Sistem yok… İşler durur. Beklenecek… Zümrüt Aysun Caba

“Sistem yok” sözünü hemen hepimiz duyuyoruz. Sistemin gelmesini beklemek gerekiyor. Tüm işler duruyor.
“Sistem yok ” sözünü yeni nesil anlıyor çünkü bilgisayarlarla yetiştiler.

Ancak çoğunlukla bilgisayarla yani aslında ” sistem” sözcüğüyle tanışmamış bir halka hizmet veriyoruz. Onlar bu cümlenin ne anlama geldiğini bilmiyorlar.

“Biraz önce filanca yerde idim orada sistem vardı burada niye yok ki” diyorlar. Sizin bekletmek için yalan söylediğinizi düşünüyorlar.

“Oranın sistemi ile buranın ki ayrı” dediğinizde ise “oradaki de bilgisayar buradaki de bilgisayar” diyorlar, ikisinin bağımsız olduğunu anlamıyorlar.

Hatta internet yavaş dediğinde “benim telefonumdaki internet gayet hızlı sendeki niye yavaş olsun aynı yerdeyiz” diyorlar. Cep telefondaki internet ile sabit internetin farklı sistem olduğunu da anlamıyorlar.

Gazetede doktora şiddet uygulandığı haberini okudum. Sistem yokmuş doğal olarak beklemek gerekmiş.

Ancak “sistem yok” sözünün anlamını bilmeyen sabırsız hastalar doktora şiddete varan tepkiler göstermişler.

Bu saatten sonra bilgisayarı bilmeyen halkımıza bilgisayarı ve sistemin asıl çalışma şeklini öğretemeyiz belki ancak sistem olmadığı zaman işlemlerin mecburen durduğunu, tamir olması için beklemek gerektiğini öğretebiliriz diye düşünüyorum. Mesela cep telefonlarına bilgilendirici mesajlar gönderilebilir devlet tarafından.

Birde sistem durduğunda çalışan internet üzerinden yazışarak sistem arıza bildirimini zaten yapar, ancak bekleyenin bundan haberi olmaz. Boş boş oturduğunu sanıp ” neden telefon açıp birini çağırmıyorsunuz” diye tepki gösterirler. Sanıyorlar ki elinde tamir kutusu bir teknisyen gelecek vidaları sıkıştıracak kabloları bağlayacak ve tamir edecek sonra da sistem gelecek…

Oysa artık sistem tamirleri online dediğimiz, bilgisayar üzerinden internet aracılığı ile uzaktan erişimle yapılıyor. İnternet üzerinden belli programlar güncellenerek yapılıyor. Yani tamircinin bizzat gelmesine gerek yok! İzmir’de bulunan bir bilgisayara İstanbul’ dan müdahale edilebiliyor. Yani İzmir’de bilgisayarda sistem gitti ise İstanbul’da çalışan bir bilgi işlemci internet aracılığıyla uzaktan müdahale edip tamir edebiliyor. Tabii bu zaman alıyor ve beklemek gerekiyor.

Velhasıl sistem ayrı ayrıdır, bazen aynı şirketin farklı şubelerinin birinde sistem var iken diğerinde olmayabilir, ve tamir için şahsen bizzat birinin gelmesine gerek yoktur.

Hazır aklıma gelmişken söyleyeyim “ameliyathane temizlik için bekleyecek” dendiğinde elinde süpürge, bez temizlik görevlileri gidecek, içeriyi silip süpürecek diye birilerini beklemeyin! “Gelmedi kimse, bize yalan söylüyor doktorlar” diyenleri bizzat duydum…

Zira ameliyathanelerin her ameliyattan sonra belirli süre temizlenmesi için bekletilmesi havalandırılması dezenfekte edilmesi gerekiyor. Yani belli bir saat ameliyathane boş iken klima çalışacak, ayrıca doktorların ameliyat için kullandığı metal malzemelerin steril makinalarında yine belli bir saat temizlenmesi, bakteri ve mikroplardan arındırılması gerekiyor. Yoksa ilk ameliyattaki bakteri ve virüsler bir sonraki ameliyat olacak olan hastaya bulaşabilir. Sağlıklı bir ameliyat süreci için bekleme süresini de göze almak gerekiyor.

Mesela doktor sizden tahlil istediyse ve hemşire size aynı güne değilde bir başka güne randevu verdiyse bunun sebebi bazı tahlillerin aç olarak hatta bazı tahlillerin uyandıktan 3 saat sonra verildiğinde gerçek sonuca ulaşılacağı içindir. Yani umursamadı,keyfinden “bugün git yarın gel” dedi demek değil!

Yani demem o ki çalışanlara güvenin… Çalışanlar uzaydan gelmedi sen, ben, senin çocuğun, komşunun kızı vs. Yani biziz. Onlar yalan söylemiyor, istisnalar olabilir belki ama her çalışan kendi kapasitesine ve gücüne göre elinden geleni yapıyor. Bu kadar güvensizlik kendinize de ruhsal olarak zarar verir.

Bekleyebilmek de bir erdemdir…

Zümrüt Aysun Caba

1 Temmuz 2022

 

Yorum Ekle