ŞEKERCİ METİN

Bezen öyle tanıdıklarımız aramızdan ayrılır ki akraba olmasak bile bir hüzün kaplar içimizi. Bunlar şehrin tanıdığı esnaflardandır. Herkesin mutlaka bir yolu düşmüştür o esnafın dükkânına. Zaman içinde de duymayan kalmamıştır ismini.  Kunduracıdır, nalburdur, tatlıcıdır, pastacıdır kısaca aynı işi ömür boyu yapan biridir. Bu kişiler ülkenin her il ve ilçesinde vardır.

Yaşadığım ilçede, bir şekercinin vefatı üzerine kaleme aldım bu yazıyı. Ona vefa olsun diye. Olay her ne kadar Ünye’de geçse de Taşova’nın da, Manisa’nın da bu ve benzeri kişileri vardır.

Ünye’ye geleli otuz yılı aşmış olmasına rağmen geçerken selamlaşmanın haricinde sohbet etmişliğim yok.

Kendi mütevazı dükkânında muhtelif şekerlemeler satan; dış görünüşü sade biriydi. Tanıyanların Ünye ile ilgili bilgilerinin epey fazla olduğuna dair konuşmalar yaptığını duydum.

Bu kişilerden sağlığında iken fikir ve tecrübelerinden faydalanmak lazım. Belki Ünye’de bu hususta çalışma yapanlar kendisiyle konuşmuş olmaları mümkün. İlerleyen zamanda bunları okuyacağımızı sanıyorum.

Şekerci Metin’in dükkânında cam kavanozlar içinde bulunan akide şekerleri beni çocukluğuma götürürdü hep. Şekerci Metin’in mamullerinin evimize sık girdiğini de biliyorum. Eşimin çocukluğundan beri Ünye’de yaşaması, eski esnafların tanıması ve önceliklerinin bu esnaflar olduğunu biliyorum.

Metin ağabey kaç yıldır bu işi yapıyor bilmiyorum. Bildiğim o ki gördüğüm günden beri çizgisini hiç değiştirmedi. Hâlbuki Şekerci Metin bir markaydı ve bunu ticari olarak kullanabilirdi. O, belki babadan kalma usullerle yaptığı ticaretini sırf daha çok para kazanmak uğruna değiştirmedi ve Şekerci Metin olarak hayatını devam ettirdi.

Her zaman işyerinin önünden geçerken ak saçlı o mümtaz insana gıpta ile baktım. Dükkânı göz ardı bir yerdeydi.  O görünmeden de bilinen bir esnaftı.  Malzemeleri “tatlı” mamuller üzerineydi. Dünyanın bütün acılarına direnen bir hali vardı. Sattığı mamullerden hangisini alırsanız alın, ağzınıza götürdüğünüz andan itibaren sadece diliniz değil ruhunuz da tatlanıyordu.

Ben ne zaman yanından geçsem o tadı alıyordum. Ona baktıkça içimden bir şeyle kopuyor gibi oluyordum. Çünkü değil Ünye’de ülkede bile bu tür esnaf çok azalmıştı. O “Gönül esnaflarımızdan” biriydi. Belki neslinin son temsilcilerindendi.

Şekerci Metin’in vefatını öğrenince neler hissettiklerimi yazamam. Zaten yazmaya kalksam meramı anlatacak kelime bulmak zor.

Dünyamızı terk eden sadece Şekerci Metin olmadı. O, bir devrin sembolüydü. O insanlığın, hatıranın, samimiyetin ve gönlün bir sembolüydü. Şekerci Metin gibi olan herkes sadece kendilerini değil devirlerini de temsil ettiler.

Kusurumuz varsa affet bizi Metin ağabey. Bende hakkın yok ama yine de helal olsun.

Sen Şekerci Metin ağabey. Giderken sakın şekerlerim geride kaldı sanma. Sen bizim ağzımıza tat, içimize acı bırakıp gittin. Ruhun şâd mekânın cennet olsun.

 

Yorum Ekle