetlidir. Bizim halkımız onun için çiğ köfteye; “en tatlı acı” demiştir. Sevgi katmıştır içine.
Atasözlerimiz ibret doludur, ahlak doludur, edep doludur, irfan doludur.
Birini paylaşalım isterseniz. “Sığır sevda ile güdülür.”
İşinizi sevmez, ona sevdalanmazsanız başaramaz, beceremez ve yüzünüze gözünüze bulaştırırsınız.
Başarısızlara, beceriksizlere, marifetsizlere sahip çıkmak sanırız akıl işi değildir.
Demiş ya Namık;
“Efrada merhametten, ekserî umuma ihanet çıkar.”
Kişiye merhametten, topluma ihanet doğar.

YORUMA KAPALI

Yorum Ekle