Enver Seyhan
“Alıntı” bir yazı.
Uzunca bir yazı.
Sildim.
Çünkü okunması mümkün değil.
Fakat, padişahlar, şahlar ve krallar gümüş kaptan yer içerlerdi.
Ceviz kendine has bir meyve ve kabuklu. İki kere kabuklu. Şehirde yaşayanlar bilmez. Onun ilk kabuğu gağel edilerek temizlenir. İkinci kabuğu kırılınca ancak tüketmek için hazır olur.
Çalıştığım büroda üç kişi ile tanışmıştım. Ortak firma kurmuşlar. Hele birisi ağa gibi. Kardeşi veya ağası o zamanki ünlü ve şanlı gazetelerden birinde yazardı; belki de başyazardı. Aradan 15 sene geçti, yanlış söze mahal vermeyeyim; belki de çizerdi. Yani görsel sanatçı. İlk sayfada olurdu. Mesleklerini sordum. “Bir ilaç fabrikasında müdürlük yapmışlar. Eczacılar.” Hepsinin de durumu çok, çok iyi. Sosyeteye girmişler. Müdürlükten birisinin beş veya altı katlı apartmanı vardı. İlaç sektörü ziyade kazandırıyor anlaşılan. Aşağıda “alıntı”dan bir bölüm aldım ama yine de kısa bir açıklama ile girdim.
“Alıntı” yazıda tenkit vardı sildiğim bölümde. Silmediğim kısımda da tenkit var. Olabilir.
Fakat yine de “ilaç” sentetik ürün olarak düşünülmemelidir. Kötü niyetli olanlar vardır. Belki abartı da olabilir ama ilaca ihtiyaç duyulduğu bu devirde herkesin malumudur.
Validenin dediği gibi: “Eskiden hekim yoğudu ilaç yoğudu; dutulan ölüyodu!”
Bu cümleyi asla unutmam.
İlaç kullanırım. Sağlığımı bozacak şekilde değil elbette. Gerektiğinde. Hanımefendide şeker ve tansiyon var. Sürekli ilaç kullanıyor. Sürekli ilaç şaka gibi! Mahsus yazdım. İlaç olmasa nasıl olacak, yaşam kalitesi düşecek.
Tabii ki bütün her şey sağlıklı beslenmeyle alakalı. Eski lisanla şifa ve şifahane de lazım.
CEVİZ!
“Pek çok insan şu an için gümüş elementinin sonsuz faydalarından yararlanamıyor, çünkü bunlar bize ne anlatılıyor ne de kullanmamız konusunda teşvik ediliyor.
Aksine sürekli olarak, sentetik olarak üretilen
ve patentlenmiş (!) ilaçlar satılıyor. Bakalım insanoğlu bu ilaçlara (!) daha ne kadar dayanabilecek…
Bu bilgilere okuyup, içinize sindiyse eğer tüketmeyi asla unutmamamız gereken en önemli besin CEVİZ’dir.”
Alıntıdır…


