40. YIL BAYRAMLAŞMA VE PİLAV GÜNÜNE DAVET

1975-1976 eğitim ve öğretim döneminde hizmete açılan İmam-Hatip lisesi, 40. yılını bir etkinlikle kutlayacak.

Taşova İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği Başkanı Hüseyin Aytaş, bir davet mesajı yayınladı.

“Değerli mezun ve mensuplarımız,

Ramazan Bayramının 3. Günü 19 Temmuz 2015 saat 11.00’de Okulumuz Taşova Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde “40. Yıl Bayramlaşma ve Pilav Günü” etkinliğimiz olacaktır.

Taşova İmam Hatip Lisesi’nde veya Ortaokulunda okumuş, mezun olmuş ya da ara sınıflardan ayrılmış tüm kardeşlerimiz ile okulumuzda görev yapmış yönetici, öğretmen ve personel kardeşlerimiz davetlidir.

Hepinizi bu güzel Vuslat Günümüze bekliyoruz”.

 

Program akışı taslağı:

1.     Program Saat 11.00’de Taşova Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde başlayacaktır.

2.     Kur’an-ı Kerim ve Meali: Uzun süre İmam Hatip Lisesi’nde öğretmenlik ve yöneticilik yapmış, 20 Haziran 2014’te Hakk’a yürümüş merhum Remzi Eryurt ve diğer vefat eden öğretmen ve öğrencilerin ruhları için Kur’an-ı Kerim ve meali okunacaktır.

3.     Konuşmalar:

A.   Dernek adına Taşova İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği Başkanı Hüseyin Aytaş,

B.   Taşova Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Ali Öker

C.   Taşova İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Tümer

D.   Mezunlar adına Avukat Ali Metin

E.   Taşova Belediye Başkanı Bayram Öztürk

Konuşma yapacaklarıdır.

4.     Öğrenci Olalım: Sembolik ders zilinin çalması ve uzun süre İmam Hatip Lisesi’nde öğretmenlik ve yöneticilik yapmış Osman Kazancı öğrencilerine konuşma yapacaktır

5.     Yemek ve Çay Sohbeti

6.     Ziyaretçi Defteri Tutma: Tüm katılımcıların,

a.     Adını Soyadını

b.    Mesleği/Görevini

c.      Okulumuzda okuduğu yılları

d.    İletişim Bilgilerini: Telefon Numarası, e-posta adresi, ikamet adresi vb

e.      Okul, öğrencilik yılları, buluşma etkinlikleri, dernek çalışmaları hakkındaki görüşleriniz ya da özel mesajlarını

Yazmaları istenecektir.

7.     Vedalaşma ve ayrılma

Tabi bu taslak bir program akışıdır. Zamanla maddelere eklemeler yapılabilir.

——————————–

1985 Mezunu Bir Öğrenciden

KIRKINCI YILINDA TAŞOVA İMAM HATİP VE PİLAV GÜNÜ

Halk edebiyatından tasavvufa, deyim ve atasözlerinden halk inançlarına kadar birçok alanda kullanılır kırk sayısı.

Bir işi yapmakta nazlanan ya da o işi yapmak istemeyen kişiye “kırk dereden su getirdin” denir. Zamanını kendi evinden çok başkalarının evinde geçirene “kırk evin kedisi” benzetmesi yapılır. Bir iş için çok kimseyle görüşülürse “kırk kapının ipini çekmek” deyimi kullanılır. Bir şeyin defalarca yapıldığını ifade etmek için yine kırk sayısı imdada yetişir. Bir kimsenin acınacak hâlde, güç koşullar altında olduğunu belirtmek için “kırk öksüzle bir mağarada mı kaldı” ya da eldeki paranın çok az olduğunu açıklamak için “kırk parasız”, “kırk param yok” gibi deyimler kullanılır. Birbirinden farklı birçok işle uğraşanlara “kırk tarakta bezi olmak”, bir zaman diliminin uzunluğunu belirtmek için “kırk yılda bir”, “kırk yıl”, “kırk saat”, “kırk yılın başı” gibi tanımlar kullanılmaktadır. Bu kullanımlara daha da fazla örnek vermek mümkündür. Kutadgu Bilig’te kırk sayısı insanın olgunluk yaşı olarak gösterilmiş… (Ahmet Özgür Güvenç “Kırk Sayısının Halk Edebiyatı Üzerinde Kullanımı Üzerine Bir İnceleme”)

Taşova’mızın ortaöğretimde (lise seviyesinde) açılan ikinci okulu olan Taşova İmam Hatip Lisesi artık açılışının kırkıncı yılında hizmet vermektedir, değerli okuyucular. Yani artık çok oldu, uzun bir süre geçti doğumunun üzerinden…

Yazımızı sabrederek okuma zahmetine giren kıymetli okuyucularımız,

bir zamanlar Taşova’mızda ortaöğretim düzeyinde sadece Taşova Lisesi vardı. Taşova gençliğinin eğitim öğretimi üzerine tartışmasız hizmetleri büyük olan Taşova Lisesi’nin dışında da tüm ülkemizde olduğu gibi artık bir İmam Hatip Lisesi’nin açılması zorunlu hissediliyordu. Değerli halkımız gibi, zamanın ileri gelenlerinden Taşova Kaymakamlığı yapmış Sayın Kemal Vehbi Gül de bu haklı arzuyu yüreğinde hissedenlerdendi. Rabbim cc kendisine sağlıklı, uzun ömür versin.

Bu nedenle İlçemiz Cumhuriyet Mahallesi, Alpaslan karayolu üzerinde başka bir amaç için başlanılan inşaatta, İmam Hatip Lisesi amacına yönelik olarak planda değişikliğe gidildi. Çünkü halk çok bastırıyordu İmam Hatip olması için. Diğer tüm aşamalarında olduğu gibi bu aşamada da emeği geçen tüm Taşovalı büyüklerimize teşekkür ediyor, Allah cc razı olsun diyoruz. Vefat edenlerin mekanları Cennet olsun.

Gerçek şu ki, o zamanlar devletimiz İmam Hatiplerinin inşasında yardımcı olamıyordu ya da olmuyordu. Tüm emek ve inşaat giderleri değerli Taşova halkımızın beden enerjisine ve cebine dayanıyordu. Bu da kısa sürede bitecek işin yıllara yayılmasına neden oluyordu.

Nerden inşaatın bitmesini bekliyorsun efendim, daha henüz giriş katı ile (idare katı) ve birinci kat yarım yamalak biter bitmez büyük bir hevesle 1975-1976 eğitim-öğretim yılında Taşova İmam Hatip Lisesi hizmete açıldı.

Halkımızın teveccühü yine tezahür etmiş ilk sınıflar 7-8 şube civarında (orta) 1. sınıf olarak derslikler cıvıl cıvıl dolmuştu. Ama derslikler yetersiz kalıyor üst katların hızlıca bitirilmesi gerekiyordu. Demiri, tuğlası, çimentosu, diğer inşat malzemeleri gıdım gıdım alınıyor ve peyderpey dersliklerin yapımına devam ediliyordu. Birinci kat üzeri leylek bacaklarını andıran direkler üzerine kiremitle kapatılmış çatısıyla son bulan bir yapı olarak görülüyordu.

Halkımız arasında, “Kervan Yolda Düzülür”, anlayışı vardır ya buna mecbur idik millet olarak. Çünkü okulumuzun bütün birim ve müştemilatlarıyla bitmesini beklediğimizde en az on yıl veya daha üzeri beklememiz gerekirdi. Mesela ben 1985 yılında mezun olduğumda hala kaloriferli ısınma sistemi yoktu ve mezun olduğumuz yıl bile kalorifer parası toplandığını hatırlıyorum. Hatta sınıf başkanı duyurusunu yaptığında

“Gelsin şu bizim kalorifer paraları

Sarılmadı gitti şu bizim okulun yaraları” diye beyit yazmıştım tahtaya…

Evet hala sobalı ısınma sistemiyle ısınıyorduk. Bunların hepsinin bitmesini beklememiz onlarca yılımızı alacaktı.

Tarihini bilmiyorum ama 1980 yılı öncelerinde Okulumuz arka cephesi

1981-1982 eğitim öğretim yılında okulun arka bahçesinden bir görüntü. Dış sıva olayı çözülmemiş hala…

Okulumuz onca zorluklar altında eğitim öğretime devam etti ve 1981-1982 eğitim öğretim yılı sonunda ilk mezunlarını verdi.

O gün bugündür, dünyanın dört bir yanına okulumuz mezunları dağılarak alanlarında hizmet vermektedirler.

Kimi doktor, kimi eczacı, kimi avukat, kimi imam hatip, kimi öğretmen, kimi müftü, kimi vâiz vb…

Osman Kazancı Hocamızla bir sohbetimizi izleyelim:

Okulumuzda çok uzun yıllar yöneticilik ve öğretmenlik yapmış büyük hocamız Osman Kazancı ile röportaj:
11/07/2015

Okul Yöneticilerimiz, Müdürlerimiz:

1. Yavuz Korkut

İlk olarak Okul Müdürlüğü görevini Merhum Yavuz Korkut hocamız yapmıştır. Bu dönem şanssızlık eseri siyasi çalkantıların bol olduğu dönemdi. Ülkemizde olduğu gibi Taşova’mızda da insanlar Sağcı – Solcu olarak ikiye bölünmüş, gençliği bağrında barındıran okullarımız da bu olumsuz çalkantılardan en çok nasibini alan yerler olmuştu.

Her zaman her yerde çoğunlukla İLK OLMAK ZORDUR. Hocamız da mutlaka bu zorlukları yaşamış büyüğümüzdür. Okulumuzun kendi sorunları büyükken bir de anlamsız siyasi dövüş kavgalarla uğraşmak işi daha da zor hale getiriyormuştur, sanırım.

Merhum Yavuz Korkut hocamız gençlerin nasıl yanlış düşüncelere bağlandığını görüyordu. Körü körüne bağlılık, dediğimiz bir bağlılıkla sağ-sol çatışmalarının içinde bulunan gençliği aydınlatmayı amaç edindiğini düşündüğümüz “Barış” adlı bir kitabını yayınlamıştı. Rahmetli babam o günlerde bu kitabı almış. Ben hem o yıllardan hem de babamdan hatıra olarak saklıyorum.

O günden elimde kalan Barış adlı eserinde; Ekonomik Düşünce, Faşizm, Kapitalizm, Para, İşçi-İşveren, Pazar, Kominizm vb gibi hala günümüz gençliğinin bile bilmediği (bîhaber) konuları kitabında işlemiş özellikle Sovyet zulmüne ve siyasetine dikkat çekmek istemiş, gençlerimizi bilinçli olmaya davet etmiştir.

Bulanık suda kimin ne yaptığının pek de belli olmadığı o günlerde merhum Hocamız da siyasi olumsuzlukları, okulumuz gençleri arasında yaşanan siyasi çatışmaları yaşamıştır. Rabbim cc o günleri bir daha göstermesin.

2- Mehmet Yüksel

Dönemi hakkında bilgi bulunmuyor elimde… Eklemek isteyen, yardımcı olmak isteyen olursa çok memnun olurum.

3- Ahmet Uludağ 1978-1982

Ahmet Uludağ Hocamızın facebooktaki bir fotoğrafı

Ahmet Uludağ hocamız zamanında da 1980 Türk Silahlı Kuvvetlerinin devlet yönetimine el koymasına kadar sağ-sol kargaşası ve huzursuzluğu ilçemizde son derece acıklı olaylara neden olacak kadar yaşandı. Ancak Hocamızın sağ ve sol blokların hiçbirisine prim vermemesi ve dirayetli duruşu okulumuzda ayrı bir çağın, ayrı bir dönemin açılmasını sağladı. Ancak huzuru sağlamak hiç de kolay olmadı. Öğrenciler tarafından taşkınlıkların yapılması, idarecilerin linç edilmeye çalışılması okulumuz tarihinin acı gerçeklerindendir. Bu dönemde gençlerimiz maalesef pek eğitim öğretimle, derslerle ilgilenmediler veya ilgilenemediler. 1980 askeri darbe sonrası ise anarşi bir anda duruverdi ama suların durulması, beyinlerdeki kaynaşmaların durması yılları alacaktı.

Tabi bu arada okulumuzun fiziki yapısı da düzelmeye devam ediyordu. Üstte inşaat, altta eğitim… Oh, ne âlâ.. Olsun buna da şükür… Artık okula gidip gelirken yollarda veya okulumuzda terör ve anarşi yoktu ya. Yoksa okuyorsan Taşova’da mutlaka bir gruba taraf olacaksın ve mutlaka ya dayak yiyeceksin ya da dayak atacaksın. Kim kimi niçin dövüyordu anlamıyordum ama döven dövene dayak yiyen yiyene, ölen ölene…

4- Mansur İnan 1982-1985

Bu dönemi de öğrenci olayları değil de okul yöneticileri ve öğretmenleri arasında huzursuzlukların yaşandığı yıllar olarak hatırlıyorum. Yukarda dedim ya, sokak anarşisi bir anda duruverdi ama öğretmenlerin kafasında olayların durulması yılları alacaktı. Söylemeye haya ediyorum ama bu dönemlerde filler tepiniyor karıncalar eziliyordu. Öğretmenin müdüre tavır alması, diklenmesi, müdürün hınç alma eğilimleri, ezmeler, büzmeler falan, öğretmenlerin bir çoğunun dersini değil de siyasi görüşünü öğrenciye satmaya çalıştığı yıllar, içten içe yanmalar devam etti.

Ancaak çirkinlikler içerisinde güzellikler yok muydu? Bazı öğretmenlerimiz de vardı ki bırakın zarar vermeyi kendilerini öğrencilerine adamışlardı. O zamanlar Taşova’da öğrenci yurtları olmadığı için ev kiralayıp okurduk kümes gibi evlerde. Bazı değerli hocalarımız evlerimizde bizleri ziyaret eder, sıkıntısı olan öğrenci arkadaşlarımızın sıkıntısını giderirdi. Benim için elleri öpülesi değerli hocalarımızın başında Recep Seyhan hocam gelir. Benim üniversite kazanmama, öğretmen olmama büyük katkısı olduğunu düşünüyorum Hocamın. Rabbim cc kendisine sağlıklı, uzun ömürler versin.

5- Osman Kazancı 1985

Osman Kazancı Hocamız, okulumuzun çınarlarındandır. Okulumuzun fiziki yapısının gelişmesinde özellikle çok emeği vardır. Köy köy, şehir şehir gezerek okul binamızın tamamlanması için uğraşmıştır. Boş derslerimizde bizi merdivenlere dizer ve tek tek tuğlaların yukarı naklini sağlatırdı. O günlerde her işe bir yevmiyeci tutacak para nerdeydi ki? Biz okuduğumuz zamanlarda onun sert yönünü hiç görmemiştik, babacandı.

Osman Bey Hocamızın Okulumuzda müdürlüğü 1984’ün son ayları ile 1985’in Ekim ayına kadar kısa bir süre sürmüştür. Ancak müdür yardımcılığında çok uzun süre hizmeti olmuştur. Hocamız çok zekiydi; öğrencilerini numarasıyla çağırmasını unutmuyoruz.

Hocamızdan sonrasını ben mezun olduğum için bilemiyorum ancak gözlemlerimi paylaşayım.

6- Ali Aslan 03/10/1985 – 1994

Artık bundan sonra okulumuz eğitim öğretiminde belli bir disipline ve ilerlemeye geçtiğini gözlemledim. Artık Okulumuzun üniversiteye öğrenci göndermede ve Diyanette görev almada öğrenci başarı seviyesinin tavan yaptığı dönemlerdi. Ta ki 28 Şubat 1997 sürecine kadar…

Bu dönemde Okul idaresinin gayret ve çabalarıyla okul kalorifer tesisatı ile donatılmış, 1987 yılında 50 öğrenci kapasiteli Devlet Parasız Yatılı statüsüne kavuşturulmuştur. Öğrencilerimizin çok az bir kesimi de olsa kümes evlerde sersefil yaşamaktan kurtulmuştu.

Okulun bütün birimlerinin onarım ve düzenlemesinin de hız kazandığı yıllar önümüzdeydi artık. Zirveye tırmanıyordu.

7- Remzi Eryurt

Geçen yıl 20 Haziran 2014’te aramızdan ayrılıp ahirete göç eden merhum Remzi Eryurt hocamız müdürlüğe zaman aralıkları diliminde ve vekaleten bakmıştı. Uzun süreli bir müdürlüğü olmamıştı. Fakat buna rağmen hatırı sayılır çalışmaları vardır.

O’nun zamanında pansiyon inşaatına başlandı.

Pansiyon inşaatının sürmesi ve tamamlanması için büyük gayretler ortaya koydu. O dönem inşaatın su basmanı okul müdürümüz ve İmam Hatip severlerin gayretleriyle yapıldı.

Remzi Eryurt Hocamız sondan önceki müdür vekilliğinde Okulumuza Bilgisayar sınıfı kazandırılması için çalışmıştı. Birinci kattaki iki sınıfın ara duvarı yıkılarak bir sınıf haline getirilerek bilgisayar sınıfı yapılmıştı.

Remzi Hocamızın Taşova Anadolu Sağlık Meslek Lisesine atanmasından önceki müdür vekilliğinde Okulumuzda renovasyona gidilmiş okulun birçok birimi güzelleştirilmişti.

8- Ahmet Akçe 1994 – 2009

Ahmet Akçe Hocamızın müdürlüğünü iki döneme ayırmak gerekir: 28 Şubat öncesi, 28 Şubat sonrası… 28 Şubat 1997’e kadar Üniversiteye öğrenci göndermede Taşova’da zirvedeydi Okulumuz. Okula belli bir disiplin gelmiş, özgüven oluşmuş, çok gözde çalışmalar yapılıyordu. Okulumuz çok kalabalık öğrenci kitlesine sahipti. Üstelik hedefine Tıp Fakültesi, Hukuk Fakültesi vb gibi büyük hedefleri koymaktan çekinmeyen öğrenci kitlesi. Okulumuz artık hayatının zirvesindeydi.

Ama 28 Şubat süreciyle Okulumuz her yönüyle tükenmiş, halkımızın canla-başla yaptırdığı İmam Hatip Lisesinin kapısına kilit vurmak için müfettişler gelmeye başlamışlardı. Müdürümüzün dirayeti, öğretmenlerimizin fedakarlığı, hele hele yine ocaklarına düştüğümüz halkımızın tekrar sahip çıkmasıyla Okulumuz kapanmaktan kurtulmuştu. Ancak velilerimiz o eski velilerimiz değildi. Artık sınavla öğrenci alan liseler çoğalmış, halkımız okuyabilecek kapasitedeki öğrencilerini sınavla öğrenci alan liselere gönderiyordu. Geriye kalan ve orta çalışkan öğrenciler de Üniversite sınavlarındaki zulüm içeren katsayı engeline takılmamak için Okulumuza gelmek istemiyorlardı. En son ise halkımız okutmayı hiç düşünmedikleri çocuklarını Okulumuza göndermeleriyle Okulumuzu fiiliyatta kapanmaktan kurtarmışlardı. Ancak eğitim öğretim kalitesiyle ve diğer tüm özellikleriyle aslında Okulumuz kapanmıştı. Çok zor ve çetrefilli dönemi Müdürümüzle atlatmayı başardık. Okulumuzun kurulduğu yıllarda köylerden ayni ve nakdi yardım toplayan yönetici ve öğretmenlerimiz artık bu dönem köylerden öğrenci toplamaya gidiyorlardı. Toplayıcılık genimize işlemişti bir kere 🙂

Yine uzun bir süre atıl bekleyen pansiyonumuz inşaatı Ahmet Akçe Müdürümüz döneminde bitirilmiş ve 2006-2007 eğitim öğretim yılında sessiz sedasız hizmete açılmıştı. Hiç gösterişe gidilmedi, kutlamalar yapılmadı. Pansiyonumuzda Okulumuzun dışında başka liselerde okuyan öğrencilerimiz de barındı. Müdürüm öğrencinin Yararına Olan Bir Konuda Risk Almaktan Çekinmezdi. Okulumuz kız öğrencileri de dahil diğer liselerde okuyan kız çocuklarımızı da bu binada bir bölüm açarak barındırdı. Daha sonraki dönemde gerekçeli nedenlerle kız bölümü hizmeti kaldırılsa da çok güzel hizmeti odu. Cesaretiyle kız çocuklarımıza böyle sıcak bir yuvayı açan Müdürümüze dua etmek boynumuzun borcudur.

Bu arada Pansiyon binamızın yapılmasında büyük emeği geçen zamanın Dernek Başkanı emekli öğretmen Muhterem Mehmet Çetin Hocamıza da teşekkürü bir borç biliriz. Onun pansiyonumuzun yapımında çok emeklerinin olduğunu biliyoruz.

9- Ahmet İyimaya

Ahmet İyimaya Müdürümüz 8-9 ay kadar kısa bir dönem yöneticilik yapmıştır. Bu dönemde sosyal etkinliklerimiz artmıştır.

10- Ali Öker 2011 – ….

Okulumuzdaki müdürlüğüne Temmuz 2011’de başlayan, aslen Özbaraklı köyünden olan Ali Öker Hocamız Okulumuza ayrı bir heyecan verdi. Ben Okulumun dışında görevli olmama rağmen okulun hem fiziki hem de eğitim öğretim alanında güzel çalışmalar yaptıklarını gözlemliyordum.

Okula tekrar güven ve özgüven geldi. Hem akademik hem mesleki çalışmalar büyük ivme kazandı ve mesleki çalışmalar ikinci dönemden bütün bir yıla yayıldı.

Çalışmaları Okulumuz sitesinden takip edebilirsiniz. Okul web adresimiz:

http://www.tasovaimamhatip.meb.k12.tr/

Değerli arkadaşlar,

Okulumuzun geçirdiği dönemleri

28 Şubat 1997 Öncesi

28 Şubat 1997 dönemi ve etkilendiği dönem

28 Şubat 1997 Sonrası Dönem

diye üçe ayırırsak, bu son dönemde,

artık öğrencilerimizin önünde Üniversiteye girişte katsayı engeli kalmamıştı. Meslek almaları çok daha kolaylaşmış, istedikleri Üniversiteye ve mesleklere gidebilmeleri sağlanmıştı.

Ancak Üniversiteye hazırlık çalışmaları ve mesleki çalışmalar bütün hızıyla devam etmesine rağmen öğrencilerimizde hala 1990’lı yıllardaki heyecan ve başarıyı göremediğimi söylemek zorundayım maalesef. Başarıyı göremememizin sebebi bazılarının söylediği gibi veya söylemese de aklına getirdiği gibi, aynı kurumda uzun yıllar çalışmış ve heyecanını yitirmiş idareci ve öğretmenlerimiz değildi. Bu eski başarımızı yakalayamamamızın bir sebebi olabilir belki ama okul yöneticilerimiz yeni simalarla yenilenmesine rağmen yine istenilen başarı sağlanamadı. Neden olabilir?

Ben acizane başka nedenlere de yer vermek istiyorum.

1- Eski yıllarda Okulumuzu öğrenci olarak besleyen İlçe merkez ve köy nüfusumuzun hatırı sayılır bir şekilde azalması.

Ne etkisi var canım, diyebilirsiniz? Olmaz, olur mu? Okulumuzdaki Üniversiteye girişteki başarıyı sayısal olarak düşürüyor. Öğrenciler arası ve sınıflar arası rekabeti, yarışmayı azaltıyor vb.

2- İlçemizde Taşova Lisesi ve İmam Hatip Lisesi dışında 3 okul (Taşova Sağlık Meslek Lisesi, Taşova METEM-Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi, Taşova Anadolu Lisesi) daha açıldı. Bu da zaten nüfusu düşmüş ilçemizin Okulumuza düşen öğrenci kitlesine zarar verdi. Ayrıca sınavla kaliteli öğrenciler Sağlık Meslek Lisesi ve Anadolu Lisesi gibi okullara akın ettiler.

3- Sınavla Öğrenci Alan Okulların (Fen Liseleri, Anadolu Öğretmen Liseleri, Anadolu Liseleri vb) artması ve çalışkan öğrencilerin buralara gitmesi. Eskiden Anadolu Lisesini bile kazanan öğrenciler parmakla gösterilirdi.

4- Velilerimiz eski yıllardaki velilerimiz de değil artık. Hala, ilerde acaba İmam Hatiplilere dışlanma ve zulüm dönemi olabilir mi, diye korkuyor. Çocuğumun geleceğini karartmayayım diye endişe ediyor. Halbuki bu günler tarihin istenmeyen sayfaları arasında kaybolup gitti inşallah.

5- Okulumuzu iyi tanıyamıyoruz veya yeterince Okulumuzu tanıtamıyoruz maalesef. Hala ortaokuldaki bir çok öğrencimiz İmam Hatip Lisesini bitiren imam, müezzin oluyor, sadece mesleki dersler veriliyor sanıyor.

Okulumuzda Anadolu statüsünde ders veriliyor okuyucularımız. Fizik, Kimya, Biyoloji, Matematik, Türkçe-Edebiyat, Coğrafya vb gibi Üniversiteye girişte lazım olabilecek bütün dersler diğer meslek liselerinde olduğu gibi sadece Lise 1’de değil tüm sınıflarda veriliyor. Üniversiteye hazırlık kursları veriliyor ve sık sık deneme testleri yapılıyor. Ama buna rağmen önceki zirveyi yakalayamıyoruz. Bize artık çalışkan öğrencilerimizin gelmesi lazım.

6- İlköğretimdeki, şimdiki adıyla ortaokuldaki 8. sınıfa gelen öğrenciler arkadaşlarının olumsuz konuşmalarından etkileniyor. Bu yüzden bahar döneminde yöneticilerimiz ilçe merkez ve köy ortaokullarına tanıtım gezisi düzenliyor ama bence yetersiz, sığ ve aşksız, heyecansız gibi geliyor.

7- Halkımızın belli bir kesiminin hala Okulumuzu Kur’an Kursu gibi görüyor olması.

TEOG sınavlarında hiçbir başarısı olmayan, okumaktan yüzü olmayan çocuklarına, mezarımızda bir fatiha okur, diyerek Okulumuzu layık görmesi. Gelmesinler deme lüksümüz yok ama bu akademik başarımızı düşürüyor.

8- Öğrencilerimizin büyük çoğunluğunun köylerden Taşımalı olarak gelmesi.

Taşımalı sistemin aile ve öğrenci rahatlığı için çok iyi olmasına rağmen, ders dışı, mesai dışı öğrencileri geleceğe hazırlamada bize çok zarar veriyor. Öğrenciyi derslerin dışında YGS ve LYS’ye hazırlamak için hangi zamanı alabileceğiz?

Bu sene ders saatinin bitiminde akşam kursları düzenlendi ama zaten 8 saat dersten kafası şişmiş bir öğrenci bu saatte, hem de servis minibüsü dışarıda bekliyor olarak, zaman zaman acele ettiriyor ve yetiştirme kursu almayan öğrencilerin bahçede gürültü yaptığı bir ortamda. Nasıl faydalı olunabilir?

Hafta sonu ise öğrenciler köylerden gelmelerinin zor hatta imkansız olduğunu söylüyorlar. Dersane olsa hem hafta sonu gelmeye imkanı olur hem de yüklü bir para meblağı öder ama bu işler bedava olunca kıymeti olmuyor.

9- Okulumuzu tercih eden öğrencilerimizin genellikle gelir düzeyi düşük, gariban ve sahipsiz desek yeri olan öğrencilerimiz olması. Okulumuzdan mezun olduktan sonra onların elinden tutacak, onlara yol gösterecek, maddi ve manevi destek verecek bir dernek veya tüzel kişiliklerin olmaması.

Bu çocuklarımız çok sahipsiz hissediyorlar kendilerini diye düşünüyorum. Bu acı gerçek bilindiği için Mezunlar ve Mensuplar derneği gibi dernek kurma çabaları, çok önceden okulumuzdan mezun olmuş duyarlı kardeşlerimizin çalışmaları, okulumuzun fedakar öğretmen ve personelinin çalışmaları olsa da bu çok yetersiz bence. Okulumuzdan mezun olup üniversiteye giden öğrencilerimize verilen maddi yardıma Okulumuzdaki hizmetlilerimizin de yüreklerinden katkıda bulunmaları önemsenecek bir durum ama daha organizeli bir çalışma lazım. Bu minvalde İmam Hatip Platformu oluşturulma çalışmaları ümitlendiriyor. Ama acele edilmeli ve daha çok çalışılmalı.

Taşova İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları zaman zaman pilav günleri düzenliyor. Uzak şehirlerde görev yapan mezunların katılamamasını anlıyorum da Taşova köylerinde görev yapanların bile işi gücü bahane ederek buluşmamaları camiamızın ne kadar samimi olduğunu gösteriyor.

Pilav Gününün zamanını ve mekanını buradan öğrendiği halde veya başkalarından duyduğu halde, bana haber verilmedi, beni davet etmediler, zaten beni/bizi aralarına layık görmüyorlar… vb gibi alınganlıklara yer vermeden tüm kardeşlerimizi bir bardak çayımızı olsun içmeye davet ediyoruz.

Bunlar ve bunlara benzer birçok sebeplerle Okulumuz nüfusunun 800-1000’li sayıları bulması, 1990’lı yıllardaki akademik ve mesleki başarıyı yakalamamız sayısal olarak mümkün olmasa da kalite olarak çok yaklaştık dostlar. Sayımız 250-300 civarında olsa bile Üniversitede ve Diyanet sınavlarında yüzümüzü ak edecek öğrencilerin nicelik olarak da artmasını temenni ediyoruz. Öz eleştiri yapmaktan da çekinmediğim yazımda Okulumda başarının ise her yıl arttığını söylemeyi gurur addederim.

Allah’a cc şükürler olsun ki her sene Okulumuza yüksek sınav puanıyla gelen öğrencilerimizin sayısı artıyor.

Velilerimizin, mezunlarımızın ve İmam Hatibe gönül vermişlerin Okulumuzu kendi haline bırakmamalarını, gerekirse her platformda desteklemelerini, gerekirse her platformda en acı eleştirileri sunmaktan çekinmemelerini temenni ediyorum.

Saygılarımla…

Taşova İmam Hatip Lisesi 1985 Mezunu

Yorum Ekle

CEVAPLA

Yorumunuzu giriniz.
Lütfen isminizi giriniz.