YÜKSEK OKUL HAYIRLI OLSUN ()

0


Yaklaşık on beş yıldan beri ilçemizde yüksek okul açıldı, açılıyor söylentisi yapılmakta. Kimi siyasi partiler ve yöneticileri de açıldı-açılıyor propagandası ile bir hayli pirim yaptılar, yüksek okulu oy toplamak için malzeme yaptılar.


 


2008 yılından sonra da bir hayli yoğunlaştı bu dedi-kodu. Günler geldi çattı, 2009 un ekim, kasım aralık aylarında yüksek okulun açılacağı kesinleşti, açılıyor söylentileri ile dernek kurma faaliyetleri başladı. Dernek yönetimine kimler girsin, ya da filan girsin filan girmesin, o, çok dik başlı, öbürü hizipçi, öteki filan görüşten gibi kulis çalışmaları başladı. Neticede yasal prosedür yerine getirilerek dernek de kuruldu. Nisan mayıs aylarında ise cadde ve sokaklar “yüksek okul ilçemize hayırlı olsun” anlamına gelen pankartlarla süslendi.


 


Gazetemiz yazarı, kadim dostum saygıdeğer Naci Konyar ağabeyimin yazısından ve etrafta dolaşan söylentilerden aldığımız habere göre ilçemize yüksek okulun açılması ne zaman geleceği belli olmayan bir bahara kaldı.


 


Yüksek okulu açılacağı yolundaki çalışmaların yoğunlaşmasından sonra etrafta kulis faaliyetleri alabildiğine yoğunlaştı. Sözüm ona vatansever, memleket sevdalısı, Taşova’nın kalkınması için gecesini gündüzüne katan çalışkan insanlar gruplar oluşturmak suretiyle dernek kurdular. Kurucuları da kendilerine göre vatansever(!) lerden oluşturdular ve gece gündüz çalışmaya başladılar. Dipsiz kuyuya dümensiz gemi ile gittiler ve sonra da sanırım faturayı ya hükümete ya da milletvekillerine kesiverdiler. Sebep kim ve ne olursa olsun sonuçta Taşova’ya yüksek okul açılmadı. Gönül isterdi ki, bu işin önündeki adamlar bunun sebebini aynı kahramanlıkla açıklamalıydılar.


 


Efendiler! Yapılan bu önsüz, sonsuz çalışmanın fiyasko ile bitmesinin memlekete olan faturasını hiç düşündünüz mü? Bakınız; memleketimizde son otuz yıldır, kurulan şirketlerin hiç biri amaçladığı sonuca maalesef ulaşamadı. Bu da öyle… Bu sonu alınamayan girişimlerde bulunulup netice alınamaması insanımızdaki girişimcilik ruhunu öldürmektedir. Şirketleşme teşebbüsü güvensizlik nedeniyle harekete geçememekte, geçse bile gerekli itibarı görmemektedir.


 


Dünyanın özel teşebbüse yöneldiği günümüzde özel teşebbüs etkinliğini bertaraf etmenin veya özel teşebbüs itibarını yok etmenin memlekete olan zararının hesabını kendinizce yapıp, memleketin uğradığı sosyal ve ekonomik kaybın muhasebesi sanırım sizi rahatsız edecektir.


 


Bu konuya ayrı bir pencereden bakarsak; yüksek okulun ilçemize açılmasından dolayı iktidarın bunu, oya tahvil edip kendi mensubu bulunduğu partinin aleyhine olacağını düşünerek, bu etkinliğe takoz koyan köstebeklerin alabileceği ihtimalini de göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyorum.  


     


  Bu işin önünde olanlar her kim ise, çıkıp bu fiyaskonun hesabını vermelidir. Millete olan sorumluluğunun gereğini yapmalıdır.


 


Peki gereği nedir? Gereği şudur. Yüksek okul açılması ile ilgili çalışma yapanlar yaptıkları çalışmanın olumsuzluğunu sebepleriyle sonuçlarını açıklıkla anlatmak ve özür dilemektir.


 

Özür dilemek bir ayıp değil erdemdir. Erdemli kişileri inşallah görürüz.

Yorum Ekle