2014 MAHALLİ SEÇİMLERİ

Türkiye bu seçimlere hükümet-cemaat çatışmasıyla giriyor. 17 Aralık operasyonu bu çatışmanın fitilini ateşledi. Bir gerçek var. Olanlarla olması gerekenler farklı şeyler. Seçim öncesi ya da seçime normal olarak siyasi partiler halka, ülke sorunlarını çözmede projeler anlatırlar, anlatmalılar. Sorunlara ilişkin çözüm önerilerini ve çözüm usül ve yöntemlerini anlatırlar. Terör varsa, işsizlik varsa, ahlaksızlık varsa, rüşvet varsa, alt yapı sorunları varsa, üretimsizlik varsa v.s kısaca ne gibi sorun varsa bunlara yönelik projelerini anlatırlar, anlatmalılar.
Ama maalesef görüyoruz ki, toplumu ilgilendiren hiçbir sorun tartışılmıyor, çözüm önerileri, gelecek projeleri, imar sorunu, deprem tedbiri, eğitim yöntem ve usulleri, hukuk anlayışı, insan hak ve özgürlükleri, sanatsal etkinlikler, bilimsel araştırmalar, üniversite çalışmaları, dış tehdit ve tedbirleri, Türkiye’nin tanıtımı, turist cazibe çalışması, spor etkinlikleri ve aklınıza gelebilecek ve beyin jimnastiği gerektirecek hiçbir konu tartışılmıyor. Tartışılan tek konu, yolsuzluk, rüşvet, hırsızlık ve demegoji yarışı…
Tamam, hukuka aykırı bir kazanım var. Birileri hukuk dışı yöntemlerle haksız kazanç elde etmişler. Bu ahlaksızların cezası bir şekilde verilmelidir ve umarız verilecektir.
Bunları bir tarafa koysak da biraz da gelecek neslimiz için gerekli olan projeleri konuşsak diyoruz. Örneğin; deprem felaketine ne gibi tedbirler alınıyor, eğitim anlayışımız hangi temele oturacak, teröre ne gibi çare üreteceğiz, tarım, endüstri, ticaret, kültür, sanat ve sosyal olaylarabakışımız nedir? Trafik, işçi-işveren, devlet-bürokrat, halk-memur, bankacı-müşteri, üniversite-öğrenci, siyasetçi-seçmen, eylemci-polis, imam-cemaat, aşık-maşuk v.s. ilişkilerini değerlendirsek. Bunları irdelesek bunlarla ilgili sorunları tartışsak diyoruz.
Efendiler! Ey millet! Ülkedeki hırsızlığı ve yolsuzluğu, bu kadar sorunun önüne koyarsak, tek kelimeyle yanlışa düşeriz. Önümüzü göremeyiz, üretime kapanırız, düşünceye “get” vururuz, yarışacağımız onlarca kategoriyi bertaraf ederiz. Göz yummak zamanı değildir, hukümetten kurtulma uğruna bunca sorumsuz davranamayız. Rakibimizi, dedi-kodularla değil, ürettiğimiz alternatif projelerle bertaraf etme yöntemine yönelmeliyiz. Rakip sorunlara proje üretirken biz onu, dedi-kodu kokanalığı anlayışıyla altetme yoluna gidersek kaybederiz. İşte bunu da bir kenara not ediniz.
Hukümet sorunlara projeler sunuyor biz hala hırsızlık, yolsuzluklar tartışıyoruz. Yani kolaycılığı seçiyoruz. Bilelim ki bu cingözlük milletin gözünden kaçmıyor. Önümüz yakın kısmetse göreceğiz.

Yorum Ekle

CEVAPLA

Yorumunuzu giriniz.
Lütfen isminizi giriniz.