HİNDİSTAN VE GÜNEY ASYA: AÇLIKLA TERBİYE EDİLEN UYGARLIKLAR

0
214
BÖLÜM 5
Hindistan’a ve Güney Asya’ya bakıldığında, Avrupa’nın anlattığı gibi “geri” bir dünya yoktu.
Aksine, yerleşik uygarlıklar vardı.
Üretim vardı.
Zanaat vardı.
Ticaret vardı.
Hindistan, yüzyıllar boyunca dünyanın en önemli tekstil üretim merkezlerinden biriydi.
Pamuklu kumaşları, dokumaları, boyaları dünya pazarlarında biliniyordu.
Köyler üretimle ayakta duruyor, kentler ticaretle yaşıyordu.
Britanya oraya geldiğinde, bu düzeni geliştirmedi.
Bozdu.
Yerel üretim bilinçli olarak çökertildi.
Dokuma tezgâhları kapatıldı.
İngiliz malları pazara sokuldu.
Hindistan, üretici olmaktan çıkarılıp tüketici hâline getirildi.
Bu bir yönetim tercihi değildi.
Bu, planlı bir sömürü modeliydi.
Toprak, nakit ürünlere zorlandı.
Gıda üretimi geri plana itildi.
İnsanlar kendi topraklarında, kendi ürünlerine yabancılaştı.
Sonra kıtlıklar başladı.
Milyonlarca insan açlıktan öldü.
Ama bu ölümler “doğal afet” olarak kayda geçti.
Sanki yağmur yağmamıştı.
Sanki toprak kurumuştu.
Oysa tahıl depolarda vardı.
Ama ihraç ediliyordu.
Piyasa dengesi bozulmasın diye.
Açlık, bir silah olarak kullanıldı.
İtaat etmeyen aç bırakıldı.
Direnen kırıldı.
Bu yüzden ben Güney Asya’daki kıtlıkları
doğal felaket olarak görmüyorum.
Bu, ekonomik şiddetin en acımasız biçimidir.
Britanya, hukuku da kendi çıkarına göre düzenledi.
Vergiler ağırlaştırıldı.
Köylü borçlandırıldı.
Toprak el değiştirdi.
İnsanlar toprağından koparıldı.
Kentlere yığıldı.
Ucuz iş gücü hâline getirildi.
Bütün bunlar olurken,
“medeniyet götürüyoruz” denildi.
“Yönetmeyi öğretiyoruz” denildi.
Ama medeniyet açlıkla gelmez.
Yönetim, halkını yoksullaştırarak kurulmaz.
Ben Hindistan’a baktığımda,
bilginin, emeğin, üretimin
nasıl sistemli biçimde değersizleştirildiğini görüyorum.
Ve şunu net söylüyorum:
Bu, sömürgeciliğin en “kibar”,
ama en yıkıcı hâlidir.
Bir sonraki bölümde,
“boş toprak” masalının en acı sonuçlarından birini;
Avustralya’da yok sayılarak yok edilen bir halkı anlatacağım.
İsmail Erdal Emekli Eğitimci

 

Yorum Ekle