(Önceden bu yazıyı “AÇIKLAMA” başlığı ile paylaşmıştım. Ancak, ufak tefek düzeltme yaptım; hatta sorulara cevap olması babında, kısa eklemelerde bulundum ve yeniden paylaştım.)
Cetvelde “Kadremi” olarak kayda geçmiş olan köy Galala – Kalekale düzünde meskundu. Resmi Gazete’ye göre, 1944 yılında Taşova kurulduğunda, Taşova’ya bağlı bir mahalle idi. Kayıtta, 12 hane olarak yer vermişler. Nüfus defterine “Koramu” adıyla kaydetmişler. (Kaf, med harfi Vav, Rı, med harfi Elif, Mim ve yine med harfi Ye.)
Bu köyden bir hane de Oba köyünde yerleşmiştir. “Molla Aliler” olarak bilinen ve tanınan sülalenin soyadı Eşmeci’dir. Anlaşılan, sülale adını soyadı olarak almışlar.
Bu tanımlama bilge kişi Hacı Mustafa’ya aittir. Fakat, konuşmamızın üstünden epeyce bir süre geçtiği için, o günden bugüne “Molla” olarak tarif ettiği kişinin adında tereddüt yaşıyorum ancak “Ali” ismi çok yakın duruyor. Kendisi de 01 Kasım 2024 tarihinde vefat etti; artık sorma, geçmişe dair her konuda laflama ve bilgi edinme imkânım kalmadı.
Köyün diğer haneleri de zamanla Kalekale, Tavşanlu – Türkmendamı, Gadadu, Darma ve Taşova’ya göçmüş olmalılar. Resmi evrakta bu hususa dair kayıt bulunur mutlaka.
Şöyle bir cümleye rastlamıştım tahrirde veya
bir makalede: “Batum göçmenleri Taşabad civarına ilk geldiklerinde Koramu köyünde misafir edildiler.”
Mahallebükü -Mağellibükü belki de bu köyün kalıntıları üzerine kuruldu. 1944 yılında Taşova kazasına mahalle yapıldığına göre yakın tarihe kadar yaşam mücadelesi verdiğini söylemek yanlış olmaz. Bu defa da Çambükü köyü ile alâkası kalmaz. Dutluk köyü ile de bağlantı kurulsa yeridir. Koramu köyünün hane hane, çevredeki köylere yerleşmesi, iskân olması kadar normal bir şey olamaz.
Ayrıca “Beleğü” (okuma hatasıyla Belgü) adıyla kayıtlı olan 62 hanelik köy de Belevi köyüdür. 1530 yılındaki tahrirde “Beleni” ismiyle kayda almışlar. Tarihi eski bir yerleşim yeri olduğu şüphe götürmez. Beleni / Belevi köyü hakkında tavatır dinlemek güzel olurdu; eğer imkân bulabilseydim!
“Hazinedâr” köyünün 4 haneden müteşekkil olmasına dayanarak Hazinedarzâde Süleyman Paşa tarafından kurulma ihtimalini göz önüne alıyorum. Sadece çağrışım, öngörü ve tahmin. Belki de başka bir hazinedâr kurdu. Köydeki haneler “Kapusuzoğlu ve Emeksizoğlu” olmak üzere üç hane. Diğerlerini “Ahıshalı” tabiriyle kayda almışlar ve misafir diye de not düşmüşler.
Dört hanelik bir köyün geçmişi fazla geriye gitmez. Bugünkü köyler içinde yok; ne Erbaa’da ne de Taşova’da. Tahrire dayanarak, Karaağaç, Kuşuf, Hacıpazar, Çalkara veya Yolaçan köyleri civarında yerleşik olduğu gibi bir fikre sahibim.
Nüfus defterinden edindiğim intiba bu şekilde.
Okuma veya yazma hatası olan köyler:
-Ahur
-Tanoba
-Devre
-Fidi (antik adı: Pida.)
-Kalekale
-Koramu
Erkek nüfus kadar da kadın, çocuk ve çok yaşlı insan yaşadığı hesap edilirse, köylerin tahmini nüfusu 1838 tarihi itibariyle belirlenmiş olur.
İLAVE:
Yoğun istek olunca Sonusa kazası köylerini de buraya aldım.
Sonusa Kazası
Sene: 1840
01-Nefs-i Sonusa: 88 hane.
02-Destek: 36 hane.
03-Kozluca: 16 hane.
04-Halamaz: 20 hane.
05-Boraboy: 41 hane.
06-Sepetlü: 46 hane.
07-Zuday: 137 hane.
08-Tekelöze: 34 hane.
09-Balaklu: 20 hane. (Arpaderesi)
10-Melikbükü: 13 hane.
11-Karsavul: 9 hane.
12-Karlık: 27 hane.
13-Durucasu: 16 hane.
14-Karabük: 11 hane.
15-Tavşanlu (Türkmendamı): 24 hane.
16-Haddadi: 63 hane.
17-Bayramalanı (Şeyhlü): 88 hane.
18-Tolan: 5 hane.
19-Yemişenbükü: 17 hane.
20-Andıran: 15 hane.
21-Dere: 8 hane.
22-Tombakbükü Çiftliği (Gemibükü): 11 hane.
23-Çalkadirbükü Çiftliği (Çılkıdır): 9 hane.
Sonusa Kazası, nahiye merkezi dahil toplam 754 haneden ibarettir.
DİPÇE:
Tolan adıyla bir yerleşim yeri bugün artık kayıtlarda yok.
İkincisi Bayramalanı yani Şeyhli o tarihte sanıyorum bütün mahalleleriyle beraber yazılmış ki Alçakbel veya Kavaloluğu köyleri ayrıca kayıtta yer almıyor.
Kırkharman köyü bu tarihlerde 15 hanedir. Umarım yanılmam. Rum köyüdür. Rum köylerinin kaydedildiği defterde kaydını takip ettim. Herizdağ, Hacıbey ve Kızöldüren köyleri de Kırkharman’la aynı durumda.
Karamuk da ihtimal ki Rum köyü olduğu için bu listede yer almıyor veya başka bir nedenle defterde kaydı bulunmuyor.
1530 sayımında Sonusa kazasına bağlı nahiyeler:
-Felenbel.
-Panbuközü.
-Frenkhisarı.
-Nefs-i Sonusa.
-Karakuş.
1530 tarihinde Taşabad adı 535 numaralı sayfada kayıtlıdır ve henüz nahiye değildir. 1575 tarihli defterde ise Nahiyedir.
Nahiye bir yörenin bütününü içine alır. Cihet, civar, taraf veya dolay anlamındadır. Kimi zaman nahiyenin merkezi olmaz. Gördüğüm kadarıyla Taşabad böyledir. Sonusa, Karakuş, Felenbel ve Frenkhisarı nahiyeleri bir merkeze bağlıdır. Tespitlere göre, Felenbel, Hüvelen Kale köyüdür. Fakat, köyün uzun geçmişi hakkında bilgi sahibi olmadığımı belirteyim.
Yine de devletin nahiyede temsil edildiği bir kahya / kethüda olmalıdır. İmam da olabilir. Çünkü o devirlerde yol yok, iz yok, otel yok, vasıta yok, araç yok. Bir yerde, bir evde, bir konakta gecelediklerine göre, sayım işi bir günde bitmediğine göre, mutlaka belirli bir merkez olacağını düşünüyorum.
Ayrıca;
Bu tür yazılarımı ve diğer yazılarımı
TAŞOVA
GEÇMİŞTEN GELECEĞE ERBAA
AMASYA TAŞOVA Kültür Tarih Arkeoloji Edebiyat Haber gruplarından arayıp bulmak ve takip etmek imkân dahilinde.
Taşova Gazetesi ve Taşova net üzerinden de takip etmek mümkün.


