Araştırma: Orhan Uzun – Eğitimci
Rumeli ve Balkanlar’da Çepniler
Osmanlı devleti kurulmadan önce Sarı Saltuk ve İzzeddin Keykavusla birlikte Deliorman ve Dobruca bölgelerine geçen Türkmenler Çepni boyundandır. Deliorman ve Dobrucadaki bu Çepniler hem yerel Kıpçak ve Peçenek halklarıyla hem de daha sonra gelen diğer Türkmen boylarıyla karışmışlar ve Çepnililik bilincini yitirmişlerdir. Ancak Çepni inancı olan Bektaşiliği devam ettirmektedirler. Birçoğu’da Batı Anadolu’ya geri göçerek bugünkü Batı Anadolu Çepnilerini oluşturmuştur. Dobruca’da bulunan Türkler kendilerinin Türkmen olduklarını ve inanç önderlerinin Sarı Saltuk olduğunu söyleyerek bu gün bile Camilerde ve Tekkelerde onun adına dualar ederler.
Romanya ve Moldova’daki İzzeddin Keykavus taraftarı bir grup Çepni ise Hristiyanlığa geçmiştir. Keykavustan dolayı bu Çepnilere Gagavuz dendiği ileri sürülür. İlginç olanı Gagavuz Türklerinin Trabzon ağzıyla konuştuğu tespit edilmiştir. Örneğin geçen sene yerine Ordu-Giresun-Trabzon ağzında kullanılan Bıldır kelimesi kullanılır. Daha bunun gibi birçok örnek kelime bulunmaktadır.
Kurtuluş Savaşı
Rum ve Ermeni Çetecilere karşı savaşıp doğu Karadeniz’de asayişi sağlamışlardır. Atatürk 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığında Giresun Çepnilerinden olan Topal Osman Ağa ve arkadaşlarını milli mücadeleye davet etmiş ve Kazım Karabekir’in de tavsiyesiyle de kendisine Giresun, Trabzon Çepnilerinden oluşan bir muhafız kıtası seçmiştir. Topal Osman ve Giresun Çepnileri bu şerefli görevi başarıyla yerine getirmiş ve Cumhuriyetin ilanına kadar Atatürk’ün en yakın silahlı unsurları olmuşlardır.
ÇEPNİ BOYU
Çepni Türkleri’nin, Oğuzların Üçoklar kolundan (sol kolundan) Oğuz Kağan’ın oğlu Gök Han’ın soyundan geldikleri kabul edilir. Çepniler, Doğu Karadeniz’in Türkleşmesinde önemli bir rol oynamışlardır. Çepniler; 1071’de Anadolu’nun, 1277 yılından itibaren de Sinop’tan Trabzon’a kadar olan Karadeniz Bölgesi’nin fethedilmesinde (Tacettinoğulları ve Hacıemiroğulları) aktif rol oynadılar. 1277 yılında Sinop’a saldıran Rum Pontus İmparatorluğu’nun ordusunu bozguna uğrattılar. Çepnilerin mühim bir kısmın 1277 yılında Sinop Yöresinde yaşadığı görülüyor. 1404 yılında Timur a giden İspanyol elçisi Clavijo Ordu ve Giresun’un 10.000 kişilik bir Çepni kuvvetine Sahip Hacı Emir beyin oğlu Hacı Süleyman beyin elinde olduğunu yazmaktadır. Bu yüzyıllarda Hacıemiroğulları Trabzon Rum Devletine defalarca saldırmıştır. Yine bu yüzyıllarda Gümüşhane/Kürtün, Giresun/Doğankent civarına 100 bin Çepni Türkü’nün Giresun’un ve Trabzon’un kırsallarını yurt tuttuğu tarihi kayıtlardan anlaşılmaktadır.
Çepni boyunun özelliği “nerde yağu görse orda savaşır” olarak anlatılmaktadır. Onların haksızlıklara karşı gelen ve savaşçı karakterleri Trabzon’un fethini, Doğu Karadeniz’in Oğuz Türk Yurdu haline gelmesini, Doğu Karadeniz’de günümüzde de Oğuz Türkçe’sinin farklı ağızlarda da olsa konuşulmasını ve Milli Mücadele’nin kazanılmasını sağlamıştır. Çepnilere ait kabileler, değişik tarihlerde farklı cephelerde savaşmışlar ve ordu ile gittikleri bölgelere yerleşmişler. Savaşlarda çok önemli nüfus kaybı yaşamışlardır.
Geçmişten günümüze değin Giresun’da, Trabzon’da, Rize’de, Gümüşhane’de, Ordu’da, Bayburt’ta, Balıkesir’de, Van’da, Gaziantep’de, Manisa’da, Samsun’da, İzmir’de, Kırșehir’de, Bolu’da, Kastamonu’da, Zonguldak’ta , Sivas’ta Kayseri’de ve Konya’da birbirinden habersiz kalabalık Çepni Türk grupları asırlardır yaşamışlardır.
Çepni Türkleri, Anadolu’ya ilk defa Selçuklularla birlikte gelmişlerdir. Haçlılara karşı savaşan ilk Oğuz Boylarından olmuşlardır. Danışmentli Devletini kurmuşlardır. Tacettinoğulları, Bayramoğulları (Hacıemiroğulları) ve Karesioğulları gibi beylikleri kuranlar da Çepni Türklerindendir. Sarı Saltuk’un başında bulunduğu bir kalabalık Çepni grubu ise Balkanlara gitmiş bir kısmı Gagauz Türkleriyle karışmış bir kısmı ise Anadolu’ya geri dönmüştür.
Çepni Türkleri, Türkçe’den başka bir dille konuşmamaktadır. Genellikle Müslüman olmakla beraber Balkanlara göç edip dönmeyen, Gagauz Türkleri ile karışan bir kısım Çepni Türk’ü ise Hristiyan olmuş, ancak Türklüklerini unutmamışlardır.


