ALPASLAN’A YOLUM DÜŞTÜ…

Bazı yerler vardır ki sen araştırmasan bile o bir şeyler söyler.
Derler ya bir duruş, bir bakış, bir söz bazen çok şey anlatır diye.

Taşova’ya geldiğimde yolum Alpaslan köyüne de düşmüştü. Ahmet Günaydın bey “Bu köyün müzesi var” dediğinde hayret etmiştim. Bir köy ve müze…
Yola revan olduk. Alpaslan köyüne vardığımızda köyün fiziki yapısı öyle başka köylere benzemiyordu. İlk bakışta bir ilçeye, bir beldeye gelmiş gibi hissediyorsun. Çünkü köylerin kendine has bir yapısı vardır. Binalar hariç betona rastlamazsın. Cadde ve sokak görünümünde yolları yoktur ve çok zaman evler iç içe girmiş vaziyettedir.

Ferah bir hali vardı. Mevsim yazdı. Masmavi gökyüzünün altında köy şehir karışımı bir yere gelmiştik. Daha doğrusu ben öyle hissediyordum.
Ahmet Günaydın bey köyün müzesini bana göstermek istedi. Nihayetinde yabancı biriydim ve merak ediyordum. Müzenin devamlı açık olmadığını öğrenince biraz üzüldüm. Çünkü Ünye’den kalkıp müzesi olan bir köye geliyorsun ve müzenin içini göremiyorsun. Haliyle üzücü bir durum.
Sanırım görevlilerin işi varmış. İnsanoğlu bu mazereti olabilir. Biz de içine girmeden seyrettik müzeyi. Müzenin dış kısmı da belki en az içi kadar anlamlıydı. Binanın dışında bulunan kitabeler ve eserler dikkat çekiyordu.
En ilginç olanı da üzerinde Alpaslanlılar Yardımlaşma Derneği tarafından 2004 yılında yazılmış kitabe Köy hakkında bilgi veriyordu. Kitabede şöyle yazıyordu:
“Zuday (Alpaslan) köyünden 1914 yılında (1330) ilan edilen seferberlikte 332 kişi askere alınmıştır. 193 askerin AGIBETİ MEÇHULDÜR. Bilgiler Erbaa Askerlik Şubesinden alınmıştır. Zihni Özdemir okumuştur.”

Sadece bu kitabe bile köyün manevi yapısı hakkında bilgi vermektedir.
Ayrıca daha sonra duyduğum ve hiç kabul edemeyeceğim bir haber aldım. Haberin doğru olmamasını temenni ederim. Habere göre Alpaslan müzesinin kapatılıp Amasya’ya nakledilmesi konuşuluyormuş. Bu asla kabul edilemez. Ülkenin herhangi bir köyünde bir müze bulunacak ve bunu ilin müzesi daha da zenginleşsin diye tahliye edilecek. Buna Alpaslanlılar ve Taşovalılar müsaade etmez. Etmemeli de…

Yine binanın dışında şehit olanların ismi ve döneme ait bazı eşyalar bulunmaktadır. Gün gelir içine girmek de kısmet olur inşallah.
Şu unutulmasın ki, ülkenin herhangi bir köyünde müze bulunması ilçe ve ilde bulunmasından daha değerli ve dikkat çekicidir. O müzeyi görmeye gelen zaten önce Taşova’ya uğrayacaklar.

Bu arada nüfus yetmezliğinden köy durumuna düşmesine de üzüldüm. Keşke bir yolu bulunsaydı da belde olarak kalabilseydi.

Olsun o gönülde kalmayı tercih etmiş demek ki…

Yorum Ekle