Mehmet Cevahir
İyi insanlar karşılaştırsın duasının karşılığı olarak yaratılan ender insanlardan birini tanıma ve çalışma fırsatı bulduğum için kendimi şanslı hissediyorum.
Evvelinde akrabalık sonrasında çalışma hayatımda patronluk, abilik,
Yol gösterici kılavuz,
Bir baba şefkati ile kelimeleri seçerek incitmeden şaka ile karışık öğretici,
Bir model hevesi edasında.
Kah dükkanda,
Kah tuhafiyede,
Kah mobilyada,
Kah depoda,
Yulaf çukurunda,
Karga çukurunda,
Gazellü’de,
Gadadu tallası,
Gölün orda,
Çatal depede,
Bi çok odun kesme,
Römork devirme,
Sap toplama,
Yığın yapma,
Patoz çekme,
Nohut mısır ekme yolma,
Faravga’da zamansız hesapsız aksiliklerden doğan susuz kalma
Biçerin peşinde ağaşamağadar goşduma
Ekin boşatma,
Arpa daşıma,
İnşaata tuğla demir taş kiremit taşıma gibi,
Bir sürü keyif alamadığımız işlerden vaktin nasıl geçtiğini anlamadığımız muhabbetlerle işimizi kolaylaştıran,
Hastalığımızda hemen yanıbaşımızda bulunan,
Ankara’ları yol eyleyen,
Vehbi emmiyle Hastanelere gönderen,
Ailemizin tüm cenaze düğün bayram merasimlerinde hep yanımızda olan,
Çalışırken patron değil bir abi edasıyla işi benimseten,
Öğreticiliği tartışılmaz çalışkan,
Bir o kadar neşeli.
Bi sefer Ahmet Torun abiyi
Hadi 2 dolap geldi adam yok diye bir kamyon dolabı indirmeleri,
Ahmet abinin Ercü adam lazımsa hamal arama diye iğnelemesi,
Müşterinin birine köye soba götürüp,
4. Kattan yanlış götürdüğümüz sobayı indirirken:
”Köy yerine 4 kat ev yapmak nerden aklınıza geldi ” diye yorgunluğumuzun unutulması.
Ve burda sayamadığım bir dünya hikayelerin oyuncusu Ercüment Koyuncu eniştem.
Hayatlar ömürler biter, hikayeler kahramanlar ölmez.
Yattığın yer seni incitmesin.
Mekanın nur gölü olsun.
Makamın Âli olsun.
Hep dediğimiz gibi,
Bize o kadar bizden gibi geldin ki
Kız vermedik,
Bizden olana kız aldık gibiydin…


