TAŞOVA’NIN ÇİÇEK VE MEYVE BAHÇELİ EVLERİ

Zeki Ordu

Belki çok şeylerin olmadığı yıllardı.

Hanelerimiz vardı.

Huzurun olduğu zamanlardı yani.

Ülkenin başka yerlerinde de olduğu gibi daha tabii ve sade bir hayat sürülürdü köyde ve şehirde.

Belki nüfus bugünkünün beşte biri kadar ancak vardı. Ve Taşova’ya yerleşen kişilerin barınacak bir evleri olmalıydı.

Nüfusun az olduğu zamanlarda şehrin boş alanları daha fazla olurdu. Belki Perşembe günü kurulan “Pazar” dışında sakin bir hayat yaşanıyordu.

Muhtemel her evin küçük bir bahçesi de olmalıydı. Belki olmayanlar da olmuştur ama hatırı sayılı sayıda bahçeli evler vardır Taşova’da da.

O küçücük bahçesine sebze dikenler olmuştur muhakkak. Belki meyve ağaçları da vardır. Mesela bir incir ağacı.

Bir kenarda limon da dikilmiş olabilir. Elma, armut gibi uzun süre dayanan meyve ağaçları da olabilirdi.

Çocuklar yalınayak çimlere veya toprağa basıyordu. Böylece üzerlerindeki olumsuz enerji nötr hale geliyordu.

Tercihen meyve yerine çiçek dikenler bile olmuştur. Özellikle kadı zarafetini yansıtan bir anlayışla.

İçeri giren bir haneye, dışarı çıkan yapay olmayan bir dünyaya ayak basıyordu o yıllarda.

Önce binalarımız betonlaştı. Sonra da kalplerimiz. Daha sonra müteahhitler zuhur etti meydana. O güzelim haneleri yıkıp yeni binalar yaptılar soğuk ve ruhsuz.

Ardından PVC zuhur etti. Ahşap hayatımızdan çekildi.

Toprak da…

Biz hem içeride hem de dışarıda betona basmaya başladık. Halbuki kalbimiz çoktan betonlaşmaya başlamıştı.

Apartman daireleri komşunun adını değiştirdi.  Üç numara, beş numara diye. Halbuki daha önce Melahat Hanımlar, Hulusi Beyler idi komşularımız.

Ve bugünkü Taşova çizildi.

İnsanlar kibrit kutusu gibi sıra sıra dizildi.

Taşovalı o güzel yüreği ile taş binalarda yaşamaya başladı. Dışından direnemediyse de insanlığını korumaya çalıştı. Medeniyet (!) denilen şey bizi esir almaya başlayınca eskiye ait çok şey geride kaldı. Tıpkı telefonlardan sonra mektupların da hafızalarda ancak kalması gibi.

Taşova intibalarımı yazmaya devam edeceğim. Gördüğüm o ki Taşovalı o sıcacık yüreğini korumaya çalışıyor bütün olumsuzluklara rağmen.

Ve iyi insanlar…

Daha iyi şeyleri hak ediyorlar.

Gönül dolusu semaları iletiyorum.

Yorum Ekle