TAŞOVA: GÖNLÜ GÜZEL OLANLAR ŞEHRİ

Seyahat etmek, sadece yeni yerler görmek değildir.  Şayet bir şehrin “kalbine” girmemişseniz sadece bakınıp durmuşsunuz demektir.

Şehre mümkün olduğu kadar farklı açılardan bakmak lazım. Bir cadde, bir sokak, tarihi bir bina şehri tanımlamaz. Aslolan insandır.  Şayet gittiğiniz yerde insana ve hayata dair gözlemleriniz yoksa bir şeyler yarım kalmış demektir.

Taşova’ya yolumuz düşmüştü ekim ayının son haftasında. Konaklama işini hallettikten sonra şehri dolaştım. Her ne kadar Karadeniz sahillerinde doğmuş ve yaşamışsam da her tarafı “tepelerle” çevrili birçok şehir görmüşlüğüm vardı.

Şehir insana ferahlık hissi veriyordu. Düzgün planlanmıştı. İnsanlar birçok şehirde olduğu gibi birbirine çarpmadan dolaşabiliyordu.  İlk intiba olarak sakin ve temiz bir şehir havası veriyordu. Gezdikçe aynı sükûneti hissettim.

Şehrin yabancısı olduğumdan soru soracağım çok kimse yoktu. Akşam olunca Ahmet Günaydın Bey ile buluştuk.  Yani şu yazı yazdığım gazetenin mimarı ile. Sağ olsun kısa süreye çok şey sığdırdık. Şehir ve geleceği üzerine sohbet ettik fikir yürüttük.

Ahmet Bey bize kısa ve öz bilgiler verdi. Zaten çok vaktimiz de yoktu. Zamanı mümkün olduğu kadar olumlu değerlendirmeye çalıştık.

Şehrin fiziki yapısı yanında kültürel yönlerini de çözmeye çalıştım.  Eski ile yeninin bir araya geldi bir şehirdi. Bir ilçe merkezinde çok alışık olmadığımız ticarethanelere rastladık. Küçük tarım aletleri, PVC den yapılmış canlar, el yazması eski tabelalar, bilgisayar ve cep telefonları ile ilgili işyerleri eczaneler, kıraathaneler vs.

Bana en ilginç gelen işyerlerinden biri de hem markalı ve günümüze hitap eden ayakkabılar, hem de eskilerden “Kara lastik” dedikleri ayakkabıların aynı vitrinde sergilenmesiydi.

Aslında çok güzel bir durumdu. Bize nereden geldiğimizi hatırlatıyordu. O mağazanın önünden yavaşça geçtim. Maziyi andım. Hatıralar resmigeçit yaptı gözümün önünden.

Dedemin bana getirdiği “cızlavet”  ayakkabılar geldi hatırıma.

Hatıra, hafızadır. Veya hafıza, hatıradır. Nerden bakarsanız bakın insana geçmişi hatırlatan her şey gönül telini titretir.

Gönül bu’ ne zaman neye tepki vereceği belli olur mu?

Kısaca Taşova bana “Gönül tarihimi” hatırlattı.

Taşova güzel bir şehirdi.

Gönlü güzel insanların şehriydi Taşova.

Taşova’ya gönül dolu selamlar yolluyorum Ünye’den.

Yolumuz düşerse daha fazla yazarım bu sefer.

Zeki Ordu

Yorum Ekle