ZİRVEDE BİR AĞAÇ

Zeki Ordu
Ne zaman gündüz yolculuğu yapsam ilk defa geçtiğim yerleri dikkatle takip ederim.
İnsanın değil ülkeyi, bir bölgeyi bile ayrıntılı bilmesi mümkün değildir. Biz yolculuk esnasında özellikle varacağımız yeri düşünür, oraya ne için gidiyorsak ona dair hayaller kurarız.
Şayet taşıtı siz kullanmıyorsanız etrafı daha dikkatli takip etme şansınız vardır. Ancak akıp giden zaman içinde arkada bıraktığımız yerlerin farkına bile varmayız.
Seyahatler esnasında mevsim ve coğrafi bölge bitki örtüsünü belirler. Ayrıca geçtiğimiz yerlerinin yerleşim yeri veya boş arazi olması da bitki örtüsü için bir etkendir.
Özellikle uzun yolculuklarda mümkün olduğu kadar geçtiğim yerleri bir göz dahi olsa dikkatle incelerim. Bazen bir tarla, bazen bir akarsu, bazen kayalıklar, bazen bir göl veya gölcük görüş alanımıza girer.
Ekilmiş veya hasat edilmiş tarım arazileri kendini hemen belli eder.
Bazen küçük bir mahallenin yanından, bazen de bir köyün uzağından geçer taşıtınız. Yol kenarlarında bazı insanlara ve hayvanlara rastladığınız da olur. Yol boyu satıcılar mevsim ve bölge özelliğine göre yapar ticaretini.
Bazen uçsuz bucaksızmış gibi görünen meralar ve düzlükler geçersiniz. Bazen uzaklarda ufka set olmuş teper gelir göz hizanıza.
Ben en çok düzlüklerin ardındaki kayalıklara biten ağaçları merak ederim. Onları oraya biri mi dikti yoksa bir tohum oraya rüzgâr veya kuşlar tarafından mı götürüldü?
Öyle veya böyle orada bazı bitkiler bulunur. Hatta bazıları tek başlarınadır. Düşünebiliyor musunuz; bir tepenin zirvesinde bir tane ağaç…
Şayet fırsatım olursa dururu o ağacın fotoğrafını çekerim.
Yalınız bir şekilde canlılığını kaç sene sürdürmüş olduğunu düşünürüm o tür ağaçların. Belki dalına kuşlar bile konmamıştır kim bilir?
Uzaklarda tek başına yalnız bir ağaç…
Acaba kaç canlı böyle bir hayatı yaşıyor olabilir?

Yorum Ekle