3-10 NİSAN 2008 POLİS HAFTASI

            İlk polis teşkilatı, 10 Nisan 1845 yılında Osmanlı zamanında kurularak günümüze kadar gelmiştir. İnsan olan yerde suç mutlaka vardır, karşılığı ceza olmuştur.  Orman kanunları ile gücü yetenin güçlü olduğu bir düzen olmaması için bir kuruluşa ihtiyaç oluşmuştur. Devletler, toplumda huzuru ve düzeni sağlama, insanların can ve mal güvenliğini korumak, insanların hak ve özgürlüklerinin güven altında bulundurulmasını sağlamak için tedbir almakla mükelleftir.. Bunun için yasalara ve yasaları uygulayacak bir kuvvete gerek vardır. Bu kuvvetin adı da Polis Teşkilatıdır. Neticede Polis yasaları uygulayarak iç güvenliği sağlamakla görevli bir kamu personeli, teşkilatı da kamu kuruluşudur.


            Polisin hangi şartlarda kendini nasıl yenilemeye çalıştıklarını gözlemlemekteyiz. Bir zamanlar öcü olarak gördüğümüz, üzerimizdeki baskılarını zorla attığımız, başımız dara düştüğünde ilk müracaat ettiğimiz güvenilir olan Polis Teşkilatını  her ne hikmetse karalamaktan da kendimizi alamayız. Rüşvetçi adam kayıran, işkenceci gibi ifadelerle küçük düşürmeye çalışarak tezat yaşamaktayız. Çocuklarımıza yaramazlık yaptıklarında bak seni polis amcaya derim diyerek beyinlerine polis düşmanlığı yaratarak ileride telafisi zor olan bir yaranın müsebbibi olmaktayız..


            Bayram ve hafta sonu tatili olmayan polisin yılda 313 gün ve günde 12 saat çalıştığı düşünüldüğünde,benim mesaim bitti deme lüksü olmayan 24 saat kendini görevli addeden   Kısıtlı özlük hakları ile hayatlarını idame ettirmeye çalışan bu mümtaz kuruluşun içerisinde her kuruluşta olduğu gibi çürüklerde olacaktır. Bu bütünü ile tümüne mal edilmesi gereken bir yargı olmamalı, iç güvenlik, uyuşturucu, hukuksuz bir toplum yaratmayı kendisine hedef seçen terör örgütlerinin çökertilmesine yönelik yapılan operasyonlarda hain  kurşunlara hedef olarak hayatını bitiren, şehit olan   polisler bu kadar ucuzca  bir kalemde silinmemeli, polis teşkilatının daha rahat görev yapması için ekonomik, eğitim gerekse teknolojik olarak donanımının yüksek olmasını sağlamak devletin en başta olan görevleri arasındadır.


     Polis devleti istemiyoruz ama polis in bu devletin bekası için özveri ve fedakarca  mücadele ettiğini görmemezlik ten de gelmemeliyiz. Asıl olan polisin artık zanlıyı sorgulamak yerine delilden suçluya gitmesi bir gelişmedir. 12 Eylül sonrası polisler tarafından işkencelere maruz bırakıldık kimimiz  sakat kaldı kimimizin  Atatürk’ü bile ben vurdum dediklerini duyduk. Suçu, suçsuz olmalarına  rağmen  işkence ile kabul ettiklerini gördük. Polise güvensizliği yıllarca üzerimizden atamadık. AİHM  şikayet ettik, davalar açtık, sonuçta topluma uygun olmayan yasaları, demokrasi ile  düzelterek  günümüze kadar geldik  şeffaf karakolları gördük, kendi parası ile zanlının yemeğini söyleyen polisleri gördük, tinerciye ikna etmek için harçlık veren polisleri de gördük, rüşvet almadan iş yapmayanları da duyduk.


     Polisten korkması gerekenler içinde suçluluk duygusu olanlarındır. Polis öcü değildir, o da bir insandır. Her anne gibi her baba gibi vicdan sahibidir. Polisin olmadığı yerde geçerli olan orman kanunudur. Yetkililerin polis haftası olması  hasabiyeti ile ilçemizde yapacakları etkinliklere polis sevgisinin görsel olarak tanıtılması, vatandaşla birebir muhatap olanların hizmet içi eğitimden geçirilerek kırıcı değil yapıcı ,agrasif değil sakin, kadife eldiven içinde demir yumruk, olması temennisi, Polis vatandaş, vatandaş polis ilişkilerinin sevecen olması dileği ile …..

Yorum Ekle