YILBAŞI KUTLAMALARI

0

YILBAŞI KUTLAMALARI
Ömer CELEP
Yılbaşı, bilindiği gibi bir Hıristiyan geleneğidir ve ülkemizde Cumhuriyetin ilanı yıllarından sonra kutlanmaya başlanmıştır. İçerdeki Batı hayranları bunu bir bayram havasında Hıristiyan dünyasının “gözüne girme” özenticiliği içinde kutlamayı adet edindiler. Hatta daha da ileri giderek yılbaşı kutlamalarını hayata geçirmeyi sözüm ona “modernleşme” ölçüsü saydılar.
Yılbaşı kutlaması yapanları “ilerici”, yapmayanları “gerici” saydılar. Kutlama yapmayanları adeta fişlediler. Bu günkü ifadeyle bir bakıma “mahalle baskısı” uyguladılar.
Birçok alanda olduğu gibi örneğin; bir zamanlar el-yüz yıkamaya giderken pantolon paçasını sıvayanları “namazcı” diye fişledikleri gibi, sakal bırakanları dışladıkları, başörtü takanları “horladıkları” gibi… Kutlamaya katılmayanları da horladılar, fişlediler, dışladılar…
Bu gün öyle bir noktaya geldik ki; çok şükür o eski horlayıcılar, dışlayıcılar, fişleyiciler artık toplum nezdinde kabul görmez noktasına itildiler.
Bir zamanlar Avrupa hayranlığı içinde debelenenler artık milli kültür borsasında pirim yapmaz oldu, değer dışı kaldı.
Ülkemizde bu gün sahip olduğu değerleri koruyamadığı için kaybolmaya yüz tutmuş bir neslin kalıntılarının feveranlarını duymaktayız.
Çürütücü taklitçilik, yaratıcı üreticilik karşısında yaşama şansı bulamaz. Avrupa’dan alınıp millete dayatılan bir takım kültürlerin bizim dokumuzla uyuşmadığı gün kadar meydanda iken, onu millete kabul ettirmede dayatılan tavır bu gün iflas bayrağını açmış durumdadır.
Görüyoruz ki yılbaşı artık o eskisi gibi çam ağaçlarının sokaklarda süslenip püslendiği gibi, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi bazı şehirlerin malum semtlerini ve ne”idi”liklerini kendilerinin bile bilmedikleri bazı Tv. kanallarını dışa tutarsak sokakların “çılgınlığın yaşandığı” birer çılgınca nostalji olarak kalacak zihinlerde.
Türkiye’mizde artık yeni bir anlayış, yeni bir öze dönüş yaşanıyor. Bunu herkesin görmesi gerek. Bu değişime herkes kendince bir anlam yükleyebilir, herkes kendince yorum da getirebilir.
Bize göre artık bu ülkede geleneksel düşünceler devri kapandı. Bundan böyle gelecekte söz sahibi olmak isteyen herkes, bu günün gerçekleri ve Türkiye’nin rota çizdiği istikamette politika üreten millet nezdinde kabul görecektir.
Kökü dışta düşünce ve kültürler devri artık sadece ülkemizdeki “azınlık” fikir sahiplerinin inisiyatifinin sınırlı kalıpları arasına mahkum edilmiştir.
Her türlü sorunların üstesinden gelineceğine ve özellikle gençliğimizin bedenine marazlanan parazit kültürlerden arınacağına kalben inanıyoruz.

Yorum Ekle