18 Mart, bir tören günü değildir.
18 Mart, BİR MİLLETİN YOK EDİLMEK İSTENİRKEN TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİRDİĞİ GÜNDÜR.
Bu gün, hamasetle değil GERÇEKLERLE anlaşılmalıdır.
Çanakkale, romantik bir destan anlatısı değildir.
ÇANAKKALE, EMPERYALİST GÜÇLERİN ANADOLU’YU PARÇALAMA PLANLARINA KARŞI, YOKLUK İÇİNDEKİ BİR HALKIN AKIL VE ÖRGÜTLÜ DİRENİŞİYLE VERDİĞİ TARİHSEL BİR CEVAPTIR.
Bu nedenle Çanakkale’yi sadece duygusal söylemlerle anlatmak, o mücadelenin özünü küçültmektir.
O gün cepheye sürülenler, bir ideolojinin sloganını değil, VARLIKLARINI SAVUNUYORLARDI.
Bugün o fedakârlığı sadece kutsal sözlerle anmak yetmez.
ONLARIN UĞRUNA ÖLDÜĞÜ BAĞIMSIZLIK VE AKILCI DEVLET ANLAYIŞINI YAŞATMAK GEREKİR.
Benim anamın babasının Çanakkale’de şehit düşmüş olması, bu günü benim için sadece tarihsel bir olay olmaktan çıkarır.
Bu gerçek, Çanakkale’yi romantik bir anlatıdan kurtarıp SOMUT BİR SORUMLULUK HALİNE GETİRİR.
Şehitlik, soyut bir yüceltme değil; TARİHİN EN SOMUT BEDELİDİR.
Yıllar önce Atatürk Düşünce Derneği Muğla Şubesi ile yaptığımız Çanakkale ziyaretinde, bu gerçeği daha net kavradım.
Şube başkanımız Ali Rıza Koca’nın öncülüğünde, akılcı bir rehber eşliğinde o coğrafyayı dolaşırken,
ÇANAKKALE’NİN BİR İNANÇ HİKÂYESİNDEN ÇOK, BİR STRATEJİ VE AKIL DERSİ OLDUĞUNU gördüm.
Yanımda dostlarım Alirıza Koca, Nazif İyibilir ve Sedat Atay vardı.
Bugün aramızdan ışıklara yürüyen dostlarımın hatırası, bana Çanakkale’nin yalnızca geçmişte kalmadığını,
TOPLUMSAL BİLİNÇTE YAŞAMAYA DEVAM ETTİĞİNİ bir kez daha hatırlatır.
Çanakkale’de Mustafa Kemal’in ortaya koyduğu liderlik, kaderciliğin değil;
BİLİMSEL DÜŞÜNCENİN, PLANLAMANIN VE ULUSAL ÖRGÜTLENMENİN BAŞARISIDIR.
Bu nedenle Çanakkale, bir mitoloji değil; RASYONEL TARİHSEL GERÇEKTİR.
Bugün 18 Mart’ı anmak, geçmişle övünmek için değil;
BAĞIMSIZLIĞIN SÜREKLİ SAVUNULMASI GEREKEN BİR KAZANIM OLDUĞUNU KAVRAMAK İÇİNDİR.
Eğer bu bilinç kaybolursa, en büyük zaferler bile tarihsel anlamını yitirir.
ÇANAKKALE’NİN GERÇEK MESAJI ŞUDUR:
ULUSLAR HAMASETLE DEĞİL, AKIL VE CUMHURİYET BİLİNCİYLE AYAKTA KALIR.
Bu nedenle 18 Mart, bir anma değil;
BİR HESAPLAŞMA GÜNÜDÜR.
GEÇMİŞLE, BUGÜNLE VE GELECEKLE YAPILAN BİR HESAPLAŞMA…
Benim için 18 Mart’ın anlamı budur.



