EKONOMİNİN TEMELİ TARIMDIR…

Ekonominin en stratejik sektörü tarım olduğunu çözebilen, mili tarım politikasını, yerli kaynaklarla realize edebilen ülkeler, gelecekte güçlü ekonomi ve sağlıklı bir nesille var olmaya devam edecektir.
Kendi toprağımıza, köylümüze, sahip çıkamıyor, onca olumsuzlukları görmezden gelip sırtımızı dönüyoruz. Dünya ölçeğinde ülkelerin tarım için yaptığı desteğin özetini bile yapamıyoruz. Salgın sonrası kıtlık öngörüsüyle çoğu ülke, ekonomik paketlerde tarıma desteği ön plana aldılar.
Yeterli tarımsal destekten mahrum, güncel ekonomik şartlarda yaşam mücadelesi veren köylümüzü, bu haliyle bırakırsak, akıbetimiz hayır olmayacak.
Ülkemiz, 167 familya, 1320 cins ve 9 bin 996 tür ile bitki türlerinin zenginliğiyle, devasa bir mirasın üzerinde oturmaktadır.
Tarımsal potansiyeli ve bio çeşitliğiyle, dünyada ilk başlarda yer alan ülkemiz de, bu zenginliği üretime dönüştürecek bir çabayla, çiftçimize hak ettiği parayı fazlasıyla kazandırmalıyız.
Gerekirse alım garantisi vererek, zarar etmesinin önüne geçmeliyiz.
Tarlada bir liraya satmaya zorlanan ürünün, market raflarında beş, altı liraya satan tedarik zincirlerini, köylünün lehine tersine çevirmeliyiz. Düşünebiliyor musunuz tarladaki bu bir liranın içinde: tarlanın kirası ,sulama ,gübreleme, ilaçlama; tohum, işçilik, mazot ve köylünün alın teri var, beş, altı liranın içinde bunların dörtte biri var mı…?
Tarımda dışa bağımlılığın, her türlü risklere açık olduğu bir realitedir. Gıda güvenliği, tarımsal yete bilirlik, ülkeler için milli güvenlik meselesi haline gelmiş olmalı ki, ciddi tedbir almaya başladılar.
Yerli sanayi, yerli savunma sanayi gibi tarımda, ilaçta, hayvancılıkta geçmişimizdeki ata miraslarını sahip çıkarak, sağlıklı bir gelecek için, mili üretim politikalarımızı geliştirmeliyiz.
Henry Kissinger “petrolü kontrol ederseniz ülkeleri, gıdayı kontrol altına alırsanız insanları ”yönetirsiniz ifadesiyle insanların küresel olarak kendi topraklarında bile bağımlı hale getirmenin yolunu açık olarak izah etmiştir.
Teşhisi doğru koyamazsanız tedaviniz sonuç vermez. İşinin uzmanı yetkin bir kadronun hazırlayacağı, Planlı bir tarım politikasıyla, ekonomideki birçok hastalığa çözüm yolu bulabilirsiniz.
Evde kaldığımız bu günlerde, Rahmetli Alpaslan TÜRKEŞ’in Tarım Kentleri ve Rahmetli Bülent ECEVİT’in Köy Kentleri projeleri, detaylı bir şekilde incelenerek, Anadolu’yu tarım kentleriyle buluşturmanın realitesi üzerinde bir çalışma yapabiliriz.
Reel bir tarım politikasıyla ülkemizin, birkaç kat büyüklüğünde ülkeyi doyuracak potansiyeli sahip olduğu bilinen bir gerçektir.
Tarım ekonominin ve yaşamın temelidir.

Yılmaz SERGEN

Yorum Ekle