KORUYUCU AİLE OLABİLMEK

0
16

Taşova’da dünyaya gelmiş ilk, orta ve liseyi burada bitirip üniversiteden sonra öğretmen olarak tekrar Taşova’ya dönmüş, otuz yıl hizmetten sonra üç yıl önce emekli olmuş bir hemşehrinizim.

2016 yılında Fransa’daki beş yıllık görevimiz sona erip Taşova’daki görevimize dönünce meslektaşım olan eşimle konuşup koruyucu aile olmaya karar verdik. Başvuru ve gerekli prosedürlerin yerine getirilmesinden sonra 7 Eylül 2017’de kızımızı evimize getirdik.
Koruyucu aile sistemini kısaca anlatayım, ailesi olmasına rağmen çeşitli sebeplerle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı sevgi evlerinde misafir edilen çocukların gönüllü ailelere emanet edilmesi şeklinde tanımlayabiliriz.

Bize geldiğinde kızımız 5 yaşında idi ve yaklaşık sekiz buçuk yıldır birlikteyiz. Acı tatlı sekiz buçuk yıl…

“KORUYUCU AİLE” adı üstünde, aldığın çocuğu koruyacaksın. Bir yıl öncesine kadar koruyabildiğimi düşünüyordum, son bir yıldır yaşadıklarım gösterdi ki koruyamamışım. Devletin koruması altındaki çocuğumu devletin okuluna karşı korumak için mücadele ettim çok üzgünüm. Geçen yıl sınıf arkadaşı tarafından dövülmüş, suçlu olmamasına rağmen kavga ettiği için her ikisine de ceza verileceği söylendiğinde itirazım üzerine ceza vermediler ama bir daha kavga etmeyeceğine dair tutanak imzalatılmış. Uygundur doğru yapmışlar bence de. Bu yıl başka bir arkadaşıyla kavga etmiş ve tırnağı arkadaşının gözüne batmış(çok şükür gözünde bir hasar olmadı) Kızıma okul değişikliği cezası verilecekken İlçe Milli Eğitim Müdürümün devreye girmesiyle sağolsun UYARI cezasına kadar indirildi ve meslektaşlarım olan ailelerin ve benim şikayetimizi yine müdürümüzün ricası ile geri aldık. Kavgayı başlatan arkadaşı (erkek öğrenci) olmasına rağmen kızımın yolunan bir avuç saçı önemsizdi. Tabii ki göz daha hassas hak veriyorum. Anlam veremediğim o öğrenciye ceza verilmediği gibi tutanak da tutulmaması. Hani kavgaya karışan her öğrenci bunlara tabiydi? Öyle değil çünkü o öğrencinin velisi o okulun öğretmeniydi.

Bu örnekleri vermekteki amacım kimseyi suçlamak değil, canları sağolsun. Kızıma karşı mahcubum koruyamadım üzgünüm meleğim.

Bu daha ne ki neler yaşatmışlar kızıma da haberim olmamış, en son babalar duyarmış ya. Yeri gelmişken söyleyeyim 2021 yılında amansız kanser (Lösemi) hastalığına yakalandım, düşmanımın başına gelmez inşallah. Düşmanım yok biliyordum ya varmış, onlar da kanser olmasın. Tedavi sürecim halen bitmemiş olmasına rağmen sona yaklaşıyoruz şükürler olsun. Zor günlerin üstesinden nasıl geldim biliyor musunuz? Anlatmak isterim, birkaç aylık tedavi sonrası ilik nakli olmak için geçtiğim oda hastanenin en üst katıydı ve penceresi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı yurdun bulunduğu bahçeye bakıyordu, İstanbul Bahçelievler’de. Camdan dışarıyı izliyor yurtta kalan çocukların okula gidiş gelişlerine, bahçede koşuşmalarına bakıyordum. Ve hep dua ediyordum Allah’ım bu hastalığı yenmeme yardım et, kızım bir daha yurtlara dönmek zorunda kalmasın diye. Etti de şükürler olsun. Hastane dönemi de kolay olmadı, eşim refakatçı kaldığı için kızım yurda alınacaktı prosedür gereği. Yardımları için minnettar olduğum kişiler bende kalsın, ablamın yanında bir okul dönemini geçirdi kızım. Ablama ve enişteme de sonsuz teşekkürler.

Bir teşekkür de ilik bağışçım, tanımadığım kahramanıma. Türkiye’de yüzde yüz uyan tek ilik onunkiydi.

Neyse yıllar geçmiş ve kızım büyümeye devam ediyormuş da ben onu yine de bebişim diye seviyormuşum ya; o ergen olmuş ve erkek arkadaşı bile varmış. Sorun yaşamaya başlayana dek haberimiz olmamış. Duyduğumda kızımı üzecek şeyler yaşatan bu çocukla görüşmesini yasakladım ama 13 yaşında bir ergen ve maalesef hormonların etkisi daha fazla. Benden gizli ve çocuğun yoğun ısrarları üzerine tekrar başlayan ilişki ve kızıma karşı artan baskılar, şöyle giyinme, boyanma, evinde yaşanan her şeyden haberim olacak. Aracımızın plakası, evimizin yeri… her şey. Bunların çoğu yaşanırken tedavi için İzmir’deyim ben. Taşova’ya döndüğümde olayları öğrendiğimde çocuğun evine gidip anne babasıyla görüşmeye karar verdim. Kapılarını çaldım selam- aleyküm selam kendimi tanıtıp, arkadaşlıklarını ve yaşanan sorunları anlattım. Kendilerinin de kızları olduğunu, böyle şeylerin kabul edilemeyeceğini, çocuklarıyla konuşup görüşmesini engelleyeceği sözünü verdi babası. Teşekkür edip el sıkışıp ayrıldık. Kızım bu yıl ortaokulu bitirip lise sınavlarına gireceği için kafasının rahat olmasını istiyordum. Yine koruyamamışım kızım üzgünüm. Oğlan çöpçatan arkadaşları vasıtasıyla tekrar iletişim kuruyor. Kızının hiç mi kabahati yok dediğinizi duyar gibiyim. Olmaz mı var elbette ya ben onu korumak zorunda olan KORUYUCU BABAsı değil miyim? Ne yaparsa yapsın mı demeliyim? Koruyamadım kızım BAĞIŞLAMA BENİ!

Son olay birkaç gün önce yaşandı, kızım sınıf arkadaşlarıyla belediye sosyal tesislerinde iftar yemeğine gideceğini söyledi, tamam kızım deyip gönderdim. Bu çocukla da gizlice haberleştikleri için yemeğe gitmemesini istemiş. Kızım da çekindiği için tamam demiş ama yine de gitmiş. Çocuk Taşova’daki bir arkadaşını arayarak bak bakalım orada mı diye göndermiş. Orada olduğunu öğrenerek deliye dönen çocuk kaldığı resmi yerde ortalığı kırıp döküyor ve yetkililer ailesini arayıp çocuklarını almalarını istiyor. Bunları ben hep bi iki gün gecikmeli başkalarından öğreniyorum. Ailesiyle ikinci görüşmeyi yapmak istiyorum ama çocuk da yanlarında olsun ki bir daha aynı şeyler yaşanmasın. Arabamla hastaneye giderken tesadüfen karşılaşıyor ve evlerine gidip anne babasıyla beraber konuşmak istediğimi söylediğimde hakaretle karşılık verince (iki kişiler) arbede yaşıyoruz, vücudumda kemoterapi tedavisi için kullanılan port takılı olduğu için, üzerime geldiklerinde arabamda bulunan çakıyı çıkarınca uzaklaşıyorlar ama telefonla arkadaş, aile bir sürü insan toplayarak darbediyorlar beni. Üstüne üstlük küçük çocuğa bıçak çekmekten işlem görüyorum şu an. Kusuruma bakma kızım, değil seni kendimi de koruyamadım.

Ha bu arada belirteyim bu yaşı küçük çocuklar mafyacılık oynuyormuş Taşova’da. Biri geldi arabayla abi bu bana saldırdı diyor, gelene soruyorum akraba mısın? Hayır. Nesin?Arkadaş. Bu çocuk suçunu biliyor sen karışma diyorum, kollarımdan tutup arabama yaslıyor beni ve ben güya kızımı seven çocuğun küfür, tekme ve yumruklarının hedefi oluyorum. Israrlarıma rağmen sıkı sıkıya tutarak bir sürü insanın saldırısına maruz bırakıyor. En çok da zoruma giden annesinin küfürler ederek kafama yumruklar atması.

Özür dilerim kızım, kendini koruyamayandan KORUYUCU BABA olmaz.
Bıçağı sallama sırası bende diye İnstegramdan resim yayınlayabiliyor 15 yaşındaki iki çocuk, görüntüyü emniyete ileteceğim.

Biliyor musunuz Taşova’nın ilk koruyucu ailesi biziz. İlk olmak güzel de tek kalmak istemediğimi söylüyordum hep, bizden sonra sanırım dört koruyucu ailemiz daha oldu. Umarım onlar koruyabilir yavrularını, ben koruyamadım.

Neden yazdım bu yazıyı dersiniz, devletin bana emaneti olan yavrumu koruyamadığım için af dileyerek devletime geri verme kararı aldım. İnşallah devlete, millete, insanlığa yararlı birey olur. AFFETME beni kızım, sana layık baba olamadım. Allah yar ve yardımcın olsun, iyi insanlarla karşılaştırsın.

Sayın kaymakamımızdan , emniyet ve jandarmamızdan istirhamım çetecilik oynayan, güzel Taşova’mızı yaşanmaz hale getiren zararlılardan temizlemeniz. Ailelerimize de bir öneri, özellikle okul giriş çıkışlarında çocuklarınızı yalnız bırakmayın.

Kızımdan ayrıldıktan birkaç ay sonra da Paris’te yaşamış bir hemşehriniz olarak Paris gibi gördüğüm Taşovamı terkedeceğim, aileme vasiyetim bu dünyadaki yolculuğum sona erdiğinde Taşova topraklarında uyumak.

Taşova’nın güzel insanları ne olur üç beş çapulcuya Taşova’yı kirlettirmeyin, benim gücüm yetmedi ne yazık ki. AFFETME beni GÜZEL KIZIM.
Koruyamadım seni…
Yalçın Özcan
Emekli Öğretmen

Yorum Ekle