BAK EVLAT!

 

Bugün refah içinde yaşayabilmek için halkımız asırlardır çok bedeller ödedi. Yüzyıllarca süren kanlı savaşlarda sel gibi kanlarımız aktı, birçoğumuz esaret altında ezildik ve yok olduk. Ne için biliyor musun?

Allah’ın buyruğunu unutup törelerimizi ve yasalarımızı ayaklar altına alıp kin ve haset ile açgözlülükle yaşayan insanların sayısı çok olduğu içindir. Kışkırtmalar sonucu iç karışıklıklar ve ayaklanmalar olduğu içindir. Kendi aramızdaki tahrikler sonucu anlaşmazlıklar, isyanlar ve kardeşler arasındaki taht kavgaları sebebiyledir. Kardeşler arasında iktidar mücadelesi, dışa bağımlılık (borçlar) ve bunlara ilaveten zamanın gerisinde kalan devlet yönetimi anlayışı sebebiyledir. Türk Devletlerinin birlik ruhundan uzaklaşılarak aile ya da hanedan vârisleri arasında çıkan taht kavgaları, bu kavgaların ya da iç ayaklanmaların diğer devletlerce desteklenmeleri sonucu zayıf düşerek yıkılmışız hep.

Bak evlat! Hani tarlalarda
ürünlerimiz daha iyi yetişsin diye yabani otları temizleriz ya! Temizlemezsek acı otlar çoğalır yiyeceklerimizin yeşermesine izin vermez. Kötülükler de böyledir insanların kalbine yerleştiği zaman iyilikleri öldürür. Bir ülkede kara gönüllü ve kara düşünceli insanların sayısı çok olursa orada iyi ve güzel insanların yaşamasına izin vermezler.

İyi insanlar çoğalsın gönüllerde huzur ülkede barış olsun diye savaştık biz. Bir gün eğer sizde kötülüklerin gelip halkımızı kuşattığı görürseniz onlarla savaşın. Ama halkımız için ülkemiz için savaşın. Kendi arzularınıza hırsa ve daha fazla güce erişmek için değil. Öyle olursa ne elde ederseniz edin asıl mağlup olan sizler olursunuz. Adınız nesiller boyu lekelenir. Yani demem o ki evlat! Türk halkının arasına nifak tohumları saçan kara ünlülerden olmayın. Siz önce birbirinizi çok seviniz. Seviniz ki başkaları da sizi çok sevsin ve size saygı duysun.

Tıpkı atamız Oğuz Kağan gibi…

Bak Evlat!
Düşmanın tatlı sözüne, Çin’in yumuşak ipeğine kanıp bir çoğumuz öldük. Düşman her daim önce güzel söz söyler ve seninle dost olur, sonra ürettikleri silahlarını sana satar niçin biliyor musun? İstediklerinde onların düşmanlarına o silahı kullanman içindir. Eğer kendi düşmanına o silahı sıkarsan bir daha sana silah satmaz. Güçlü silahın sende olmasını asla istemez.
O nedenle; sen daima kendin üreteceksin silahını. Kimseye muhtaç olmayacaksın.

Eğer düşmanın eline düşersen, henüz olgunlaşmamış buğday tarlasına dalan domuz sürüleri gibi üzerine gelirler. Birden ülkeni talan ederler ve ne kadar kadın kız varsa ırzına geçerler.

Eğer kendi öz yurdunda, kutlu devletinin sancağı altında olmadıktan sonra yaşamanın bir manası yoktur. Türk milleti! Yukarıda mavi gök çökmedikçe, aşağıda yağız yer delinmedikçe senin yurdunu ve yasalarını kim bozabilir? Sarsılmaz inanç ile alınan bu topraklara göz dikenin gözünü çıkarmadıkça sana rahat vermezler onlar.
O nedenle vatanında, ağlayanın gözüne mendil, ölene döşek, doğana beşik olacaksın! Bağımsız ve özgür yaşamaya alışmış bir halk arasında milli birliği oluşturmak kolay değildir. Herkes kendi çıkarlarını düşünüp, kendisi için yaşarsa yok olur gideriz. Bir olup birlik olmanın ilk kuralı herkese eşit olan yasalara saygı duymaktan geçiyor. Hayatta birlikten daha büyük mutluluk yoktur. Elde etmek istediğimiz her şeyi. bütün meseleleri ancak birlikte çözebileceğinizi asla unutmayın.

Kötülükleri şimşek gibi yakan, Çığ gibi büyüyen halkını toplayan, güneyden esen sert rüzgârlar gibi enginleri coşturan, düşmanın üzerine ezeli kuvvetin kızgın Bozkurtu gibi şiddetle atılan, kaya gibi sağlam, töre gibi temiz, ölüme aldırmayan, sevdiğinin göğsüne yattığında tir tir titremeliyiz. Allah’tan aldıkları ilhamla ve imanla, kaderin cilvelerine aldırmadan, karanlığın, kötülüklerin pençesinden kurtulmuş, hayalden gerçeğe dönüşen mutlu hayatlarına, barışın saadetine sımsıkı tutulmuş bozkıra hükmeden aslanlar gibi olmalıyız daima.

Bak Evlat!
Sen Türk’sün ki görecek davan var cihanda. Susarsan soracak elbet Allah; ne yaptın o asil kanla? Bir Bozkurt yeter itin onlarcasına aman ha unutma! Ne kemik uğruna köpek ol ne de menfaat uğruna çakal. Biz hayatımız boyunca hep dik durduk aman sende öyle kal. En büyük rütbemiz şehitliktir. Sen bendini yıkan asi su, sen engel tanımayan rüzgâr, sen Ergenekon dağından doğan güneş, sen Allah’ın iman ve bilek gücü ile donattığı şanslı kulsun…

“Ya devlet başa, ya kuzgun leşe. İstikamet kızıl elma”

Unutma!

Evladıma selam ve dua ile.

Naci Özkan

Yorum Ekle