Taşova’da yok, Bu köyde 2 tane var.. Eski Başkan Özer, özel Müze kurdu.

0

İlçemize bağlı eski kasabalardan olan ancak çıkan yasa nedeni ile köy statüsüne dönüşen ve 2009-2014 yılları arasında beldenin son belediye başkanlığını yapan  Durmuş Özer, Alpaslan’da bir ilk’e daha imzasını attı.

Alpaslan ilkler konusunda Taşovamızın hep önde gelen beldelerinden oldu. 1969-1980 yılları arası milletvekilliği yapan merhum milletvekilimiz Vehbi Meşhur bu köyümüzün yetiştirdiği bir değer. Yine ilçemizin ilk TRT Halk Müziği sanatçısı merhum Arif Meşhur Bu köyün yetiştirdiği bir başka kıymetlimiz. Taşova’da 1967 yılında ilk yerel gazeteyi çıkaran Fotoğrafçı Veysel Albayrak bu köyde yetişen değerimiz. Alpaslan müzesi bir belde müzesi olarak ilçemiz ve bölgemizin ilk müzesi. Taşova’nın ilk ressamı Şahin Eren yine bu köyümüzden.Alpaslan köyümüz; Alpaslan Ortaokulunun hazırladığı ZAMAK isimli kısa film, 2012 yılında ilimizi temsilen İstanbul İnovasyon Fuarına katılarak yine bir ilke imza atmıştır.

Gazetemizin ve haber sitemizin eski yazarlarından Durmuş Özer, belediye başkanlığı yaptığı dönemde bir müzede tanıtmak istediği Anadolu kültürünü yansıtan 40 yıllık  eşyaları, köyde evinin bahçesinde sergileyerek Alpaslan adına bir ilki daha gerçekleştirmiş oldu.

Özer, mazisi 250 yılı bulan ev eşyaları ve tarım araçlarını bahçesinde sergileyerek, ziyaretçilerine farklı anlar yaşatıyor onlara çeşitli ikramlarda bulunuyor.

Önce hobi olarak başladığı bu işe geçen zamanla birlikte daha da ısındığını söyleyen Özer, “Yüzlerce antika ve eski eşyayı bir araya getirdim. İnsanlar bu eserleri gördükçe eski günlerini hatırlıyor. Yaş ilerledikçe insanların geçmişe özlemleri artıyor. Bu konuda eşim bana en büyük yardımcı. Bu ev müzesinde insanların zamana doğru yolculuk yapması bizi mutlu kılıyor. Aynı zamanda ülkemizin bu seviyeye gelene kadar ne sıkıntılar çektiğini anlatmaya çalışıyorum Vatandaş buraya ilk  geldiğinde  önce burayı bir kafe gibi, bir ticari işletme gibi görüyor, biz köyümüze kim gelirse bahçemizde, evimizde misafir etmeye hazırız. Müzemizi gezmeye gelen misafirlerimize çay, kahve ikram ediyoruz, karınları açsa ikramlarda bulunuyoruz. Bizim tek isteğimiz vatandaşların bu eşyaları görerek geçmişini unutmaması, geçmişe olan özlemlerini biraz olsun hafifletebilmek.  En büyük mutluluğun bahçesini gezmeye gelenler  Zaman zaman okul öğrencileri de müzeyi ziyarete geliyor, hiçbiri bu aletleri, eşyaları bilmiyor, bilmemeleri de normal. Biz anlatıyoruz hangi işlerde kullanıldığını öğretiyoruz. Çocuklarımıza atalarımızın ne zor şartlarda üretim yaptığını vurguluyoruz.” dedi

Durmuş Özer’in   Eşi Rukiye Özer  ise yaptığı açıklamada; “Evliliğimiz boyunca eşim bana her konuda destek oldu. 47 yıllık evliliğimiz süresince ne yaptıysak beraber yaptık. Başkanlık döneminde hem ona yardımcı oldum, yanında olmaya çalıştım. Şimdi bu müzeyi kurarken yine hep yanında oldum, müzenin tasarımı konusunda yardımcı oldum.” şeklinde konuştu.

Ülkemizin Batı bölgesinden alışık olduğumuz bu sanatsal ve kültürel  faaliyeti gerçekleştirdikleri için Rukiye-Durmuş Özer çiftini kutluyor, çıktıkları bu güzel yolda başarılar diliyoruz.

Yorum Ekle