SÖĞÜTLÜ GÖNÜL PROJESİ

Zeki Ordu
Tirebolu Cumhuriyet Ortaokulu ile başlayan meslek hayatım 37 senin ardından Söğütlü Ortaokulu ile son buldu. Bu son resmi bir sondu ve sadece bedenen orada değildim.
Gönlün mesafesi olmaz. Onun sınırı da yoktur zaten. Ne sınırı olur ne bekçisi. Kimin nasıl girdiği, kimin nasıl orada yer aldığı belli olmaz. Zamansız ve tanımsız bir şeydir.

Günümüzde “Ahde vefa” kavramı eskiye nazaran çok azaldı. İnsanoğlu ferdileşmeye yüz tutunca “Ben merkezli” olmaya başladı. Birinin derdiyle dertleşmek, onunla halleşmek çok eskilerde kalan bir şeydi. Aranan ve özlenen bir şeydi ayrıca.

Söğütlü Ortaokulu Müdürü Ali Uçar aynı zamanda bir buçuk sene mesai arkadaşımdan almış olduğum bir “Sanal davetiye” ile okullarında yani benim de aktif olarak son çalıştığım okulda TÜBİTAK 4006 adıyla bir bilim fuarı yapılacağını haber verdi. Çok hususi bir durum olmadıkça davete icabet etmenin elzem olduğunu bilenlerdenim. Ben de belirlenen gün ve biraz saatinden önce okula ulaştım. Okulun sadece sekizinci sınıflarının dersine girmiştim. Diğerleri isim ve suret olarak bana yabancıydılar.
Bu ve buna benzer projeler okullarda yapılır. Yapılır yapılmasına da her okulun şartları ve imkânları aynı mıdır sorulmaz. Zaten okullar da bunlara alışıktır ve ellerinden gelenleri yapmaya çalışır.
Bugün ülkede bulunan okulların hepsinin de eşit olduğu tek şey yönetmeliklerdir. Gerisi; sosyal, iktisadi, kültürel ve birçok alanda farklıdır.
Adı geçen proje ülkenin muhtelif okullarında yapılmıştır. Özel statüleri ve cüzdanları farklı olan öğrenci velilerinin çocuklarını hangi okullarda eğitim verdiğini yazmanın bir âlemi yok. Ancak Söğütlü ve benzeri okullarda eğitim gören öğrencilerin babaları, aileyi ayakta tutmak için her gün çalışmaya mecburdur. Çünkü şartları onu gerektirmektedir. Onları boş durma gibi vakitleri olamaz. Onların elleri nasırlı, omuzları yüklüdür. Asıl yük ise geçim yüküdür ki işte onun dışarıdan bilinmesi çok zordur.
Çocuklarını “Kendileri gibi olmasın” diye yollarlar okullara. Büyük bir umutla. Okuyup önemli görevler alıp kendilerini kurtarmayı hayal ederler. Yahya Kemal Beyatlı “İnsan âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar” dememiş miydi? İşte o hayal ile yaşar çok insanımız. Vicdanını bilmem ama cüzdanı kabarık olanlar bir şeyleri hayal etmezler. Lüzumu da yoktur zaten.
Her okul aynı projeyi yapmaya çalışırken Söğütlü ve benzeri yerde olanlar da ellerinde kıt imkanlarla katılır. Söğütlü Ortaokulu öğrencileri de kendi imkânlarıyla katıldı bu projeye.
Belki kullandıkları malzeme “markalı” değildi. Belki de yeterli değildi. Ancak öğretmenlerini desteği, kendi azim ve hayalleriyle yaptılar yapacaklarını. Aslında bu tür okullardan çıkan başarılı projeler hep takdir görmez. Bazen görmezden gelinir. Çünkü “çok markalı” malzemeler ile bir şey üretemeyen başka okulların yanında nerdeyse artık malzeme ile başarılı çalışmalar yaparlar. Ve ondan dolayıdır ki görmezden gelinir.
Söğütlü Ortaokulu öğrencileri; Gönül Erenleri, Snop Words, Engelliler İçin Akıllı Robot, Tohum Bankaları, Köpüren Canavarlar, Yoğunlukların Savaşı, Bakteriler En Çok Nerede Toplanır, kalbur Üstü Sayılar, Naiper Şeritleri, Tesla Bobini, Obeziteye Karşı Harekete Geç, Asit Yağmurlarının Bitkiler Üzerindeki etkisi, Asitli İçeceklerin Diş Sağlığına Etkisi, Uzun Anahtar, Şu An Neredesin, Işıklı Madenler, Şehirler Işık Saçıyor, Besinlerdeki Şeker Miktarı, Solucan Deyip Geçme, Madeni Paraları Ayırma ve Eskimeyen kelimeler proje isimleri.
Her birini birkaç defa gezdim. Onları sunan görevli öğrencilerin gözlerindeki ışıltıyı görülmeye değerdi. Tabii öğretmenlerinin de bunda payları çoktu. Başta Okul Müdürü Ali Uçar olmak üzere, Murat Araz, Turgut Bulut, Cihan Macit, Semanur Tekcan, Sevda Batur, Metin Moral, Engin Pekdemir, Binnur Aykül Sunar, Hülya Burçin Öztürk, Sabri Saraç, Seda Aykül, Pınar alışkan uygun ve Mine Şahin’inde katkıları göz ardı edilemez.
İdareci, öğretmen, veli, öğrenci ve okulda ne kadar çalışan varsa hepsini ayrı ayrı tebrik ederim.
Bu arada Seda öğretmene ilk defa soru sormadım. Ne de olsa görevleri vardı. Ayrıca Fen derslerinde gösterilen, dilin en uç kısmının hissettiği tat alma duygusuna ait besin maddesinin şekli ve tadı hakkında yazı konusu buraya sığmayacağı için de Hülya öğretmenim konuyu unuttum sanmasın.
Bütün eğitim camiasına sağlıklı ve başarılı bir dönem dileklerimle.

Yorum Ekle