TÜTÜNE HARMANA VERESİYE…

Günümüzde çok revaçta olmasa da bir döneme damgasını vuran adına şiirler, özlü sözler yazılan sihirli kelime “Veresiye ”

Kelime anlamı karşılığı olarak “daha sonra ödenmek üzere” olan veresiye aynı zamanda pek çok filme de konu olmuştur.

Kırk yaş üzeri üstelik köy yerlerinde doğup büyüyenler veresiyenin hayatımızdaki önemini çok iyi bilirler.

Eskilerin veresiye işten hayır gelmez sözü ışığında hatırladığım kadarıyla hatıralarınızı da canlandırmak adına konuya biraz değinmek istedim.

Nakit paranın ürün hasatlarında elimize geçtiği yıllarda yapılan alışverişlerin neredeyse tamamı veresiye oluyordu.
Buzdolabı mı alacan tütün satımına
Televizyon mu ilazım harmana
Masa sandalyemi evsük yaz pancara.
Bu alışverişlere çoğu zaman evsük düzme denirdi ve her sene bir evsük giderilirdi.
Öyle ya eskiler göç gide, gide düzülür derlerdi.

Bayram arefeleri Taşova ve Erbaa pazarları hınca hınç dolar veresiye defterleri harmana, pancara, tütün satımına diye alınan notlarla dolardı.
Alışverişler veresiye olsa da sevinçler peşindi.

Veresiye veren satış esnasında çoğu zaman kırk dereden su getirir, borcu ödemeye gittiğimiz zaman da soğuk, sıcak ne içersiniz diyerek olası başka esnafa kaçmayı engellemek için gönül alırdı.

Veresiye alan her şeyi seçemez, esnafa çok fazlada itiraz edemezdi.
Özellikle cuvarayı veresiye almak çok zor olurdu.
Veresiye borcunun olduğu esnafın önünden selamsız geçmek yada parayla başka bir esnaftan alışveriş yapmak çok ayıp karşılanırdı.
Rahmetli babam Amasya’da yatılı okul kazandığım zaman şehirde gara lastik giyilmez oğlum gel Erbaa’dan sana potin alalım diyerek eski bir arkadaşının kundura tezgahına götürmüştü. Satıcının Süleyman kusura bakma veresiye öldü dediğini ve babamın beni hızla çekip oradan uzaklaştırdığını asla unutmam.
O gün veresiye benim için de ebediyyen ölmüştü.

Veresiye yiyen kesesinden yer diyen kadar
Teklif etme veresiye, dost kalalım ölesiye diyen de vardı o zamanlar.

Son olarak veresiye verirken mal sahibi, parayı öderken de borcun sahibi ağa, paşa kesilir insanın kapısında hizmetkar durası gelirdi.
Borç isterken iki büklüm eğilir, ödemeye gelince aslan kesilir deyimi buradan geliyordu kim bilir.

Yiyemedük doyasıya
İçemedük kanasıya
Hep çalıştuk ölesiye
Alıp sattuk, veresiye

Hakkı BİÇER

Yorum Ekle