YILLARDIR ÇÖZÜLEMEYEN SORUNLAR VE SİVİL TOPLUM

0

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Ağı Dünya Mutluluk Raporu’na göre, son on yılda dünyanın en mutlu insanlarının yaşadığı ülkeler İskandinav ve Nordik (Danimarka, İsveç, Norveç, Finlandiya, İzlanda, Faroe Adaları, Åland Adaları, Grönland) ülkeleridir. Acaba mutluluğun sırrı nedir? Sormak geliyor hemen aklımıza. Sanatların en eskisi bilimlerin en yenisi “Yönetim Bilimi” bu soruyu yanıtlıyor. Finlandiyalı olan ve Helsinki Üniversitesi’nde Profesör olarak görev yapan Yjjö Engeström’un ikinci nesil etkinlik kuramı ile bize mutluluğun şifresini veriyor. İnsanların sosyal ve kollektif yaşamla, topluluklar oluşturarak, topluluk içinde kurallar koyarak ve iş bölümü yaparak, öznelerin kullandığı araçlarla yıllardır çözülemeyen sorunları çözerek hedeflere (nesnelere) ulaşmasıdır. Sonuçta sosyal refahın inşa edilmesidir.
Sonuç olarak ülkede yaşayan insanların mutluluğu ve yıllardır çözülemeyen sorunlar, Kamu ve Özel Sektörün yıllardır yönettiği alana sivil toplumun da dâhil edilmesi ve/veya talip olması ile mümkün olabilecektir. Bu nedenle son on yıllarda dünyada temsili demokrasinin (insanların 4-5 yılda bir oy kullanması) yetersizliğine karşı katılımcı demokrasi (sivil toplum vb. organizasyonlarla yönetim sürecine her daim organize olmuş, bilinçli halkın dahil edilmesi) hareketi benimsenmektedir. Bu anlayışla, eski adı ile İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı yeni adı ile İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından, yıllardır çözülemeyen sorunların katılımcılık, şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkeleri tarafından tabandan tavana yaklaşımla çözülmesi maksadıyla Sivil Toplum Kuruluşları (STK) desteklenmektedir.
Sivil toplum; kamu ve kar etme amacı güden kurum/kuruluşlar dışında olanlardır. Aslında çoğunlukla herkes sivil toplumdur. Kamu görevinde olanlar bir gün emekli olduklarında veya yeniden kamu görevi için seçilemediklerinde sivil toplumun üyesi olmaktadırlar. Günümüzde STK’lar patrimonyal (babadan kalma) ve birileri tarafından küçük çıkarlar için ele geçirilme veya hegemonya kurma yönetim anlayışının dışına çıkarak, en mutlu insanların yaşadığı ülkeyi inşa etmek için sadece hemşehrilerin dayanışmasının ötesinde toplumsal sorunları çözmek için de çalışmalı ve çözümler üreterek yönetime katılmaları gerekmektedir. Halkın ise mutlu bir ülke oluşturmak için STK’lara üye olarak proaktif bir anlayışla, özgür ve bağımsız düşünceler ile statükonun dışına çıkarak çalışmalar yapması kaçınılmazdır. Mutlu bir ülke için STK’larda buluşalım.

Orhan POLAT

Yorum Ekle