AİLE’DE HUZUR




Değerli okurlar.
Bu yazımda sizlere günümüzdeki aile yapımızdan bahsetmek istiyorum.
Tabi ki sizlere bunu kendi gözlemlerimce anlatmaya çalışacağım.
Aile olmak, bir kadın ve bir erkeğin evliliğiyle başlar ve aile olmanın ilk temeli de bu evlilikle atılmış olur.
Bu beraberlikle kurulmuş olan aile çatısının içi duygularımızın en yoğun olduğu ve yaşandığı bir sevgi bahçesidir.
Bu sevgi bahçesinde doğacak olan çocuklarında aileye katılmasıyla, aile birliği daha da perçinleşecek, aile yaşantısında bambaşka güzellikler ve mutluluklar oluşacaktır.
Yine aile yaşantımız boyunca, örf, adet, gelenek ve göreneklerimizin geçmişten günümüze taşınmasındaki en öneli kurum olma özelliğini taşımaktadır.
Peki, günümüz teknolojisiyle yukarda ki saydığımız değerleri ne kadar yapabiliyoruz?
Günümüz teknolojisi bizlerin bunu yapmasına veya çocuklarımıza aktarmamıza müsaade ediyor mu?
Bunun cevabı çok kolay değerli kardeşlerim! Tabi ki hayır, sebebi ise çocuklarımızı biz değil günümüzün teknolojisi eğitmektedir.
Günümüzde televizyon aile bireylerinin birbirleriyle iletişiminde ne kadar mesafe koyduğunu hepimiz açıkça görmekteyiz.
Bunun yanına birde bilgisayar ve internet ağını koyduğunuzda,aile içinde birbirinizle nasıl yabancılaşmaya doğru gittiğinizi açık ve net olarak görmüş olursunuz.
Değerli okurlar,
Aile içinde bireylerin birbirleriyle muhabbeti o kadar önemlidirki, bu muhabbet ve iletişim eşler ve çocuklar arasında saygı, sevgi, güven, oluşmasına sebep olmaktadır.
Fakat gelişen teknoloji araçları bizleri kendilerine bağlayarak, aile içi sohbet ve muhabbet etme imkânını ortadan kaldırmıştır.
Bu gün eşler arasında bile, sen bana karışamazsın, bu benim hayatım, bende çalışıyorum, beni rahat bırak, ben yorgunum, stresliyim, demeleri çocuklarda yansımaktadır.
Maalesef onlarda anne babalarına aynı şekilde cevap vermektedirler..
Bir örnek verecek olursak, anne baba bir şey dediği zaman, çocuğun cevabı aynen şöyle, beni rahat bırakın, siz beni anlamıyorsunuz, ben bilgisayarda oyun oynamak istiyorum, yalnız kalmak istiyorum, bana karışmayın gibi  sözleri çocuk dahi söylemeye başladığı için, bu konuşmalar artık bütün aile bireylerini sarmış durumdadır.
Kimse kimseyi dinlemiyor, anlamıyor, anlamak istemiyor, sohbet yok, muhabbet yok, saygı yok sevgi azalmakta.
Böylece aile içindeki huzursuzluklar artarak devam ediyor, sonuç ise malum, eşler arasında ayrılığa kadar gidiyor.
Oysa değerli okurlar, aile bireyleri arasındaki huzur, yine aile içindeki fedakârlıklara bağlıdır.
Aile içi fedakârlıların sonucunda, anlayış, sadakat, doğruluk, dürüstlük, saygı, sevgi ve temel ahlaki kurallar, uygulanması ve uyulması sonucuna bağlıdır.
Aile olmak, aileyi korumak, çocuklarımızı güzel yetiştirmek, her ne kadar teknolojiye kabahat bulsak da, yine kendi ellerimizde olduğunun bilincinde olmamız şarttır.
Akşam işten gelen, baba ve anne, çocuklar, hep birlikte bir arada oturarak, sohbet ve muhabbet ederek, birbirlerinin sorunlarını dinleyip paylaşarak, saygı ve sevgi çerçevesi içinde, örf adet gelenek ve göreneklerimizden bahsederek, geçmişimizi yâd ederek, güncel konuları konuşup tartışarak, geleceğinizin nasıl olması gerektiğini paylaşarak, yukarıdaki saydığımız olumsuzluklardan kurtulacağınıza emin olabilirsiniz.
Hepinize mutlu huzurlu bir aile yaşantısı diliyor, saygılar sevgiler sunuyorum.


Sami Aslan: Şair-Yazar

Yorum Ekle