GAZ LAMBASI

Zeki Ordu
İnsanın neresi hasta ise canı orada olur derler. Hep sorulur en önemli organ nedir diye. Ve cevap olarak kalp ve beyin cevabı gelir çoğunlukla. Ama ben bu iki organı zaten canlılık alameti olarak kabul ederim. İkisinden biri olmazsa zaten canlı olmaz. Bunun dışındakilerden istemeyerek de olsa tercih yapmak abes ve zordur.

Ayak yürümeye, el, kol tutmaya, dil konuşma ve tatmaya, kulak işitmeye vs. Evet bunlardan biri eksikse asli görevini yapamaz. Peki, göz olmasa ne olur?
Hiç gece lamba yakmadan ev içinde dolaşmaya çalıştınız mı? Ve bu halin doğumdan ölüme kadar mütemadiyen böyle olduğunu varsaydınız mı? Yani gözsüz mü yaşamak istersiniz kulaksız mı? Dedik ya abes ve
nahoş bir soru. Bir o kadar da tercihi zor bir soru.

Malum bir cismin görünmesi için iki şeye ihtiyaç vardır. Birincisi ışık, diğeri görme kabiliyeti olan bir göz.
Biri yoksa ikisi de yok gibidir. Ne güneşin âmâya, ne gözün karanlığa faydası vardır. Birbirlerine muhtaç olan bu ikiliden gözü Mevla yarattığına göre ışığı da bizim halletmemiz lazım. İşte elektriğin olmadığı zamanlar karanlığı kısmen de olsa ortadan kaldıran ‘gaz lambası’ olmuştur.
Uzun yıllar gecelerimize ortak olmuştur. Dertlerimize de, sevinçlerimize de ortak olmuştur. Ne doğumlara, ne ölümlere şahittir. Ne hüzünler, hıçkırıklar elemler ve keder görmüş ne sevdalara şahit olmuştur.
Gaz lambası bir tarihtir. Tarihin her anına ortak, dilsiz şahittir.
Uzun yıllar odalarımızı aydınlatmış, bizleri karanlıkta bırakmamıştır. Kim bilir onun kadar faydalı bir eşyayı tarihe havale ettik mi? Ama şundan eminim ki o da yorulmuş yerine geçecek halefini yıllarca beklemiştir.
Ve elektrik denilen şey sayesinde ampulün etrafı ışıtmasından sanrım hiç ama hiç gocunmamıştır. Biz çok şeyleri kaybettik ama gaz lambası bir kayıp olmamıştır. Onu kalbimizin en müstesna yerinde sakladığımızı bilmektedir.
Onun asıl üzüntüsü onunla yaşamayan nesle onu anlatırken bununla mı aydınlatıyordunuz sorusu olmaktadır.
Ama yine eminim ki bunu bir edepsizlik saymayıp böyle diyenlerin cahilliğine vermektedir. Belki olsa olsa onu tanıyanların onu bir sonraki nesle hakkıyla anlatamayan bizlere biraz serzenişte bulunmuş olabilir. Eh o kadar da
hakkı olsun değil mi?
Gaz lambası sadece odalarımızı değil, içimizi de aydınlatmıştı…


Seni çok özledik. Bazen o kadar karanlık basıyor ki elektrik lambası da ışıtmıyor..
Ne olacak bir telin ucundaki camdan, ne beklenir ki?

Yorum Ekle