ORADAN BURADAN…

Naci Konyar,

Uygarlığa karşı değiliz. Medeniyetin bize bahşettiği uçak, hızlı tren, otomobil, bilgisayar, internet gibi yeniliklerin benimsenişi ne hikmetse dedelerimizin, ninelerimizin hayatını geçirdiği, bizlerin çocukluk hatıralarının izlerini taşıyan o eski mekanlarda evlerde mahallemizde adına şehirlerin ihyası ya da mekanın ihyası gibi adlandırmalarla yapılan kentsel dönüşümleri, şehirlerimizin de insanlar gibi özlerini, özelliklerini koruyarak değişmelerini istediğimizden olsa gerek benimsemekte zorlanıyoruz.

Çarpık kentleşmeye karşı olanların itirazı doğup büyüdükleri, diz kanatıp, ağaçtan düştükleri meyveli bahçelere daldıkları yaşam alanlarının, sevip sevildikleri evlerinin kayboluşlarından duydukları hüznün isyanıdır. Şikayetleri sadece şehirlerinin değil, hatıralarının yok edilmesidir.

Kontrolsüz nüfus artışları, kontrolsüz göçler, taşı toprağı altın diyerek gelinen şehirlerimiz bir örnek beton ormanlarıyla fotokopi şehirler olma yolunda ilerlemeye devam ediyorlar. Amasyamız bu değişim rüzgarından etkilenmiş gibi görünse de çarşısıyla, bağıyla, bahçesiyle yalı boyu evleri ve tarihi mekanlarıyla çağa kolay teslim olmayacağını gösteriyor.

Oradan buradan yazımız bir diğer konusu “Şair Behçet Necatigil 100 yaşında…” Yürek yangını çekip de onun “Gizli Sevda” şiirini okumayanımız var mıdır acaba?

Hani bir sevgilin vardı
Yedi sekiz sene önce
Dün yolda rastladım
Sevindi beni görünce.

Sokakta ayaküstü
Konuştuk oradan buradan
Evlenmiş, çocukları olmuş
Bir kız, bir oğlan

Senin sordu
Hiç değişmedi dedi,
Bildiğin gibi..
Anlıyordu.

Mesutmuş, kocasını seviyormuş
Kendilerininmiş evleri…
Bir suçlu gibi ezik
Sana selam söyledi

Behçet Necatigil’in bu ölümsüz satırları gönül yarasından acı duyanların şiirde eritilmiş hüzünlü bir hikayesidir. Onun şiirleriyle hala aramızda yaşıyor olması bize aşktan, hüzünden, çocukluğumuzdan, evlerimizden, bahçelerden söz ederek iyi ve güzel olan her şeyi hatırlatan ve duyumsatan satırların yazarı bir şair olmasındandır.

Mizacı ve duruşuyla dostlarının takdirini kazanmış “Dost meclislerinin sessiz şairini” rahmetle yad ediyoruz.

Oradan buradan yazarken MHP’de yaşananları da Galip Erdem’in defolu siyasetimizi özetleyen satırlarıyla anlatmaya çalışalım.

“Bizler davayı Ağrı Dağı’nın zirvesine çıkaracaktık. Yola koyulduk. Bin zahmet ve emekle, acılar çekerek dağa tırmandık. Zirveye vardığımızda sevincimiz sonsuzdu. Ama küçük(!) bir noksanımız olduğunu fark ettik. Davayı dağın eteklerinde unutmuştuk. Meğer biz davayı değil, kendimizi zirveye çıkartmışız.”

Değerli devlet adamı, devlet bakanımız rahmetli Kamran İnan “Siyaset Yılları” kitabında yazdığı satırlar  bugün MHP’de yaşananlar için yazılmış sanki. “Sağlıklı, gerçek bir demokrasinin iki temel subabı olan siyasi sorumluluk ve istifa Türkiye’de tıkanmış, devre dışı bırakılmıştır.”

Siyasi sorumluluğun olmadığı, istifanın lügattan silindiği bir sistem kazalara uğrar. İstifa, demokrasinin en hassas ibresidir, bu ibre işlemezse -ki Türkiye’de işlemiyor- Demokrasi tıkanır.

Ondan bundan derken birazda futboldan dem vuralım

Latin Amerika ülkelerinin diktatör rejimlerinin ülkelerinde 3F formülü Fado (müzik), fiesta (eğlence), Futbol’la halkın uyuşturulduğu tezi ileri sürülse de futbol bizim ülkemizde sevilen bir spor dalıdır. Hepimizin tuttuğu, geriden geriye takip ettiği veya fanatiklik derecesinde taraftarı olduğumuz bir takımımız vardır. Ünlü takımlar yerlerinde duruyorlar ama takımlarını çağırıştıran sembol futbolcular azaldı. Para aşkı forma aşkından öne geçer oldu. Galatasaray’ın eski futbolcusu Metin Kurt “Futbol arsada güzeldir, borsa da değil” derken forma aşkını vurgulamak istiyordu.

Futbol büyük bir sektör oldu. Eskilerde top peşinde koşanlara

-Oğlum, evladım top peşinde koşacağına dersini çalış, oku da adam ol para kazan” derlerdi.
Zamanımızda tavsiyeler değişti

– Oğlum, evladım inek gibi ders çalışacağına futbolcu ol da para kazan diyorlar

Şampiyon Beşiktaş’ın antrenörü futbol sektörünün getirildiği noktayı ne güzel özetlemiş. “Futbolu eskiden açlar oynar, zenginler izlerdi; şimdi ise zenginler oynuyor, açlar izliyor.”

Futbolun bilimsel tarifini de bir zamanların ünlü golcüsü Cruyff yapmış. “Futbol çok basit bir oyundur. Ama hiç bir şey, futbolu basitçe oynamak kadar zor değildir.”

Tüm Kara kartalları ve 2016 yılı şampiyonu Beşiktaş’ı kutluyoruz.

Yorum Ekle