SÖZÜN VE SAZIN YOLCUSU BİR ÖĞRETMENE:

0
193

SÖZÜN VE SAZIN YOLCUSU BİR ÖĞRETMENE: KEMAL ÖZTÜRK’E
GÜRSU’DAN YÜKSELEN SESLER, GÖNÜLLERDE YAŞAYAN EZGİLER

SEVGİLİ KEMAL,

Hayatın içinden süzülüp gelen bazı insanlar vardır; SESSİZDİRLER AMA İZLERİ DERİNDİR. Sen, benim gözümde işte böyle bir ANADOLU İNSANISIN. Yalnızca ders anlatan bir öğretmen değil; SÖZÜN, SAZIN VE KÜLTÜRÜN KIYMETİNİ BİLEN BİR GÖNÜL NEFERİSİN.

Toplumun bazı dönemlerinde SAZIN SESİNE KUŞKUYLA BAKILDIĞI, HATTA “GÜNAH” SAYILDIĞI bir anlayışın gölgesinde büyüyen bir kuşağın içinden çıkıp, bu baskılara aldırmadan SANATIN YOLUNU SEÇMEN, yalnızca bireysel bir cesaret değil; aynı zamanda KÜLTÜREL HAFIZAMIZA SAHİP ÇIKMA İRADESİDİR. Çünkü bu topraklarda TÜRKÜLER, BİR MİLLETİN RUHUNUN SESİDİR.

15 EKİM 2020’DE kaleme aldığın “TUT ELİMDEN ELLERİMLE” şiiri, yalnızca bir sevda çağrısı değil; ANADOLU’NUN DOĞASINA, TARİHİNE VE İNSANINA AÇILAN BİR GÖNÜL KAPISI oldu.
“TUT ELİMDEN ELLERİNLE / ŞU DAĞLARA GÖTÜR BENİ YAR” dizelerinde DOĞAYA SIĞINAN İNSANIN VAR OLMA ARZUSUNU hissediyoruz.
“LALE, SÜMBÜL, NERGİS GİBİ / ÇİĞDEM, NEVROZ, KEKİK GİBİ” sözlerinde ANADOLU’NUN BİTKİ ÖRTÜSÜ SEVDANIN DİLİNE DÖNÜŞÜYOR.
“AYVA, NARIM DALI GİBİ / ÜZÜM, İNCİR, ŞİRAN GİBİ” dizelerinde ise TOPRAKLA KURULAN BAĞIN BEREKET VE YAŞAMLA ÖZDEŞLEŞTİĞİNİ görüyoruz.

Türkün yalnız doğayla değil; TARİHSEL HAFIZAMIZLA DA BULUŞUYOR.
“AMASYA’YA GÖTÜR BENİ YAR / DAĞI DELEN FERHAT GİBİ” dizeleri, FERHAT İLE ŞİRİN EFSANESİNİ çağırarak sevdanın SABRINI VE DİRENCİNİ hatırlatıyor. Böylece eser, ANADOLU’NUN HEM COĞRAFYASINI HEM DE KÜLTÜREL EFSANELERİNİ bir araya getiren güçlü bir anlatıya dönüşüyor.

Bu şiirin BAĞLAMA USTASI CELALETTİN TİRYAKİ’NİN EMEĞİYLE TÜRKÜYE DÖNÜŞMESİ, sözün sazla buluştuğunda nasıl bir HALK MİRASINA DÖNÜŞTÜĞÜNÜN CANLI BİR ÖRNEĞİDİR. Ve elbette bu eserin, oğlun AHMET BARIŞ tarafından albümde seslendirilmesi, KÜLTÜRÜN KUŞAKLAR ARASI AKTARIMININ EN ANLAMLI GÖSTERGESİDİR. Sen yalnızca bir türkü yazmadın; SANATIN ÖZGÜR VE ONURLU YOLUNU EVLADINA DA MİRAS BIRAKTIN.

Sevgili Kemal, senin bu emeğini anlatırken GÜRSU (TEKELÜZE) KÖYÜNÜN SANAT DAMARINI anmadan geçmek mümkün değildir. Çünkü Gürsu, yalnızca bir köy değil; SÖZÜN VE SAZIN YEŞERDİĞİ BİR KÜLTÜR OCAĞIDIR.

Kendi kendine ZURNA ÇALMAYI ÖĞRENİP DÜĞÜN DÜĞÜN DOLAŞAN HAYRETTİN PULUR, alın teriyle ALMANYA’YA GİDEN VE ARDINDAN IŞIKLARA YÜRÜYEN bir emek ve sanat insanıydı. Onun zurnasından yükselen ses, hâlâ KÖY MEYDANLARINDA YANKILANIR GİBİDİR.

Benim ilkokulda öğrencim olan MEHMET ÖZDİLEK, sazı ve sözüyle GÖNÜLLERE DOKUNAN bir sanatçı olarak hafızalarımızda yer alır. Her ders bitiminde söylediği türkülerle bizlere SANATIN İNSAN RUHUNU NASIL AYDINLATTIĞINI hissettirirdi.

Yöre türkülerini yüreğinde taşıyan TURAN ÜSTÜN, kendi yazıp bestelediği “BABAM TÜRKÜSÜ” ile bir evladın yüreğinden kopan EN İÇLİ SESLERİ bizlere ulaştırdı.

Birçok çalgıyı ustalıkla seslendiren ERKAN ERDAL, sanatın DİSİPLİN VE EMEKLE NASIL YÜKSELDİĞİNİN canlı örneklerindendir. Aynı şekilde konservatuvar mezunu olup KÜLTÜR BAKANLIĞI’NDA KORO VE KEMENÇE USTASI olarak görev yapan EMRE ERDAL, Gürsu’nun sanat damarını AKADEMİK BİR BİRİKİMLE güçlendirmiştir.

Senin izinden yürüyen AHMET BARIŞ ÖZTÜRK, bu kültürel mirası GÜNÜMÜZ SAHNELERİNE TAŞIYAN BİR SES olmuştur. Sazı ve sözüyle gönüllere hitap eden, aynı zamanda ATATÜRK DÜŞÜNCE DERNEĞİ ÜYESİ olan SAMET ALPAT, sanat ile düşüncenin BÜTÜNLEŞTİĞİ BİR DURUŞUN TEMSİLCİSİDİR.

DİLLİ KAVALIN USTA NEFESİ AHMET GÖKREM, aramızdan ayrılarak IŞIKLARA YÜRÜMÜŞ olsa da bıraktığı ezgiler hâlâ GÖNÜLLERDE YAŞAMAYA DEVAM ETMEKTEDİR.
ÖMER EMİN’İN OĞLU ŞİŞÜK VE ONUN EVLADI, DİLSİZ KAVALIN EŞSİZ SESİNİ YAŞATAN USTALAR olarak bu geleneği sürdürmektedir.

Sevgili Kemal, bu isimler GÜRSU’NUN SADECE BİR YERLEŞİM YERİ DEĞİL, BİR KÜLTÜR YUVASI OLDUĞUNU bizlere hatırlatır. Sizler, SÖZÜN VE SAZIN GÜCÜYLE ANADOLU’NUN ORTAK HAFIZASINA KATKI SUNAN GÖRÜNMEYEN KAHRAMANLARSINIZ.

ARAMIZDAN AYRILANLARIN YILDIZLAR YOLDAŞI OLSUN.
YAŞAYANLARIN SESLERİ VE SAZLARI GÖNÜLLERDE TAHT KURMAYA DEVAM ETSİN.
GÜRSU’NUN EZGİLERİ SUSMASIN; BU TOPRAKLARIN KÜLTÜR NEFESİ NESİLDEN NESİLE AKTARILSIN.

Ben inanıyorum ki “TUT ELİMDEN ELLERİMLE” TÜRKÜSÜ, Anadolu’nun her köşesinde yankılanmaya devam edecek ve SENİN ADIN BU EZGİNİN İÇİNDE YAŞAYACAK. Çünkü SÖZÜN SAZLA BULUŞTUĞU YERDE, KÜLTÜR YAŞAR.

Sevgi ve Saygılarımla.
İsmail ERDAL

Yorum Ekle