Uyanış’ın (Edebî Mektebin) Mimarı Yaman Arıkan Hocam

Ahmet Yüter

Yaman Hocam; güzel bir insandı, mütevazi bir Müslümandı, halis-muhlis bir Türk idi.

Yaman Hocam; “Türk-İslâm Ülküsü” sevdalısıydı, alperendi. Derdinin, davasının ve düşüncesinin adamıydı.

Yaman Hocam; aydınlandığı ve inandığı gibi yaşayan, yaşadığını ve inandığını da yaşatmak için çabalayan örnek bir aydın insandı.

Yaman Hocam; ömrünü, ilme, irfana, milli kültüre, Kur’ân ve sünnet iklimine, bilhassa bu kutsî iklimin çok mühim öncülerinden “Yunus Emre” Alperen’imize adamıştı.

Yaman Hocam; mutasavvıf bir ruh ekseninde, ilmi çalışmalar yapan ciddi bir mütercimdi, yazdıklarını iştiyakla okutan çok yönlü bir muharrirdi.

Yaman Hocam; idealist bir mefkûre insanıydı. Heyecanlı, hareketli ve üretken olmayı ve üretken olanı çok severdi.

Yaman Hocam; yoklukları görendi, zorlukları çekendi, sıkıntıları yaşayandı. Yeni gelince çobanlık yapandı, yeri gelince okumak, aydınlanmak ve yetişmek için borçlandı, meşakkatlere katlandı.

Yaman Hocam; ömrünün 40 yılını uğruna adadığı “Bizim Yunus” sevdasını Topkapı Çinili Camii’nin “Entelektüel Kürsü”sünden 3 Cuma peşpeşe cami toplumunun anlayacağı bir üslupla anlatmıştı. “Yunus Emre” sevgisini aşılamıştı.

Yaman Hocam; kibar kelamıyla dinleyenlerini, velüd kalemiyle okurlarını irşad etti, aydınlattı, yetiştirdi.

Yaman Hocam; 1937 doğumluydu. 84 yaşındaydı, ama o hâlâ 18’indeki hareketli ve bereketli bir “delikanlı” gibiydi.

Yaman Hocam; “Yunus âşığı”, “Gazali sevdalısı”, Uyanış’ın (edebi mektebin) baş mimarı ve baş muallimiydi.

İşte böylesine müstesna özellik ve güzelliklere sahip bu güzel adam, bu güzel mütercim ve muharrir insan; derdini sevecek, düşüncesini yeşertecek ömrünü bereketlendirecek, “Rıza-i Bâri”yi kazanmaya ve kazandırmaya vesile olacak birçok eseri de neşretmeyi ihmal etmemişti. Çileye katlanmıştı. İnsanımızın ilim, irfan ve iman ekseninde yetişmesi için, uyanışı için, aydınlanması için adeta kanatlanmıştı.

Bizim de yakinen müşahit olduğumuz ve istifade etmeye çalıştığımız o çok mühim faydalı eserlerinden birkaçı:

1) Bizim Yunus 2) Yunus Emre ve Sergilenen Maskaralıklar 3) Yunus Emre ve Mukaddes Görevi 4) Vuslata Eren Derviş Yunus Emre 5) Abdülkadir Geylânî’nin Sohbetleri 6) İmam-ı Gazali’nin eserleri; – Kırk Esas – Abidler Yolu – Ey Oğul – Nur Kandıl 7) İslâm Ahlâk ve Fazileti 8) Gençlere Dini Bilgiler 9) Türklük Gurur ve Şuuru 10) İki Milli Mürşid 11) Ve en yeni eseri: İki Mustafa’mız

Sevgili Ahmet Bilgehan (Yaman Hocamın oğlu) o kibar ve hüzünlü ses tonuyla hocamın rahmet-i rahmana kavuştuğunu haber verince “inna lillahi ve inna ileyhi raciûn” diyerek hüzün yüklü duygularımla; Rabbim’den rahmet niyazında bulundum!

Arıkan ailesine “sabr-ı cemil” niyaz ediyorum. Yine yüce Rabb-i Rahimin’den ve sevgili okurlarımızdan da bir “Fatiha” bekliyorum!

Yaman Arıkan’ı Anma Duası

Allah’ım;

Bindokuzyüz Otuz Yedi’nin güzel bir gününde,

Manisa Salihli’nin Gökeyüp köyünde doğan,

Kibar, zarif, müstesna bir ebeveynin önünde,

Nurlu bilgileri alarak karanlığı boğan,

İlkokulu kendi köyünde severek okuyan,

İstanbul’da tahsil yaparak ruhuna dokuyan,

Dilbilimci yazar Yaman Arıkan kulunun

Kabrini nur, mekanını cennet eyle Ya Rabbi!

 

Allah’ım;

“Bizim Yunus” üzerine kırk yılını harcayan,

Ciddi, manidar projeler ortaya koyan,

Allah’ın Resülüllah’ın buyruklarını yayan,

Arapça, Farsça, İngilizce konuşup anlayan,

Millete lazım mühim eserleri yayınlayan,

İnsanları okumaya teşvik edip zorlayan,

Dilbilimci yazar Yaman Arıkan kulunun,

Kabrini nur, mekanını cennet eyle Ya Rabbi!

 

Allah’ım;

“İslam Ahlâk ve Fazileti” için hassas olan,

“Türklük Gurur ve Şuuru”yla donanımlı olan,

“Aklın Sesi ve Sağlıklı Çözüm” yolu bulan,

Nefret edip, sevmediği kötü huy elbette yalan,

Yedi cilt halinde “Bizim Yunus”u kaleme alan,

Tasavvuf ve kültürünün derinliklerine dalan,

Dilbilimci yazar Yaman Arıkan kulunun,

Kabrini nur, mekanını cennet eyle Ya Rabbi!

Yorum Ekle