YAZ GELDİ

0

    Sevgili gönül dostları.
Aşık şöyle demiş:
“Kara talihime yine bu yılda
Baharı görmeden yaz geldi geçti”
diyor ya; serin bir ilkbahar mevsiminden yaz aylarına kavuşmak nasip oldu. Ülkemizde küresel iklimlerin yer ve zaman karışımı gibi olsa da insan hayatında her mevsimin ayrı bir ahengi, ayrı bir heyecanı mutlaka vardır. Ülkemizde çok bölgelerde hasat yapılamaz derecede kuraklık yaşanırken, Taşova bölgemiz bu konuda şanslı denecek bir sene yaşıyor. Sulu tarıma tam geçilemediğinden yağmur ve rutubetli havaya tarım açısından ihtiyacımız bulunmakta.
Az da olsa Karadeniz iklimi yaşanmakta olan Taşovamızın, her gün daralan tarım yapılabilir arazilerinin her geçen gün çölleşmesi, bizim bölge olarak artılarımızı ortaya çıkarmaktadır. Bölgemiz şartlarına göre bilgi ve meyve çeşitlerini iyi araştırıp çiftçimizi o yöne doğru yönlendirmek idarecilerimizin görevidir.
Son yıllarda Amasya İl Tarım Müdürlüğü, Taşova İlçe Tarım Müdürlüğü ve Kaymakamlığımızın ortak proje ve ürün çeşitlemesindeki çalışmaları gördükçe ileriye dönük umutlarımız bir kat daha artmaktadır. Çalışmalar yeterli mi? Hayır. Modern tarımda yeterli diye bir kavram yoktur. Daha iyi, daha kaliteli, daha verimli aranabilen ürün çeşidi vardır. Bu da kollektif bir çalışmayı gerektirir. Şuan yapılmak istenenin bu olduğuna inanıyoruz.
Sevgili dostlar ben Alpaslanlı olarak esnaflık yanında esnaflık yanında tarımla ve meyvecilikle uğraşan bir kardeşiniz olarak meyvecilikte çok noksanlarımız olduğunu yaşayarak öğreniyoruz. Bir kiraz hasadını geride bırakmak üzereyiz. Meyve potansiyeli olarak iyi sayılabilecek bir mevsim yaşıyoruz. Fiyatlar diğer ürün çeşitlerine göre fena değil. Şunu anlıyoruz ki; bu meyve fidanları rastgele dikilmemesi gerekiyor. Yüksek standartlı ürünleri tercih etmemiz gerektiğini anlıyoruz. Ambalajlama işinde büyük sorunlarımızın olduğunu fark ettik. Ürünleri sınıfı ve çeşidine göre paket yapmayı maalesef beceremiyoruz. Pazarlamada sorunlarımız var. Aslında Taşova ve Alpaslan olarak öncülük edenimiz olsa, inanın ki; kiraz Taşova olarak bir manka olabilir. Taşovalı kardeşlerimizden Alpaslanlı olarak bir şikayetimiz var. Alpaslan’da tanıyın, tanımayın, sahibini bilin, bilmeyin hiç fark etmez rast gele bir bahçeye girin. Size mutlaka ikram edilecektir. Taşovalı dostlarımızı aramızda fazla göremedik. Halbuki Alpaslan buraya çok yakın, Taşova’nın mahallesi kadar yakın.  Bundan sonraki hasatlarda dostlarımızı yanımıza ikram etmek için daha sık bekliyoruz. Bir söz vardır, derler ki; “Ayının otuziki türküsü armut üzerine” derler. Demek ki armudu çok sevdiğini, ona ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Bizimde ayı misali her su sorununa değinmeden edemiyoruz.  Bizim su sorunumuz devam ettikçe Destek boğazına bu bölgenin tamamını sulu tarıma açacak büyük bir gölet yapımına başlanmadıkça armut türkümüz devam edecektir. Gerçi sorunun çoğu biz çiftçilerde. Meclise on kasa kaliteli kirazı götürsek, milletvekillerine ikram etsek, o kaliteli kirazın Taşova’da yetiştiğini gören idarecinin su sorununa el atmaması mümkün değil. Esas sorununuz burada biz bu çalışmayı yapabilmek için organize olamıyoruz.
Bir adet kirazın 16 gram geldiği başka bir bölge ben duymadım. Sonra şu da bir gerçek; bu bölge en ideal kirazı üretmek için en yüksek toprak potansiyeline sahip. Biz bu fırsatı önce bölgemiz, sonra ülkemiz ekonomisine neden katmayalım?
Saygılarımla…

Yorum Ekle