SOĞANLI MIKLAMA….

0

    Soğan denilince,  Karadeniz’de ilk akla gelen Taşova soğanıdır. Soğanın bol oluşundan mıdır ?  nedir?    çocukluğumdan beri soğanlı mıklamanın da  hastasıyımdır..


    Yine  her zaman olduğu gibi  anamın elinde köz tavası  modurdana modurdana  sobaya köz atıyor.  Ben de bir soluk hemence bahçeye inip,  kümesteki yumurtalardan  alarak  mıklama yapması için anama uzatıyorum….


    “Hayırdır !  ne olacak ?  yumurtalar”


    Mıklama  canım çekti,  deyince…..  anamda, başlıyor  soğanları büyük bir özenle doğramaya..


    Soğanların cozurtusu mahalleyi sarmıştıki,  üzerine kırılan yumurtalarla soğanların sesi soluğu kesiliyordu…  


    Ben de, dastardaki  hamursuzları çıkarıp,  dastarı da cicimin  üzerine sererek  sofrayı hazırlamaya koyuldum…


    Komşumuz Saliç Abumun da geleceğini tahmin eden anam, bayat ekmekleri yağda kavurup,  ekmek kavurmasıyla da  soframızı zenginleştirmeyi de ihmal etmiyordu…..


    Saliç Abum ise, çoktan  gelmiş  evin önünde  çöçelenmekteydi.. 


     Anam ;  “İçeri gelsene  Abu ” deyince, yaşlı kadın,   hemence  yer sofrasına çöküverdi.. 


    Büyük bir iştahla  sofradakilerin  hakkında gelmiştik…..


    Yemek sonrası,  urbamı giyerek,  hemence evden teziktim..  Yolda, karşılaştığım Cezmi kardeşim  : 


“Hayrola, hocam bir başka neşelisin bu sabah” deyince…..”


“Sorma gadaşım,  yıllar sonra bu sabah mıklamayla kahvaltı yaptım”


    “Hocam,  benim de mıklama yemeyi   geçen gün canım çekti . Lakin  benim hanım mıklamanın ne olduğunu bilmiyormuş….Benim tarifim üzerine yaptı da …. eski günlerin acısını çıkarttım….”


    Bizim Cezmi Yılmazı;   ne vakit bir büyüğünü görse,  ceketinin düğmesini ilikleyen  ve asla saygıda kusur etmeyen biri olarak tanırım…


    Demek ki,  mıklama gibi ;  her insan da bir ayrı güzellik ve özellik mevcut….


    Bizim de eleştirilecek yönlerimiz mevcut…. Elbetteki, Kimsenin dört dörtlük olması düşünülemez… 


    Önemli olan,  insanlardaki  ve  çevremizdeki güzelliklerin farkında olabilmektir…


    Bekir’in gapında, Adnan’ın gülüşünde, İsa’nın sövüşünde, Sabahaddin Günaydın’ın yazısında, sitelerdeki objektif  yorumlar da,  Öğretmenevindeki Bahattin’in kebabında, Mustafa’nın leğiminde, , Murat Yurt ile Cafer’in  kahvesinde,  Hayati’nin çayında, Yunus’un saflığında,    ayrı bir tat ve lezzet  vardır….


    Mart ayında,  Ülkemizde ve İlçemizde  yerel seçimler yapılacak. 


    Bu zamana dek ilçemize  hizmet sunanları ve o hizmete aracı olanları  minnetle anmamız  gerekir…  İlçemize, hizmet eden kardeşlerimizi   karalamak ise  bizlere hiç bir şey kazandırmayacaktır..


    Taşova’ya  hizmet etmiş ve hizmet için kolları sıvayan kardeşlerimizin  hiç birisi  Taşova düşmanı değildir..  Aksine Taşova sevdalısı oldukları için böyle bir  yola baş koymuşlardır..


    Aday  olacak  kardeşlerimizin  noksan yönleri kadar,  güzel yönlerini de  ele almak  ve o  şekilde değerlendirmek te,  seçmenin daha objektif  karar almasına  yardımcı  olacaktır….


    İnsanlarımızı;  bire bir ele aldığımız da,  hepsin de  soğanlı mıklama tadında  çok farklı tatlar ve güzellikler  bulabileceğimize  yürekten inanıyorum..


   

Yorum Ekle