İl Başkanı Aziz İbrahim POYRAZ, Türkiye’de enflasyon tartışmalarının eksik yürütüldüğünü, tüketici fiyatlarındaki görünüm üzerinden yapılan değerlendirmelerin sanayi sektöründeki ağır bozulmayı gizlediğini söyledi. POYRAZ, üretici fiyatlarında süren yüksek artışın hem yeni enflasyon dalgalarına zemin hazırladığını hem de reel sektörü giderek daha kırılgan hale getirdiğini belirtti.
İl Başkanı POYRAZ açıklamasında, Türkiye’de enflasyonun yalnızca talep yönlü olmadığını; enerji, ithal hammadde, ara malı, finansman ve lojistik giderlerindeki artışların sanayi üzerinde güçlü bir maliyet baskısı oluşturduğunu ifade etti.
“Üretici fiyatları, tüketici fiyatlarından önce hareket eden çok önemli bir göstergedir. Sanayici üretim aşamasında maliyet yükü altında ezilmektedir. Döviz kuru artınca ithal girdiler pahalanmakta, enerji fiyatları yükselince üretim maliyeti ağırlaşmakta, faizler yükselince işletme sermayesi baskısı büyümektedir. Talebin zayıf olduğu ortamda firmalar bütün bu maliyetleri satış fiyatlarına tam yansıtamamaktadır.”
Aziz İbrahim POYRAZ, 2025 yılı verilerine göre madencilikte yüzde 32,28, imalat sanayiinde yüzde 29,43, su temininde yüzde 38,25 oranında fiyat artışı görüldüğünü; ana sanayi gruplarında da ara malları, enerji, dayanıklı ve dayanıksız tüketim mallarında yüksek oranlı artışların sürdüğünü belirtti. Bu durumun üretimin tüm aşamalarına yayılan maliyet itişli enflasyonu açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.
İl Başkanı Aziz İbrahim POYRAZ, Türkiye’de kur geçişkenliği ve enerji bağımlılığının sanayi enflasyonunu daha da sertleştirdiğini, özellikle dışa bağımlı üretim yapısının her kur ve emtia şokunda sanayiye ek yük bindirdiğini söyledi. Yüksek faiz politikasının da talebi baskılarken aynı anda üretim maliyetlerini artırdığını ifade etti.
POYRAZ, 2005-2025 dönemindeki TÜFE-ÜFE karşılaştırmasının Türkiye’de enflasyonun büyük ölçüde maliyet kaynaklı olduğunu gösterdiğini belirterek, yalnızca talep daraltıcı politikalarla kalıcı sonuç alınamayacağını söyledi. Kur istikrarı, enerji maliyetlerini azaltacak politikalar, yerli ara malı üretimi, tedarik zinciri dayanıklılığı ve üretim odaklı desteklerin eş zamanlı uygulanması gerektiğini ifade etti.
İl Başkanı Aziz İbrahim POYRAZ, yüksek sanayi enflasyonunun rekabet gücünü aşındırdığını, yatırımları baskıladığını, kâr marjlarını erittiğini ve sonuçta üretim daralmasına yol açtığını kaydetti. 2025 itibarıyla toplam sanayi üretiminde ve özellikle imalat sanayiinde görülen gerilemenin, firmaların maliyet artışlarını yeterince fiyatlayamamasından kaynaklandığını belirtti.
“Bugün Türkiye’de ÜFE yüksek seyretmesine rağmen sanayi üretimi düşüyorsa, burada ciddi bir kâr marjı sıkışması vardır. Firmalar bir yandan maliyet baskısı altında, diğer yandan zayıf talep ve finansmana erişim sorunlarıyla karşı karşıyadır. Bu tablo, reel sektörün hızla kan kaybettiğini göstermektedir.”
İl Başkanı POYRAZ, sanayinin milli gelir içindeki payındaki gerilemenin de alarm verici olduğunu ifade ederek, üretim ekonomisinden uzaklaşmanın Türkiye için orta ve uzun vadeli büyük bir risk olduğunu söyledi.
Açıklamasının sonunda İl Başkanı Aziz İbrahim POYRAZ şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’nin ihtiyacı güven veren, üretimi önceleyen ve yeniden sanayileşmeyi esas alan bir ekonomi programıdır. Enerji bağımlılığını azaltan, verimliliği artıran, sanayiciyi finansmana erişimde destekleyen, yerli üretim kapasitesini güçlendiren ve döviz kuru istikrarını sağlayan politikalar hayata geçirilmelidir. Anahtar Parti olarak, yüksek katma değerli üretim ve katılımcı girişimcilik temelinde Türkiye’nin yeniden sanayileşmesini savunuyoruz.”


