Boğazkesen köprüsü yıkılmasaydı bu şekilde görünecekti.
1. Boğazkesen Kalesi (Kale Boğazı)
Konumu: Erbaa’nın kuzeyinde, Canik Dağları’nın eteklerinde, Erbaa Ovası’na hakim bir tepede yer alır.
Tarihçesi: Pontus Kralı VI. Mithradates tarafından inşa edilen kalenin üzerine Bizans döneminde yeni yapılar eklenmiştir. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden de izler taşımaktadır.
Özellikleri: Stratejik konumuyla “Kale Boğazı” olarak da anılır. İçerisinde taş duvarlar, gözetleme kuleleri ve kabartmalar bulunur.
2. Boğazkesen Köprüsü
İşlevi: Tarihte Amasya ve Niksar arasındaki bağlantıyı sağlayan kritik bir geçiş noktasıdır.
Mimarisi: Köprünün su içindeki ayaklarının alt kısımları Bizans, üst kısımları ise Selçuklu ve Osmanlı mimari tarzını yansıtır.
Detaylar: Köprü ayaklarında geçmişte Selçuklu simgesi olan “Kartal” figürünün bulunduğu, ancak zamanla kaybolduğu bilinmektedir.
Ahmet Günaydın
Boğazkesen köprüsü aynı zamanda Tokat-Amasya il sınırını belirliyor ve Tozanlı ile Kelkit çayı bu noktada birleştikten sonra Yeşilırmak nehri ismini alıyor ve devasa görünümü coşkun akışı ile İlkbaharda adeta havada uçan kuşu kapıyor.
Erbaalılar yöreye Kaleboğazı da diyor. Boğazkesen köprüsü iki ırmağın birleştiği bu noktada yapılmış. Definecilerin rüyalarını süsleyen Boğazkesen Kalesi ise tüm haşmeti ve sırlarıyla arkeologların ne zaman yasal bir kazıya başlayacağı anı bekliyor.
Aslında bu köprü M. Ö. yaklaşık 40 yılında Rum Pontus Kralı 6. Mihridates döneminde Amasya ile Niksar’ı birbirine bağlamak amacıyla yaptırılmış ve 1983 yılına kadar kadar geçit vermiştir. Köprü kullanılmaz hale gelince 1984 yılında Amasya Köy Hizmetleri tarafından çelik kontrüksiyon köprü yapılmıştır.




