OSMANLI SARAYINDA BİR SONİSALI

0
Umut PELİTLİ
Şehzadeler şehri olarak bilinen Amasya, 1386 yılında, 1. Murad döneminde Osmanlı egemenliğine girer. Şehzadesi Yıldırım Bayezid’i Amasya’ya gönderen 1.Murad, merkezi Amasya olan ” Rum Eyaletini” kurarak ilk sancakbeyliğine de şehzadesi Bayezid’i atayarak, yaklaşık iki yüzyıl devam edecek bir süreci başlatır.
On iki şehzadenin görev yaptığı Amasya sancağı, İstanbul’a yakın sancakların önem kazanmasıyla zaman içerisinde bu özelliğini kaybeder.
Amasya’da sancakbeyliği yapan şehzadelerden biri de Fatih Sultan Mehmet’in şehzadesi 2. Bayezid’dir.  Yedi yaşında iken Fatih Sultan Mehmet tarafından atanan 2.Bayezid, tam yirmi yedi yıl boyunca Amasya sancakbeyliği görevini yürütür.
Şehzadeler, sancaklarda yöneticilik yaparlarken,  kapı halkı denilen bir çevreleri oluşur ve burada şehzade ile birlikte sancağı yöneten kişiler daha sonra şehzade tahta çıktığında, yeni padişahın yönetici zümresini oluştururdu. Amasya sancağında da 2.Bayezid’in yanında görevli olarak bulunanlardan biri de Sonisalı Kapu Ağası Hüsyin Ağa’dır.
Kapu Ağalığı, Osmanlı harem kurumunun en büyük amirliğidir. Sarayın ve bütün iç harem halkının başı olması hasebiyle de şehzadenin ve padişahın en yakınındaki görevlilerdendir. 2. Bayezid’de tahta çıkarken Kapu Ağası Hüseyin Ağa’yı beraberinde İstanbul’a götürür.
Tarihsel kişiliği hakkında fazla bir bilgiye sahip olmadığımız Hüseyin Ağa’yı özellikle Sonisa ve Amasya’da yaptırdığı eserleri ile tanıyoruz. Sonisa’da ; Kurşunlu Cami (1487), Sonisa Medresesi (1488), Amasya’da ; Bedesten ( 1483), KapuAğa Medresesi (1488) ve İstanbul’da ; Kesikbaş Hüseyin Ağa Camisi olarak bilinen cami (1500) ve Çardaklı Hamamı ile birlikte Edirne’de yaptırdığı Hüseyin Ağa hanı öne çıkan eserleridir.
Osmanlı arşiv kayıtlarından öğrendiğimiz bilgilere göre ise, bugün ilçemize bağlı, Tonbak ( Gemibükü ), Sepedlü ( Sepetli ) köyleri ile Kümnarı köyü, 2.Bayezid tarafından Hüseyin Ağa’ya mülk olarak verilir. Hüseyin Ağa, Sonisa’da inşa ettirdiği cami ve medresenin yapımı için gerekli parayı da Kubadoğlu Cüneyd Bey’in evlatlarının sahip olduğu on bir köyün malikane hisselerinin yarısını satın alarak, vakfetmek suretiyle karşılar.
Hüseyin Ağa’nın en önemli hizmetlerinden biri de, kendinden sonra yapılacak olan Ayasofya’ya model teşkil eden, Küçük Ayasofya kilisesini camiye çevirtmesidir. Caminin hemen yanındaki Çardaklı Hamamı’nı da yine o yaptırır.
Sonisalı Kapu Ağası Hüseyin Ağa, yaptığı tüm bu hayır işlerine rağmen, bir süre sonra vergi kaçırmakla suçlanır. 2.Bayezid, Hüseyin Ağa’nın idamını ister, idamı gerçekleştirecek Bostancıbaşılar, Hüseyin Ağa’yı camiye çevirttiği Küçük Ayasofya Camisinin bahçesinde yakalarlar ve başını keserler ancak Hüseyin Ağa, yerdeki başını kolunun altına alır ve bir süre yürüdükten sonra düşer. Düştüğü yere türbesi yapılır. Halk bu olaydan sonra Hüseyin Ağa’ya, ”kesikbaş” lakabını takar.
Ünlü tarihçimiz, Semavi Eyice’de, Hüseyin Ağa’nın Sonisalı olduğunu kabul etmekle beraber onun vakfiyelerde geçen adının Hüseyin Ağa Bin Abdul-Hay şeklinde yazılmasının devşirme olabileceğine işaret olarak sayar.
Kaynaklar :
1- Amasya’da Sancakbeyliği Yapan Şehzadeler Döneminde Amasya Şehri/ Selim Özcan- Amasya Üniversitesi
2- Kapu Ağası Hüseyin Ağa’nın Vakıfları/ Semavi Eyice
3- Taşova-Erbaa Yerleşme Nüfus ve Ekonomi/ İsmail Kıvrım- Gaziantep Üniversitesi
4- Pargalı’nın Ölümü/ Aykut Can

Yorum Ekle