“GÜNEŞLE ARAMIZA GİRMEYİN”

Naci Konyar

Sevgili Ahmet, “Güneşle aramıza giriyorlar.” başlığıyla 1962 yılına ait yarım asırlık bir zaman dilimi içinde Taşova ilçemizin bir caddesi ve tepelerinde meydana gelen değişim bugünkü deyişle kentsel dönüşümün resmidir.

Kentsel dönüşüm, şehir hayatında mekanın onunla beraber değişen hayat tarzının dönüşümüdür. Yakın geçmişte ülkemizin tüm yerleşim birimlerinde bu değişikliğe şahit olduk. Bahçeli ahşap yapılı şehirlerimiz yıkıldı, bahçesiz birbirine bağlanmış üst üste beton yapılarla bir örnek yaptık, yapmaya devam ediyoruz şehirlerimizi…

“Telli telli şu telli turna” türküsünün iç acıtan bir cümlesi vardır. “Yenik düşüyor her şey zamana / Biz büyüdük ve kirlendi dünya…”

Perihan abla, “Bizimkiler” adlı dizileri “Seksenler” dizisini zevkle seyrettiren saik nedir derseniz. Cevabımız yitirdiğimiz mahalle hayatına duyulan özlem olacaktır.

Evet o mahallede yaşayanlar o mahallenin mensubu olanlar onun değerleriyle büyümüşlerdir. Mahallenin sakinleri Ramazan’ı, Kurban’ı, düğünü, derneği, sünneti, ölümü doğumu, hıdırellez eğlencelerini, hastalığı, sevinci, kederi birlikte yaşadılar. Birlikte kuşburnu salça kaynattılar. Dayanışma içinde oldular. Kimse kendini yalnız hissetmedi.

Geçmişte ağaç boyundan büyük evler yapılmazdı. Her hanenin varlığına göre bir bahçesi vardı. İnsanımız topraktan, ağaçtan, çayır çimenden kopmamıştı. Ayağı toprağa değiyordu. Çocuklar horozu tavuğu, börtü böceği tanıyorlardı. Tavuktan, horozdan korkmuyorlardı.

Bu yazdıklarımız geçmişte kalan mahalle hayatımızdı. Yeni dünya mahallemizi tarumar etti. Komşularımızın her biri bir yere göçtü. O her bahçedeki ahşap evlerin yerlerini beton binalar aldı. Duvarlarından sarmaşıklar sarkan, duvar kenarlarından komşulara göz hakkı sunan meyve ağaçları, dutlar, kirazlar, erikler yok oldular. Asma çardağı altında sohbet eden kanaviçe işleyen mahalle kızları hayal oldu.

Şimdi televizyon reklamlarında gazete sayfalarında kocaman kocaman konut ilanlarından geçilmiyor. Yapmacık havuzlar sahte bahçeler, süslü kaldırımlar. Dikine büyüyen şehirler. Topraktan uzaklaştırılan insan… Buradan bir mahalle hayali kurabilir misiniz?

Günümüz insanın hayatı siteyle, AVM arasında geçmeye başladı. Tüketim ekonomisi bütün hayatımıza hakim oldu. Şehirlerimiz hızla değişiyorlar. Bir yanda gökdelenler, bir tarafta siteler…

Halk olarak apartmana heveslendik. Şimdi görünen alafranga eğiliminin ağır bastığıdır. Alafranga alaturkayı saf dışı bıraksa da o apartmanlarda oturanların içinde bir sıkıntı vardır. Günümüz apartman insanları kaybettikleri komşuluğu, mahalle sıcaklığını aramaktadırlar.

Güneşle aramıza girenlere aklımızdan şöyle seslenmek geçiyor: “Ey TOKİ! böyle beton ormanları yapacağınıza, tek katlı bahçeli evlerden müteşekkil, küçük ve mütevazı mahalleler kursanız nasıl olur… Ömrümüzün en güzel yıllarını geçirdiğimiz mahallemize dokunmayınız. Hatıralar kutsaldır. Bırakın o soluk fotoğrafları biraz daha seyredelim.

“Güneşle aramıza girmeyin”

Yorum Ekle