BEŞERİYETİN MAYASI MERHAMET

Kopan her bir takvim yaprağı, her batan güneş yok oluşun değil, yepyeni ve ebedi bir hayatın habercisidir. Bu ebedi hayata doğru adım adım gittiğimizin farkında olmadan, fani dünyada ebedi kalacakmışız ve hiç hesaba çekilmeyecekmişiz gibi bir yaşam sürüyoruz çoğu kez.

Bu yaşam serüvenimizde bizi biz yapan, insanı insan kılan pek çok değeri de ne yazık ki yer ile yeksân ediyoruz. İşte, insanı insan kılan ve bugün neredeyse mumla aradığımız değerlerimizden biri de “merhamet” duygusudur. Merhamet, kalp inceliği ve gönül yumuşaklığıdır. Yaratılan her canlıya karşı duyarlı olmaktır. Maddi ve manevi hastalıkların en etkili ilacı, yürekleri işgal eden türlü sıkıntıların çaresi merhamette saklıdır.

Allah Teâla, diğer yeryüzü nimetleri gibi hayvanları da insanın hizmetine sunmuş, onlardan çeşitli şekillerde faydalanılmasını helal kılmış buna karşılık da yeryüzündeki bütün mahlûkata karşı adaletli ve ölçülü davranmayı öngörmüş, objesi her ne olursa olsun zulmü yasaklamıştır. Hayvanlara merhamet konusunda Peygamberimizden pek çok hadis rivayet edilmiştir. Nitekim bir gün Hz. Peygamber, yüzüne damga vurulmuş bir merkebin yanından geçti. Hayvanın bu haline çok acıdı ve üzüntüsünü şu sözlerle dile getirdi: “Bu hayvanı yüzünden dağlayana Allah lanet etsin. ” Kolay kolay lanet etmeyen ve insanların da birbirlerine karşı lanet okumalarını yasaklayan Peygamberimizin, hayvanın bu acıklı hali karşısında lanet etmekten kendisini alamaması dikkat çekicidir. Bu lanet, vahşetedir, şiddetedir.

Sonuç olarak belirtmek gerekirse, İslam dini objesi hayvan dahi olsa şiddete, zulme ve vahşete onay vermez. Haklı bir gerekçeye dayanmaksızın hiçbir canlının canına kıyılamaz. insan haklarında gösterilen duyarlılığın, hayvan haklan konusunda da gösterilmesinin İslam’ın bir gereği olduğu göz ardı edilmemelidir. Fert veya topluma zarar vermesi söz konusu hayvanların bu zararlarının giderilmesinde ölüm başvurulabilecek en son çare olarak telakki edilmelidir. Dinen meşru sayılabilecek bir gerekçeye dayanmayan öldürmelerden manevî açıdan sorumlu tutulacağımızı unutmamalıyız.

Bu konuda Hz. Peygamber’den nakledilen haksız yere bir hayvanın ölümüne sebep olan ve cehennemi hak eden kişi ile hayvana yardımından dolayı cennete girmeyi hak eden kişinin durumu, hayvanlara karşı davranışlarımızda hepimize örnek ve ölçüt teşkil etmelidir, insanlara karşı yapılan iyiliklerde nasıl sevap söz konusu ise, can taşıyan diğer mahlûkata karşı yapılan iyiliklerde de ecir olduğu bilinciyle hareket etmeliyiz.
Yunus GÜLEÇ
İlçe Müftüsü Vekili

Yorum Ekle