TAŞOVA’da BİR, ULUKÖY’DE İKİ…

TAŞOVA VE ULUKÖY’DE İKİ MİNARELİ CAMİLER

İnsanoğlu yeryüzüne geldiği günden beri kendinden üstün olan bir gücün varlığına inanmıştır. Bu güç bazen bizim bildiğimiz, gördüğümüz şeylerden biridir.
İnanma yanı sıra tapınmayı getirmiş. Tarihte, Aya, Güneşe, göğe, yıldızlara, gök gürültüsüne, boğaya, ineğe tapanlar olduğu gibi; genel adı tek tanrılı din olarak bilinen birtakım inanışları vardı.
Daha sonra Musevilik, Hristiyanlık gibi kendilerine mabetleri olan dinler kabul gördü.
Türklerin İslamiyet’i kabulüyle ve Anadolu’ya yerleşmesiyle cami ve mescitlere önem verildi. Özellikle cuma ve bayram namazlarının cemaatle kılınması, diğer vakitlerde de namaz vakitlerinde işi olmayan Müslümanlar namazlarını camilerde eda etmeye başladılar.
Özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemi mimarisi camilerde de kendini gösterdi. Her iki medeniyetin sanat ve zevkleri yapılan eserlere yansıdı. Böylelikle cami Müslümanlar arasında hep önemli yer tuttu.
Zaman içinde nüfusun artması, köylerin birbirlerinden uzak olması kendi muhitinde ibadethaneler açılmasına vesile oldu. Kâh camii, kâh mescit gibi ibadethaneler vatandaşın hizmetine girdi.
Cumhuriyetten önce camilerin minare sayısı bazı kurallara bağlıydı. Yine camilerin büyüklüğü ve her camilerin din görevlilerinde aranılan hususiyetler aynı değildi.
Günümüzde her köyün en az bir cami vardır. Bazı büyük köylerde bu sayı artabilir.
Taşova’ya geldiğimde uğradığım Uluköy’de iki minareli iki tane cami vardı. Öğrendiğime göre “an itibariyle” Taşova’nın ilçe merkezinde iki minareli cami sayısı bir tane idi.
Elbette bu çok önemli bir şey değildi. Ama basite alınacak kadar da değildi. Minare caminin sembolüdür. İnsanlar nerede minare şerefesi görse orada bir caminin varlığına hükmeder. Ayrıca minare orada yaşayan insanların Müslüman olduğuna da hükmedebilir. Her ne kadar Avrupa ve dünyanın muhtelif ülkelerinde de cami varsa da oranın bir İslam beldesi değil, Müslümanların yoğun olduğu yerlerden biri olarak algılanabilir.
Kısaca minare eskilerin tabiriyle “Alamet-i farika” hükmündedir. Yani aslının habercisidir.
Uluköy’ü gezerken iki tane çift minareli caminin önemini anca Taşova’da bir tane olmasıyla dikkatimi çekti.
Öyle veya böyle ortada böyle bir durum var. Ben sadece tesadüfen gördüğüm bu durumu kaleme almış oldum.
Elbette ki camiden daha önemlisi cemaattir. İbadet her yerde yapılır. Özellikle İslamiyet’te cuma ve bayram namazları ile ramazanlarda kılınan teravih namazları camilerde kılınır.
Tabii bir de cenaze namazları…

Yorum Ekle