GÖNÜL SICAKLIĞI

Her sene kış ayları yaklaştıkça bir kar merakıdır tutar çoğumuzu.  Kar, kışın en önemli alametidir. Yağmasına, özellikle çocuklar ve kış sporlarına meraklı kişiler çok sevinir.

Anacak kış zahmetli bir mevsimdir. Başta soğuktur. İşi dışarıda olanlar bu soğuğa rızıkları için katlanırlar. Bakmayın televizyonlarda kayak yapanlara. Onları tuzu çoktan kurudur.

Bizim gibi orta halli veya az gelirli kişiler kışı biraz zorlanarak geçirir. Gündelik işler bulmak zordur. İnşaatlar durmuştur. Tatil bölgeleri işçi azaltır vs.

Tarla takın işleri çok olmaz. Özellikle karasal ilkim kuşağında daha sert geçer bu mevsim.

Bizim gibi dar gelirli veya yağıyla kavrulacak kadar geliri olan kişiler ise başka türlü keyfine varmaya çalışır kışın.

Sabah bir işi için evinden çıkmış birini düşünün. Gün boyu sokakta kalıp eve döndüğünde aklında açlıktan çok soğuk vardır. Bir an önce sıcak bir ortamda bulunmak ister.

Bazen kış günleri güneşli ve yer buzlu olur. İşte öyle günler daha soğuk olur. Soğuk içine işler insanın. Böyle bir günün ardından gelinen sıcak bir evin keyfine doyum olmaz.

Eve ilk geldiğinde yanan bir ocaklık ve sobanın yanına ilişir önce. Yavaş yavaş ısınır. Sonra tabii olarak hazırlanmış ev yemekleri bekler onu. Mis gibi bir mercimek veya tarhana çorbası. Ardından karalahana veya tefek sarması (üzüm yaprağı) takip eder. Ev yapımı yoğurt veya komposto hiç de fena olmaz ardından.

Sıcağın ve tokluğun ağırlığı taze demlenmiş bir çayla atılır ancak. Hele güneş ışığı camdan içeri vuruyorsa değmeyin keyfine. Dışarısı soğuk ve güneşli bir hava. Siz cam önüne oturmuş tok karnına çay içiyorsunuz. Elinizdeki bardaktan çıkan buharlar cama doğru gidiyor ve camın bazı yerleri buhar oluyor.

Böyle bir manzarada çaya ancak bir dostun eşliği katkı verir. Bir yandan sohbet diğer yandan çay…

Belki ocaklıkta patates haşlanıyordur. Kuzinenin gözünde kestane. Veya pıtlak mısır.

Varsın Uludağ’da veya Palandöken’de tatil yapsın zenginler. Kim; dışarısı soğuk, içerisi sıcak bir ortamda ‘kar’ı seyrederek içilen çayın tadını başka yerde alabilir.

Bazen cüzdanlar insanın huzurlu olmasına yetmiyor olabilir. Ömründe hiç soğukta kalmamış biri nasıl bilsin sıcağın tadını.

Kaloriferler ancak binaları ısıtır. Sobalar ise gönülleri…

Gönülleri ısıtan o kadar çok şey vardır ki…

Anlamak için gönül sahibi olmak lazım.

Yorum Ekle