VAKİT VUSLAT DİYOR…

0

 

Yazmanın bütün artılarını ve eksilerini bilen bozkırın yalnız adamı kendi sessizliğinde

gece ve gündüzü bütünleştirip yoluna devam ediyor. Zaman içinde dönüşümlerin

yetersizliğinden hareketle güneşin etrafındaki turların, mevsimlere uzanacağını bildiği hâlde

sessizliğin patika yollarına aşına olan sevgi yüklü heybesinden bir damla eksiltmeden,

dökmeden, taşırmadan günü günlere ekliyor da akşamdan sabaha huzura akmak istiyor.

Zamanın her alanında yaşam mücadelesi veren insan olgusunun beynin mevcut olan

hayat anlayışı, akışı ve uzanışı daima ilgi alanımda olmuştur. Yakaladığım bir kelimeyi tahlil

ederken aklıma gelen tüm yönleriyle irdeler, kültür seviyesi farklı olanların nerede

duracaklarını, nereden göreceklerini dahi hesap etmek için araştırır dururum.

Dünya hayatı insan hayatıyla uyumlu olmalıdır. Beyni dolduran ve meşgul edenler

insan zihniyle uyumlu vakte uzanıştadır. Sayfalar dolusu yazılar yazıyor, şiirler okuyor,

metinlerin, mısraların satır aralarında “Aşk vardır.” diyebilmenin tatlı gülümseyişle

dudaklarımızdan şarkılar akıyor. Güneşe ramak kala esen yellerin serinliğinde rahatlamış tene

ulaşan, vurgun titreşimlerini anlatan, mantık ve zekâ bütünlüğünde olgunlaşan kalbi ve beyni

barışık tutan gücü selamlayışla güne başlamanın tadını ve lezzetini bilmek ve yaşamak ne

Bize has olan, bize tabi olan insanlığın ortak paydası ile çelişmeyen, özel ve gizil tüten

dumanların kaynağı aşk, bulunduğu ve görüldüğü yerde alınmalı, muhafaza edilmeli,

yaşanmalı ve ne gerekiyorsa uygulanmalıdır. Her devirde ve dönemde popüler olan, modası

geçmeyen yaşama gücümüzü besleyen duyguların ya da yaşamak istediklerimizin tamamının

üç harfle sınırlı oluşu tatlı bir sunuştur. Aşkın tarifi var mıdır? Tarife cüret edenler,

ifadelerindeki kelimelerin kaynağına nereden ulaşmışlardır? Bilinen o ki tarifler muhatapların

kendi yaşadıklarının tanımıdır. Her insanın kendine özel olan yaşanmışları ortak payda olarak

sunulması uygun değildir. Yaşadığım ve yaşıyor olduğumun izahı ancak tarafımdan

yapılabilir. Bizi diğer canlılardan farklı kılan nokta da buradan başlar, yapay, eğri, kırık, düz

gibi istediğince kilitlendiği hedefe doğru yürüyüşüne devam eder.

Dağlar ardı şiirleri duygusal denemelerle süslüyor olmanın sıcaklığında mevsime

merhaba demek için sessiz duyguları harekete geçirebiliriz. Varım diyen, yaşayan tarihin her

döneminde aşka rastlayabileceğimizi biliyor olmamız umut kelimesindeki ifadesiyle bozkır

çiçekleri gibi kendisini taze tutacaktır.

Yaşamak istediğimiz, yaşıyor olduğumuz aşkın maddi ve manevi değerlerimize uygun

ve uyumlu olmasını tescillemek, huzur içinde rahat ve anlaşılır yaşanması için her türlü

ortamı sağlamakla aynı istikamettedir.

Duygu mudur? Sevgi midir? Mutluluk mudur? Bölünen ve bölünmeyen rakamların

sonuç hanelerindeki artanlı ve artansız çözümleri bilmek uygulamanın ve planların istenilen

noktada sağlıklı olmasını sağlar. Hissetmek mi, yaşıyor olmak mı, yoksa görmek mi sevgiyi

beslemektedir? Sorularla boğulduğumuz an çözümde ve cevapta pratik hareket etmek için

hazırlık safhalarını bilmemiz, birimlerimizi hareket halinde bulundurmamız bizi zinde

kılacaktır.

Yazma eyleminin bütün zorluklarını biliyorum. Sevginin ve aşkın farklı olduğunu,

izahının kişiye özel olduğunu da bilenlerdenim. Sevginin nerede ve nasıl biteceğini bildiğim

kadar, aşkın bütün oluşumlarının dışında tutulması gerektiğini, asla bitmeyeceğini kabul

ediyorum.

“Vakit Vuslat Diyor” Akçağ yayınlarından çıkan son kitabım. Denemelerim zirveye

doğru adımlarla edebiyat dünyasındaki yerini alıyor.

10. Ankara Kitap fuarında yayınevi bir de imza günü yaptı. İçin tebrik ve Çok

bereketli bir günün ardından, imza günüme katılan, mazeretini mesajla, telefonla ileten, yeni

kitabımız duygularını ileten dostlarıma, arkadaşlarıma, meslektaşlarıma, hemşerilerime,

öğrencilerime ve tüm kitapseverlere teşekkür ediyorum.

Osman BAŞ

Yorum Ekle