KADINLA ERKEK EŞİT DEĞİLDİR!

Doğrudur; kadınla erkeği eşit seviyeye getiremezsin çünkü; bu
eşitlenme işi doğanın fıtratına aykırıdır.
Kadın üstünlüğünü doğurganlığından alır; Neşet Ertaş’ın dediği gibi;
kadın insan erkek insanoğludur.
İlkel, köleci, feodal toplumlarda bedensel güç her şeyi belirlemiş;
kadının doğurganlığından gelen gücü yok sayılmış, erkeğin kölesi
olmak mecburiyetinde bırakılmıştır.
Sadece ilkel, köleci, feodal düzende değil, inanç sistemlerinde de
kadın hep ikinci sınıf sayılmış, hak ettiği değeri görememiştir.
Kadın, çocukların anası; evin kadını; kocanın hizmetkârı kabul edilmiş;
tüm emir ve yasaklar, toplumsal yaşamda kısıtlamalar kadınlara
getirilmiştir.
“Cennet anların ayaklarının altındadır” dense de kadın hep ezilmiş,
baskılanmış, ötekileştirilmiş, erkeğin kölesi sayılmıştır.
“Saçı uzun aklı kısa!” denilerek, kadın aklı aşağılanmış; yetmemiş
ahlaksal olarak da kadın adeta şeytanlaştırılmış; tüm kötülüklerin
kaynağı sayılmış; tarihsel süreçler içinde hiçbir toplumsal, kurumsal,
yönetsel işlere layık görülmemiştir.
Üretim araçları, toplumun yapısının değişmesi, modern bir çağa
girilmesi ile birlikte kadının toplumdaki yeri değişmiş; kadın, sosyal
yaşamın tek belirleyicisi, değişimin, gelişimin öncüsü olmuştur.
Kadın yaşamın her alında vardır.
Kadının olmadığı bir yer yoktur.
Bilgisi, zekâsı, zarifliği, şefkati, analık yüreği ile toplumun motor gücü,
vicdanıdır.
Kim, kadın erkeğin gerisindedir derse bilin ki kadını sömürmek; kadını
ötekileştirmek içindir.

Mustafa Kemal Atatürk ne güzel ifade etmiş; “Bir toplum, cinslerden
yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o
toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı
başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur.”
Bir kadın olarak kentim yok. Bir kadın olarak kentim tüm dünya…
Bir kadına doğru ayakkabıları verirseniz dünyayı bile fethedebilir.
Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir.
Başka bir söze daha gerek var mı?
Sizce…

Gündoğdu YILDIRIM

Yorum Ekle