BİR EMEKLİ MEMURUN SAKİN BİR HAYAT HAYALİ

Büyük şehirlerin  birinde emekli olup şöyle sakin bir taşra kasabasında yaşamayı düşünüyorsunuz memleketimiz Taşova oraya yöneliyorsunuz.

Daha ilk gün; sabah 9.00’dan akşam yatıncaya kadar  hoparlör  bağrıltılarından irkilerek günü zor geçiriyorsunuz. Düğün, dernek, okul  zilleri, belediye  ve ölüm  ilanları ard arda geliyor.

Şehri gezmeye  çıkıyorsunuz, o da ne adım başı köpekler ve onların bıraktığı pislikler.

Neden insanın aklına hayvan sevgisi  dendiğinde köpek akla geliyor. Bazılarınca öyle  istendiği için.

Halbuki koyun-keçi, tavşan kedi v.b. hayvanlarda insana yakın mesafe temasta  olanlardır.

Batı ülkeleri bu meseleyi de halletmişler. Sokakta dolaşırken beraberlerinde köpeklerini de alıp, ellerinde poşetler, def-i hacette, pislikleri caddede bırakmayıp anında çöp varillerin2 bırakıyorlar.

“Sokak köpeği” diye bir husus olabilir mi? O köpekler sahibi olmadığı için sokaktalar ve de aç ve sefil durumdalar.

Başlarını okşayıp geçmek kafi gelmiyor. Yiyecek de istiyorlar, kimse alıp evine veya bahçesine  götürmüyor.

Caddeler pislik içerisinde, köpek pislikleri, sıcaklarla beraber  kokmaya başladı.

Çocuklarımız sokak  ve parklarda rahatça nasıl yürüyecekler, belki yarın hastalıklarda yaygınlaşacak.

Herkesi  oturup düşünmeye, sağlıklı bir sonuca ulaşmaya davet ediyorum.

Hep beraber temiz bir Taşova için.

Alparslan Pehlivantürk-Haziran 2022

Tarım Bakanlığı Emekli Müsteşar Yardımcısı

Yorum Ekle