Eğitimci-Yazar Zeki Ordu, Sosyal Karantina’da!

19-21 Ağustos 2020 tarihleri arasında ilçemize gelerek ilçemiz  merkezi, Uluköy, Alpaslan, Boğazkesen köprüsü ve Güvendik köyünü gezen Gazetemiz yazarlarından Eğitimci-Yazar Zeki Ordu iki günlük ziyareti esnasında bu yörelerimizle ilgili 24 adet makale hazırladı.

13 makalesi yayınlanan Eğitimci-Yazar Ordu’nun diğer makaleleri belli aralıklarla okuyucuları ile buluşacak.

Haber: Ünye tv net

38 yıllık öğretmenlik mesleğinin ardından yaklaşık 1,5 yıl önce emekli olan Gazetemiz Köşe Yazarı Zeki Ordu, kendini sosyal karantinaya alarak çıkaracağı kitapları için hazırlıklarını tamamlıyor.

Koronavirüs Salgını döneminde sıkça duyduğumuz, özellikle pozitif ya da temaslı vakaların evinde 14 günlük karantinada kalmalarından esinlenen Eğitimci-Yazar Zeki Ordu, kendisinin adlandırdığı şekilde ‘Sosyal Karantina’ sürecini başlattı. Sağlık problemi olmamasına rağmen kendi isteğiyle, kendisinin hazırladığı bir ortamda karantina sürecini başlatan Ordu, hem yeni kitaplarının hazırlıklarını sürdürüyor, hem de kütüphanesinde bulunan kitapları okuyarak vakit geçiriyor.

“Günümüzdeki Karantinaya Atfen Ortaya Çıkan Bir İsim”
Kendi deyimi ile ‘Sosyal Karantina’da olan Ordu, bu düşüncenin nasıl oluştuğunu Ünye TV’ye yaptığı röportajında şöyle değerlendirdi; “Sosyal Karantina dememin sebebi malumunuz Koronavirüs Salgını nedeniyle insanlar tıbbi karantinaya alınmıştı. Bende daha sakin bir ortamda kitap okuma ve çıkaracağım kitapların yazımını yapma düşüncem vardı. Yanımda kimse olmadan dikkatim dağılmaması için rahat okuyabilmek ve yazabilmek için ayrı bir ortam hazırladım. Bu oturduğum evde mümkün olmayacağı için başka bir tek odalı eve geçtim. Yazılarımı dijital ortamda değil, kağıda kalemle yazıyorum. Daha sonra dijital ortama geçireceğim. Böyle bir ortam hazırlayıp sosyal karantina oluşturdum. Sosyal Karantina adı ise tek kaldığım için ve sosyal ve kültürel faaliyet içerisinde olduğum için isimlendirdim. Böyle bir isim ya da kavram yok kendi düşüncemle oluşan bir isim. Günümüzdeki karantinaya atfen ortaya çıkan bir isim.”

“Zamanı Daha Verimli Kullanıyorum”
Günün her saatini verimli geçirmek adına 24 saati planladığını ifade eden Ordu, “24 saati 6’şar saatlik dilimlere böldüm. Bunları 6 saat okuma, 6 saat yazma, 6 saat uyku ve 6 saat hobi, aktivite ve serbest zaman şeklinde planladım. Bu 6 saatlik dilimi de arka arkaya kullanmıyorum. Yani bir okuma saatini 6 saat olarak değil, 1-2 saatlik bölümlerle gerçekleştiriyorum. Böylelikle 24 saati verimli kullanmaya çalışıyorum” diye konuştu.

“İlkbahara 2-3 Kitap Basıma Hazır Hale Gelecek”
2010 yılının ilk yarısında çıkaracağı kitapların hazırlıklarını da bu süreçte yaptığını ifade eden Eğitimci-Yazar Zeki Ordu, “aynı zamanda önümüzdeki yıl çıkaracağım kitapların alt yapısını hazırlıyorum. Arasında Ünye’nin de bulunduğu öğretmenlik görevi yaptığım 5 İl ve ilçe hakkında bir kitap hazırlıyorum. O il ve ilçelerdeki hatılarımı yazıya döküyorum. Bu kitap çalışmamın yanı sıra normal hikayeler kitabımın da hazırlıklarını yapıyorum. Yine diğer zamanımı da şiirlerimin tasnifi ile geçiriyorum. Yaklaşık olarak İlkbahar Mevsimine doğru 2-3 kitap hazırlamış olurum. Bunun için daha sakin ortamda olmam gerektiğine inandığım için bu süreci başka bir ortamda sağladım.”

“Sosyal Karantina Yaklaşık 2 Ay Sürecek”
Normal karantina sürecinin 14 gün olduğu ancak kendisi için bu sürecin yeterli olmadığını da ifade eden Ordu, “ben haftanın 5 gününü sosyal karantinada, diğer 2 gününü ise normal aile hayatımda geçiriyorum. Yani ayda 20 gün sosyal karantida kalıyorum. Ben kendime bu süreyi en az iki ay olarak belirledim. Bu süreçte yazmalarım bitmiş olur ve dijital ortama geçirmek için zamanım olacak” dedi.
“Ailem de Destekledi”
Sosyal karantina fikrine ailesinin de destek verdiğini ifade eden Eğitimci-Yazar Zeki Ordu, “bu işlerle ilgili merakımı bildikleri için ailem de bunu yadırgamadı. Zaten ailemle serbest zamanda görüştüğüm için bir olumsuzluk yaratmıyor. Pazar alışverişi, market alışverişi gibi rutin işleri de gerçekleştiriyoruz. Dinimizde Ramazan ayının son on günü itikafa girmek diye bir kavram var. Burada yaradanla kendini başbaşa buluyorsun, düşünüyorsun. Aslında ben de bir bakıma kendi başıma kalarak hızla akıp giden hayatımda kendimi sorguluyor, düşünüyorum. Düşüncelerimi yazıya döküyorum. Bu nedenle de bu karantinayı önemli buluyorum” diye konuştu.
“Herkesin Kendini Muhasebe Etmesi Gerekiyor”
Ordu, herkesin kendisini hesaba çekmek için belirli zaman kendisi ile başbaşa kalması gerekiğini belirterek, “aslında herkes ara sıra kendisi ile başbaşa kalabilecek bir ortam oluşturmalı ve düşünmelidir. Çünkü hayatın akışı içerisinde zaman zaman bu şekilde kendine zaman ayırmak herkese iyi gelir. Okuduğunu anlama, not etme, kendini sorgulama gibi neler yapması gerektiği ile ilgili de kendini iç muhasebeye alması gerekir. Herkesin demesinde yarar var” diyerek sözlerini tamamladı.

 

Yorum Ekle