Taşova’ya bağlı Sonisa (Uluköy) beldesinde bulunan ve 1942 depreminde yıkılan Kapu Ağası Hüseyin Ağa Kurşunlu Camii, tarihi kayıtlar doğrultusunda yapay zekâ desteğiyle temsili olarak yeniden görselleştirildi.
16. yüzyıla tarihlenen ve Osmanlı klasik dönem mimarisinin önemli örneklerinden biri olduğu değerlendirilen cami, dönemin mimari özelliklerini yansıtan çok kubbeli yapısıyla dikkat çekiyordu. Fransız mimar ve sanat tarihçisi Albert Gabriel’in Anadolu’daki tarihi eserler üzerine tuttuğu kayıtlar, yapının mimari kimliğinin ortaya konulmasında temel kaynak olarak kabul ediliyor.
Hazırlanan temsili görselde, kesme taş işçiliğiyle inşa edilmiş, merkezi etrafında sıralanan küçük kubbelerle desteklenen anıtsal bir yapı öne çıkıyor. Revaklı son cemaat yeri, kemerli avlu düzeni ve tek şerefeli yüksek minaresiyle caminin klasik Osmanlı mimari çizgilerini taşıdığı görülüyor. Avlu içerisindeki şadırvan ve simetrik plan düzeni, dönemin estetik ve işlevsel anlayışını yansıtıyor.
1942 yılında bölgede büyük yıkıma yol açan depremde tamamen yıkılan camiden günümüze yalnızca sınırlı izler ve arşiv kayıtları kaldı. Yapay zekâ teknolojisi kullanılarak oluşturulan bu temsili çalışma ise, tarihi belgeler ve mimari veriler ışığında caminin muhtemel görünümünü sizler ile paylaşıyoruz.
Bu tür dijital rekonstrüksiyon çalışmalarının kaybolan kültürel mirasın hatırlanması ve gelecek nesillere aktarılması açısından önemli bir adım. Sonisa Kurşunlu Camii de bu çalışma sayesinde yıllar sonra yeniden gündeme taşınarak, bölgenin tarihi hafızasında hak ettiği yeri bir kez daha aldı.
Not: Görsel Muhammed Canlı’nın paylaşımından faydalanılmıştır.
Bu vesileyle 5 Eylül 2014 yılında haber sitemizde yayınladığımız
CUMA NAMAZI BERATI OLAN CAMİİ YARDIM BEKLİYOR
yazısını yeniden paylaşıyoruz:
Uluköy toprakları tarih kokuyor. 1487 yılında Kapu Ağası Hüseyin Ağa tarafından yaptırılan Kurşunlu Camiinin tarihi tanığı Hurşit Canlı, gözleri yaşlı o günlere tanıklık ediyor.
Osmanlı döneminde yaptırılan Kurşunlu Camii 1942’de tamamen yıkılmış olup, caminin kitabesi Uluköy Belediye binasında muhafaza ediliyor. Camiiye ait olduğu bilinen medrese tamamen yıkılmış ve hamamı Vakıflar tarafından aslına uygun olarak restore edilerek bir süre çalıştırılmış ancak oda yalnızlığa terk edildi.
Belediyeden emekli tarihin tanığı 1920 doğumlu Hurşit Canlı harabe haline gelmiş olan camiinin minare kalıntılarının üzerinde o günleri anlatırken maziyi adeta yeniden yaşıyor.
Hurşit Canlı ; “Ben bu camide namaz kıldım, o zaman 11-12 yaşlarındaydım. Nasıl kıldık , cemaatle kıldık. Çünkü burada namaz kılınması için karar vermişler. Çevre köyler Cuma namazını kılmak için buraya geliyorlardı. Namazlarını kılıyorlar başka işleri varsa onları da görüyorlardı. Burada okuyan çocuklar için binalar vardı. Burası büyük bir şehirdi. Camii birinci zelzelede tam yıkılmadı yine namaz kıldık ama ikinci (1942) zelzelesinde tamamen çöktü . Buranın yeniden aslına uygun olarak yapılmasını istiyorum.” dedi.
Cuma namazı kılınması için Osmanlı’dan berat alan caminin beratı 1942 depreminde kaybolmuş. Cami ile ilgili detaylı bilgileri torunu Muhammet Canlı açıkladı.
Hurşit Canlı’nın torunu Muhammet Canlı;” Dedem 94 yaşında, bana anlattıklarını tam hatırlayamıyor. Burası Sultan Beyazıt döneminde yapılmış, kitabesinden anlaşılıyor. Kitabesindeki Türkçe tercümesi Öğretmen Abdullah Seçkin’in “ULUKÖY” adlı kitabın 165. sayfasında yazmaktadır. Kapu Ağası Hüseyin Ağa tarafından 1487 yılında yaptırılan bu camiye padişah Sultan Beyazıt berat veriyor. Padişah beratlı camiye civar köylerden Cuma namazı kılmaya geliyor ve ihtiyaçlarını görüyorlarmış. Bunları bu camide namaz kılan tarihin canlı tanığı 1920 doğumlu dedem Hurşit Canlı anlatıyor. Yine bu camiiye ait medresenin olduğu kalıntılardan anlaşılıyor. Kurşunlu camii kaderi ile baş başa bırakılırken , yine camiye ait olan Sinan Paşa hamamı aslına uygun olarak restore ediliyor. Kurşunlu camiinin bu hali dedemi ve bizleri üzüyor”.
Belediyelikten köy statüsüne düşen 3000 yıllık tarihi geçmişi olan Uluköy köyünün yeni muhtarı Abdullah Coşkun köyünün tarih koktuğunu dile getirerek, ”Tarih kokan yer burası . Ama maalesef şimdiki hali böyle, Vakıflar Bölge müdürlüğü ile görüşerek eski haline dönmesi için çalışıyoruz.” dedi.



