GÜZEL MEMLEKETİM..

*Adına, tadına, tarihine, tabiatına, dağına, toprağına , taşına, ekmeğine, aşına, kalesine, saat kulesine, vadisine, bağına, bahçesine, mağarasına, medresesine, müzesine, hayran olduğum; üstüne “sevgi çiçekleri” derlediğim güzel memleketim, seni çok ama çok özledim…

*Seni hayal ettikçe şanlı ecdadımın muazzam eserleri, muhteşem hatıraları , şahsiyetli izleri, şerefli sözleri gözümün önünden “filim şeridi” gibi akıverdi. Sana meftun olan “içimde ki çocuk” ruhumun penceresinden hasret yüklü nazarlarla sana doğru bakıverdi.
*Sendedir tarihi yapılar ve kapılar. Sende zuhur eder çepeçevre rengarenk akışlar ve nakışlar. Sende ki “yöresel ve kültürel değerleri” ifade etmeye kalemimin gücü yetmez. Sana gelen sende seni bulmadan gitmez .Seni bilenin ve sevenin içinde ki aşkı, sendeki güzelliklerle ve özelliklerle çoğalır da bitmez.
*Sana bakan şaire şiirini yazdırırsın. Seni seyr–ü temaşa eden hatibe en güzel hitabını yaptırırsın. Seni gözlemleyen mimarın ve mühendisin gıpta damarlarını canlandırırsın. Sana misafir olana unutulmaz muhteşem hatıralarını yaşatırsın.
* Özgünlüğü ve düzgünlüğü, arayan sende bulur. Hani derler ya.. “her şeyin orta hali güzeldir” diye.
Sen de orta karadeniz’ in göz kamaştıran güzellikte ki çok sevimli yerleşim yerisin. Sen seni görene, bilene ve gezene huzur verirsin.
*Aşkın ve sevginin çok anlamlı rengini ve ahengini aksettiren Ferhat ile Şirin’imizin diyarısın. Tarımda verimliliğin ve bereketin, kültür de, sanatta, edebiyatta anlam yüklü hareketin ayarısın. Adıyla, tadıyla, kokusuyla, oluşuyla, rengiyle ve güzelliğiyle dünyanın dört bir yanına namı yayılan “misket elması”nın vatanısın.
*Hayvancılıkta, sanayide, ticarette, pek çok mühim iş alanında girişimde, üretimde ve gelişimde öncüsün. Yazın sıcaklığını hissettirensin, kışın ılıman tatlı havanı estirensin. Boldur senin yağan rahmetin, insanının gönlünde şahlanır merhametin…
*Biyolojik ve ekolojik çeşitliliği sende bulurum. İnsanında ki vefakarlık ve fedakarlık ufkunu görünce herkes gibi ben de mutlu ve umutlu olurum. Diyarına ve civarına yol bulup ta seni ziyaret edemesem üzülürüm, yorulurum. Bitkilerine ve etkilerine, iklimine ve lezzet kültürüne hayranlık duyarak meftun olurum. Sende ki güzel kokuya ve dokuya tutulurum, vurulurum.
*Hep duyarım, bilirim huzur isteyenlerin tercihi sen olursun. Sen seni sevenlerin içinde buket buket çiçek olur yeşerirsin, sen senin kıymetini çok iyi bilenlerin içinde yaşarsın.
*Mağaralarına, müzelerine, medreselerine, kültürüne, şehir ruhunu aksettiren evlerine, yerlerine, coğrafi zenginliğine, manalı sakinliğine, derinlikli sessizliğine, senin için yazılan güftelerine, senin için yapılan bestelerine, senin için söylenen şarkılarına ve türkülerine hayranlığım, tutkunluğum içimde bitmez ve yitmez hiç.
*Saat kule’ ne ve kale’ ne çıkıp, gecende ki gündüz güzelliğini, gündüzünde ki gece güzelliğini seyrü temaşa etmeyi çok ama çok özledim. Bulunduğum yerden seni ekranlardan seyrederek ve akranlarımdan dinleyerek bir an evvel sana kavuşmayı özledim.

***

*Ben seni; başlangıcında köy olarak kurulan, sonra kasabaya dönüşen ve en sonunda ilçe olarak hayat bulan, sevimli, şirin meşhur termal kaplıcası ile insanlara şifa sunan Hamamözü’nle birlikte sevdim.

*Ben seni; coğrafi yapısına bakan, tarihi güzelliğini gözlemleyen insanın içini ferahlatan tarımıyla, tahılıyla, hayvancılığıyla, madenleriyle, derin hatıralarıyla anılan, havasıyla, suyu ile farklı bir güzelliğe sahip, yazı sıcak ve kurak, kışı ılıman ve yağışlı, yüksek kesimlerde soğuk bir iklimi olan, rahmetli babamım doğup büyüdüğü, adını “Gümüş ve Hacıköy” beldelerinin birleşiminden alan şirin ve güzel şehir Gümüşhacıköy’ünle birlikte sevdim.

*Ben seni; “yediler” namıyla anılan gölleriyle, tarıma elverişli verimli ve bereketli topraklarıyla, çok yönlü imkanları bağrında besleyen ovasıyla, askeri savunma ve ticaret yolu güvenliğine sahip, taşan (halk dilinde tavşan) dağı ile meşhur, tarihi, dini, milli kültür merkezi özelliğiyle ma’ruf, yedibin yıllık geçmişiyle tarih boyunca bir çok uygarlığa ev sahipliği yapmış, yazı kurak ve yağışsız, kışı ve baharı yağışlı geçen bir iklime sahip, “yer, toprak, sınır” manasına gelen , doğup büyüdüğüm sevimli ve güzel şehir Merzifon’unla birlikte sevdim.

*Ben seni; tarıma elverişli topraklarıyla, tabiatının yeşermesine ve güzelleşmesine vesile olan akarsu ve gölleriyle, verimli bağları ve bahçeleriyle, geleneksel el sanatlarıyla, ören yerleriyle, festivalleriyle, tarihi, dini ve milli eserleriyle bilinen, geçiş iklim özelliğine sahip, akarsu ve göletleriyle meşhur, öncesinde “Arguma” (Sulakyurt) ve “Suluca” iken en sonunda “Suluova” namıyla hayat bulan Suluova’nla birlikte sevdim.

*Ben seni; Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait çok sayıda tarihi belge ve bulgulara sahip, coğrafi oluşumuyla, arazi akımıyla, çevresine hayat sunan akarsularıyla ve gölleriyle, ılıman ve karasal oluşuyla, yazı kurak ve sıcak, kışı ılık ve yağışlı iklimiyle, yükseklerde ki soğukluğuyla, güzel bitki örtüsüyle, meşhur “çiçek bamyasıyla”, turizmi canlandıracak düzeyde Yeşilırmak vadisi üzerinde ki zengin kültürel mirasıyla bilinen ve sevilen, adını “Destek, Uluköy, Esençay ve Yeşilırmak”ın oluşturduğu verimli sahadan alan güzel şehir, Taşova’nla birlikte sevdim.

*Ben seni; ticaret yollarının kesiştiği bir coğrafya üzerine kurulan, tarihi “Anadolu Tarihi” kadar eski olan, ulaşımı kolay, yazı sıcak ve kurak, kışı ılık ve yağışlı geçen, eğitimi ve kültürüyle, tarımı ve meyveciliğiyle namlı, Yeşilırmak vadisinin kolu “Çekerek Irmağı” ile maruf, “Amasya’nın elması, Göynücek’ in bamyası” deyimiyle meşhur, Göynücek’inle sevdim.

*Ben seni bütün köylerinle, beldelerinle, kasabalarınla, insanlarınla ve topyekun varlığınla sevdim.
*Güzel memleketim, canım Amasya’m; Pandemi araya girince, sağlık tedbiri söz konusu olunca, hiç olmazsa memleketimin güzel insanlarıyla sana olan sevgimi ve hasretimi dile getirmek ve İstanbul’ dan bütün ruhu canımla bir selam vermek ve hayır duada bulunmak istedim. En kısa zamanda Rabbimin izni ve inayetiyle buluşmak ve kavuşmak üzere… Ve yine senin için yazdığım şu kısa şiirimle bu yazımı noktalamak istiyorum.

GÜZEL MEMLEKETİM

“Memleketin nere” diye bana sorduklarında,

“Amasya” der, duygulanırım, özlerim seni ben!
Sen’le ilgili rüyamı hayra yorduklarında,
Görme umudumla şahlanır gözlerim seni ben!
***
İlçelerin, köylerin, tarihi güzelliklerin,
Gözümde tütüyor, türkümde söylerin seni ben!
Evlerin, çeşmelerin, bambaşka özelliklerin,
Burnumda tütüyor, şarkımda söylerim seni ben!
***
Gümüşhacıköy, Göynücek, Hamamözü, Taşova,
Doğduğum, büyüdüğüm Merzifon ve Suluova,
Huzur verir sende ki dağ, bağ, ırmak, su ve hava,
Güfteni yazıp, gönlümde bestelerim seni ben !
***
Canım Türkiye’min çok mühim şehrisin diye,
Cumhuriyetimiz’ in tarihi mührüsün diye,
Yaşama sevincimizin ulvi ruhusun diye,
“Dost meclisinde” anlatır, üstelerim seni ben!
***
Ülkem’ in gözbebeği, İstanbul’dan selam olsun,
Hatıranı yad eden, sevgi yüklü kelam olsun,
Değerin, insanın yaşasın diye duam olsun,
Gönlümde açan gül gibi destelerim seni ben!
***
Not : Sevgili okurlarımın yaklaşan Ramazan- Şerifini tebrik ederim. Rabbimden hayırlı, huzurlu, feyizli, bereketli ve sağlıklı günler ve geceler, anlar ve zamanlar yaşamalarını en içten dileklerimle niyaz ederim. Selam, sevgi, hürmet, muhabbet ve dualarımla…

Ahmet YÜTER

Yorum Ekle