“Yapay zekâ treninin ilkini kaçırdık ama 2. Tren henüz yola çıkmadı”

0
68
İlçemizin Araştırma Yazarı Ercan Aydın ile son günlerin popüler gündemi olan acaba faydalı mı zararlı mı diye tartışılan ve işin içinden bir türlü çıkamadığımız ”Yapay Zeka” konusunu konuştuk:

Bir dizi konferans kapsamında ilk önce Şehit İdris Bolat Anadolu Lisesi öğrencileri ile buluşan yazar ve konuşmacı Taşova’mızın yetiştirdiği değer Ercan Aydın, yapay zekânın geleceğine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. “Yeni çağ kuruluyor” diyen konuşmacı, insanlığın önünde iki farklı yol olduğunu vurguladı: “Ya teknoloji devlerinin yönettiği karanlık bir dünya ya da güçlü ulus devletlerin yönettiği insan merkezli bir düzen.”

– Yapay zekâ trenini kaçırdık mı?
Aslında bu sorunun cevabı hem evet hem de hayır. Tarihe baktığımızda her yeni çağ kurulurken iki trenin yola çıktığını görürüz. Birincisi, önceki çağın vahşetini kurutan tren; ikincisi ise yeni refahı taşıyan tren. Bir önceki çağda ilk tren buhar makinesiydi ve İngiltere’den kalktı. İkinci tren ise 1789’da Fransa’dan yola çıktı. Bugün yine yeni bir çağ kuruluyor. Yapay zekânın ilk treni bu kez Amerika’dan kalktı ve bu treni kaçırdığımız söylenebilir. Ancak ikinci tren henüz hareket etmedi. Asıl mesele o treni kaçırmamaktır. Ben de konferanslarımda tam olarak buna dikkat çekiyorum.
– Yapay zekâ insanlık için tehlikeli mi?
Bu sorunun cevabı da hem evet hem hayır. Eğer 2052 civarında başlayacak yeni çağda dünya tekelleşmiş teknoloji devlerinin kontrolüne girerse, bu insanlık için tehlikeli bir tablo yaratabilir. Böyle bir durumda dünyayı büyük yapay zekâ şirketleri yönetecek ve zulmün katlanarak arttığı karanlık bir dönem başlayabilir.
Ama eğer güçlü ulus devletlerin belirleyici olduğu bir düzen kurulursa, yapay zekâ insanlığa hizmet eden büyük bir yardımcıya dönüşebilir. Bu durumda düzenlemeler ve kurallar da buna göre şekillenir. Şu an için ortada gerçek bir tehlike yok. Spekülatif korku senaryolarına kapılmak yerine yapay zekâ alanında uygulamalar geliştirmeye odaklanmalıyız.
– Taşova’daki öğrencilerin ilgisi nasıldı?
Beklediğim gibiydi, hatta belki biraz daha fazlaydı. Öğrenciler programın sonunda salondan çıkmak istemedi. Konuşmanın sonunda adeta tezahürat gibi alkışlar aldım. Bu durum elbette şahsımla ilgili değil; tamamen anlattığımız konunun gençlerde uyandırdığı heyecanla ilgili. Çünkü gençler artık şunu çok iyi biliyor: Yapay zekâsız bir gelecek yok.
– Bu alanda yürüttüğünüz projeler var mı?
Evet, çeşitli projeler üzerinde çalışıyorum. Yazdığım kitapta da bu projelerin bazılarına yer verdim. İnsanlığın geleceğini ilgilendiren önemli fikirler var. Ancak benim için en önemli meselelerden biri, özellikle gençler arasında yapay zekânın geleceğine dair güçlü bir bilinç oluşturmak. Bu nedenle konferanslarımda sadece teknoloji anlatmıyor, aynı zamanda geleceğe dair bir farkındalık oluşturmaya çalışıyorum.

Yorum Ekle