AMASYA BİR SEVDADIR GÖNÜLLERDE

Değerli Taşova Gazetesi okurları, sizler le Amasya için yazmış olduğum,bir kaç şiirimi paylaşmak istiyorum.Beş tanesinin de bestelenerek,Amasya türküleri arasında yerini alan bu şiirleri buyrun birlikte okuyalım!

AMASYA’NIN TAŞLARI

 Amasya’nın taşları

Yarin uzun saçları

Çokta güzel görünür

Yarin kalem kaşları

 

Oy tektir vallahi tektir

Benim Amasyalım tektir.

 

Amasya’nın ovası

Vardır elma tarlası

Pek de güzel oluyor

Amasya’nın elması

 

Oy tektir vallahi tektir

Benim Amasyalım tektir.      

 

Amasya’nın nesine

Kurbanım gelişine

Yarim beni görmezsen

Duyunca gel sesime

        

Oy tektir vallahi tektir

         Benim Amasyalım tektir.

 

Amasya’nın yaylası

Vardır kiraz tarlası

Yarim kiraz topluyor

Düşmüş yere yazması

        

Oy tektir vallahi tektir

         Benim Amasyalım tektir.

 

Amasya’da yar olur

Tepelerde kar olur

Ben askere gidiyom

Ayrılması zor olur.

        

Oy tektir vallahi tektir

         Benim Amasyalım tektir.

 

Amasya,15.08.1994  

 

YEŞİL IRMAK DERYASI

 

Amasya tepeleri,

Soğuktur geceleri.

Sıra sıra duruyor,

Yalıboyu evleri.

        

Çağlayan köprüsünün,

Kesme kesme taşları.

Ne güzelde görünür,

Eryatağı başları.

 

Serin serin esiyor,

Amasya yaylaları.

Sim simiyle meşhurdur,

Amasya oyunları.

 

Yüksek yüksek dağları,

Kıvrım kıvrım yolları.

Mis gibi elma kokar,

Amasya’nın bağları.

 

Yeşilırmak deryası,

Vardır meşhur elması.

Gençler sim sim oynuyor,

Ferhat Şirin sevdası!

 

(İstanbul, 17.03.2009)

 

 

BEN DE GELEM SILAMA

 

Amasya’da yalı boyu gezerken

Hallar nasıl,sorup,sual ederken

Bir semaver çay demleyip içerken

Çağırında gardaş,bende gelem sılama

                           

 Merzifon’da bağı bahçeyi sularken

 Suluova’da  pancar soğan sökerken

 Hacıköy’de koyun kuzu melerken

 Haber salın gardaş,bende gelem sılama

 

Yaylalarda soğuk sular içerken

Tarlalarda arpa buğday biçerken

Döven koşup harmanları sürerken

Çağırında gardaş,bende gelem sılama

                           

Göynücek’den,Hamamöz’e giderken

Gurbet elde,ömrüm gelip geçerken

 Anam,babam,göz yaşları dökerken

 Haber salın gardaş,bende gelem sılama

 

Uluköy’de tarla bahçe sürerken

Bahar gelip çiğdem çiçek açarken

Baraklı’da dost meclise giderken

Çağırında gardaş,bende gelem sılama

                           

Yeşilırmak köprüsünden geçerken

Akınoğlu ,Esençay’ı gezerken

Taşova’dan Boraboy’a giderken

Haber salın gardaş,bende gelem sılama

 

Amasya’da düğün dernek yaparken

Kazanlarda keşkek yahni kaynarken

Halay çekip,gençler sim sim oynarken

Çağırında gardaş,bende gelem sılama

                            

Destek,Belevi’ye yağmur yağarken

Çaydibi’nde soğuk sular akarken

 Ballıca’ya gök kuşağı doğarken

 Haber salın gardaş,bende gelem sılama

 

Ferhat Allah diye kayaları delerken

Şirin sevdalanmış,Ferhatını ararken

Ferhat suyu Amasya’ya akarken

Çağırında gardaş,bende gelem sılama

                           

Yeşilırmak salınarak çağlarken

Lale Sümbül,mor Menekşe açarken

Nazlı yarim yollarıma bakarken

Haber salın gardaş,bende gelem sılama

 

Garip Anam gurbet yolu gözlerken

Alpaslan’da Kiraz bamya toplarken

Taşova’dan Karsavul’a çıkarken

Haber salın gardaş,bende gelem sılama  

                            

Bu zalım gurbetin suyu içilmez   

Gurbet elde,kadir kıymet bilinmez      

Bağrım yanar  bu hasretlik çekilmez                                  

Çağırında gardaş,bende gelem sılama

 

 (İstanbul, 12.09.200)

 

 

SÖYKENDİM  KENDİMDEN GEÇTİM

   

   Varsam Amasya İline,

   Gitsem Boraboy gölüne,

Bırakmazki soyka gurbet,

   Söykendim kendimden geçtim!

 

Taşova’da bamya ektim,

Toplayıp ta  ipe çektim!

Bu yılda para etmedi,

Söykendim kendimden geçtim!

        

Alpaslan’da soğan ektim!

Ne zahmetler çile çektim!

Bu senede elde kaldı,

Söykendim kendimden geçtim!

 

Baraklı’nın  şelalesi,

Büyülüyor dost  herkesi,

Bitmez gurbetin çilesi,

Söykendim kendimden geçtim!

       

   Esençay’ın elmaları,

Boy boy olur fidanları,

Çiçek açmış,bak dalları,

Söykendim kendimden geçtim!

 

Ballıca’nın taş bahçesi,

Tarih kokar her köşesi,

Göresidim o yerleri,

Söykendim kendimden geçtim!

         

Belevi’de üzüm diktim!

Soğuk soğuk sular içtim!

Düşündükce o günleri,

Söykendim kendimden geçtim!

 

Çaydibinde bamya kestim!

Yaz glince buğday biçtim!

Göresidim o günleri,

 Söykendim kendimden geçtim!

       

Çıksam Destek yaylasına,

Baksam yeşil ovasına,

Bırakmıyor zalim gurbet,

Söykendim  kendimden geçtim!,

 

 Uluköy’ün bahçesine bağına,

  Altın derler şu gurbetin taşına

  Zıkım kalsın parasına,puluna

  Dedimde,kendimden geçtim!

 

İstanbul 22/11/2009         

 

 

SILAYA DOĞRU GİDESİM GELİR

Sıladan ayrıldık gurbete göçtük,
Gurbet elin aşını suyunu içtik.
Çekilmez dertleri çileyle biçtik,
Amasya’ya doğru gidesim gelir.

 

 

Çıktık gurbetele, ekmek parası,

 

Gurbetelde kapanmaz ciğer yarası.

 

Gözümde tütüyor bizim orası,

 

Hamamözü’ne doğru gidesim gelir.

 

 

Sılaya dönmek için verilen sözler,

 

Ciğeri yakıyor ateşler közler.

 

Sevenlerim bekler,yolumu gözler,

 

Taşova’ya’doğru gidesim gelir.

               

     

Geceler uykusuz kaldığım zaman,
Gurbet türküsünü çaldığım zaman.
Gözlerim kapanıp daldığım zaman,

 

Göynücek’e doğru gidesim gelir.

 

 

Beni söyletmeyin dertlerim çoktur,

 

Hani sevenlerim, yanımda yoktur.

 

El vurma yarama acıtma doktor,

 

Merzifon’a  doğru gidesim gelir.

      

Bu fani dünyada kısacık ömrüm
Gaflete kapılmam kıbledir yönüm
Mevlanın emridir kaçılmaz ölüm
Gümüşhacıköy’e doğru,gidesim gelir.

 

 

Anlatmakla bitmezki,bizim oralar;

 

Şiirler yazsanda,almaz sayfalar.

 

Geçince bu kış, gelince bahar,

 

Suluova’ya doğru gidesim gelir!
Sılaya doğru gidesim gelir.

 

(İstanbul, 03.07.2007)

 

 

AMASYA’NIN DAĞLARI

 

Amasya’nın  dağları

Ne güzeldir bağları

Yüksek dağlar üstünde

Erimez hiç karları

 

Amasya’nın elması

Çok mert olur insanı

Doyamam ki bakmaya

Tarih kokar her yanı

 

Amasya’nın başları

Yüksek uçar kuşları

Dillerden hiç düşmüyor

Ferhat – Şirin aşkları

 

Amasya elmasına

Çıkaydım yaylasına

Ferhat kayalar deldi

Şirin’in sevdasına

 

Amasya uşakları

Takarlar kuşakları

Bütün dünya dilinde

Sevdalı aşıkları

 

(Amasya,16/08/2007

 

YEŞİLIRMAK BAŞLARI

 

  Yeşilırmak başları,

Küçük küçük taşları.

Gel artık benim yârim,

Dinsin gözüm gözyaşları!

 

Usul yavaş gel beri,

Gel gönülden sev beni.

Başkasını sevemem,

Ya al ya öldür beni!

 

Yeşilırmak akmıyor,

Yârim bana bakmıyor.

Yari görmeye geldim,

Küsmüş  kapı açmıyor!

 

Yeşilırmak aksana,

Yârim bir yol baksana.

Aşkından hasta oldum.

Gel, dermanım olsana!

 

Yeşilırmak dilberi,

Dolu vurmuş her yeri.

Bu naz sende var iken

Öldürürsün sen beni!                      

 

Gel sevdiğim al beni,

Al  koynuna  sar beni.

Verem oldum  ölüyom,

Gel toprağa koy beni!

 

 (İstanbul, 07.09.2007)

 

AMASYA YAYLALARI

 

Amasya yaylaları.

Mis kokar ovaları.

Bağa çıkmış sevdiğim

Topluyor elmaları.

 

Gel sevdiğim gel bana,

Kurban olayım sana.

Yaklaş şöyle yanıma,

Duralım biz halaya.

.

Şehzade şehrindensin,

Ne kadarda güzelsin,

Dünyalar değişmem,

Sen benim bir tanemsin

 

Akdağın yaylasına,

Düştüm yar sevdasına,

Yarim merhem olsana,

Gönlümün yarasına.

 

Amasya güzel şehir,

Ferhat Şirin bekleşir.

Çok meşhurdur elması,

Dünyalarda söylenir.

 

Dillerdedir  bu şehir,

İçinden akar nehir.

Gel sevdiğim kaçalım,

Sonumuz Allah kerim.

 

 (Amasya, 23.07.2004)

 

 AMASYA GÜZEL ŞEHİR

 

Amasya güzel şehir,

Ferhat Şirin söyleşir.

Sıralanmış konaklar,

Önünden akar nehir.

 

Amasya’nın elması,

Vardır Akdağ yaylası.

Kalbimden vurdu beni,

Bir  güzelin sevdası.

 

Amasya’nın dağları,

Mis kokuyor bağları.

Yârim gitti gurbete,

Bağlarım karaları.

 

Çatalçam tepeleri,

Yar seviyom ben seni.

Sanki saraya benzer,

Şu Amasya evleri!

 

Gelde sevdiğim gel beri,

Gel Amasya dilberi.

Gel çıkalım kaleye,

Seyredelim her yeri.

 

 (Amasya, 12.03.2007)

 

AMASYA’M   ŞİRİN  AMASYA’M

 

Şehzadeler şehri denmiş adına.

Sıralanmış konaklar kanatlarına.

Tarihi yazmışsın kitaplarına.

Ferhat ile şirinli güzel Amasya’m!

 

Padişahlar çıkmış konaklarından

Aşıklar çıkmış topraklarından

Şelaleler sular akmış kayalarından

Efsaneler şehri canım Amasya’m!

 

Kıvrılıp giden ovalarından .

Gurur duyarsın yeşil ırmağından.

Huzur bulursun Eren Evliyalarından.

Şehzadeler şehri güzel Amasya’m!

 

Tarih gibi duran kayaların var.

Çağlayıpda akan yeşil ırmağın var.

Dağları delen aşıkların  var.

Ferhatlar diyarı Şirin Amasya’m!

 

Sırtını yaslarsın engin dağlara,

Uçsuz, bucaksız güzel bağlara,

Coşkun coşkun akan yeşil ırmağa,

Bakmaya doyamam, şirin Amasya’m!

 

Sağında solunda, karlı dağlar var.

Başında kral mezarların var.

Dillere destan aşıkların var .

Anmakla doyamam, şirin Amasya’m!

 

Şehzadeler çıktı senin bağrından.

Mehmet’ler, Murat’lar geçti tahtından.

Çağlayıp akan Ferhat suyundan.

İçmeye doyamam, şirin Amasya’m!

 

Kimler geldi geçti koca hanından.

Tadar bütün dünya şifa elmandan.

Edirne’den Kars’a senin yolundan.

Geçmeyen var mı, şirin Amasya’m?

 

Amasya, 18/09/2006       

 

 

ŞU AKDAĞ’IN TEPESİ

 

<FO

Yorum Ekle

CEVAPLA

Yorumunuzu giriniz.
Lütfen isminizi giriniz.