MAKAMI ŞEREFLENDİREN KAYMAKAM

0

 Yıl 1984 Van ili Muradiye Lisesinde görev yapıyorum. Halk tarafından yapılan şikayetleri araştırmak ve soruşturmak üzere Bakanlık Müfettişleri geldi. Teftiş konularından biri, okulun ihata duvarı idi.


 


            Müfettişlerle okul müdürü arasında şu diyalog geçiyor. Müfettiş;


 


–         Okulun ihata duvarını yapmamışsınız.


Müdürün cevabı;


–         Efendim paramız yok!


–         Sınıflarda yazı tahtaları kırık dökük,


–         Efendim paramız yok devlet para göndermedi ki yapalım!


–          Okulun daktilosu, teksir makinesi çalışmıyor?


–         Efendim paramız yok.


Müfettiş şöyle bir geri yaslandı ve hepimizin huzurunda müdüre;


         Bana bak müdür! Öyle her şey yerinde olsa yöneticilik görevini bugün seksen yaşında olan ninem de yapar.


          


“Ödenek yok, para yok kaynak yok” bahaneleri arkasına sığınan idare-i maslahatçı yöneticilere ithaf olunur bu anı.


 


Efendiler! Yönetici olmuşsanız “devlet versin ben hizmet edeyim müteahhitliğinden vaz geçmelisiniz. Birileri kaynak temin edecek ve siz görev yapacaksınız yok böyle bir şey. Yöneticilik çözüm ister, yöneticilik çare üretir, yöneticilik özveri işidir, sevmek işidir, sevda işidir. Hani derler ya “Sığır bile sevda ile güdülür”


 


Biraz iddialı ifade olacak ama okuyucularımız bizi bağışlasınlar. Makam iki türlü hedeflenir. Biri; elde ettiğiniz makamı şereflendirirsiniz, ikincisi; elde ettiğiniz makamda şeref bulursunuz. Toplum kendisini yöneten yöneticilere bu iki gözden biri ile bakar. Bize göre etkili ve ideal olanı, makamda şeref bulmak değil, makamı şereflendirmektir.


 


Bu ifadenin altına yine okuyucumuzun izniyle şu an görev yapan değerli kaymakamımızı koymak istiyorum.


 


Hükümet Binasının gerek iç dizaynına ve gerekse dış peyzajına verdiği estetiği gerçekten takdire ve kalbi şükrana şayan bir çalışma olarak değerlendiriyorum.


Ayrıntıya girmeyi laf salatası kabul ederiz. Sonuç estetiktir, güzelliktir, beceridir, başarıdır. Tekraren teşekkürler. İnsanlar eseriyle anılırlar. Siz anılacaksınız değerli genç, dinamik zeki ve istikbalde ülkemiz için ümit vadeden Sayın Kaymakamımız İbrahim Halil ŞIVGAN.


 


Sayın Kaymakamımız bu hizmeti yaparken (aldığım bilgi doğruysa) devlet bütçesinden harcamadı. Ama ne yaptı? İlçemizde var olan gerek ekonomik gerekse insan gücünü harekete geçirdi bu enerjiyi güzel yönetti ve bu hizmeti yaptı. Bu, sıra dışı bir etkinliktir, buna şapka çıkarmak gerek.


 


Bu sıra dışı etkinliğinize, radikal kararlarınıza devam edin lütfen. Kim ne derse desin. Size acımasız eleştiri yapacaklar, size belki de iftira bile edecekler. Her şeye rağmen Yavuz Sultan Selim gözü karalığında radikal kararlara devam edin lütfen. Enerjinizi vicdanınızla birleştirip vatan sevgisi ve millet sevdası harmanında hasatlamaya odaklanın gerisi kolay. Size tavsiyede bulunma cüretimi yaptığınız hizmetlere duyduğum hayranlığa bağışlayın.


 


Gerek şahsınıza ve gerekse makamınıza yapılan sözlü ve buğuz noktasındaki hasmanelik sizin kamçılanmanıza vesile olsun.


 


Peygamberimiz bir hadisinde;


“Eğer iftiraya uğrarsanız; bilin ki doğru yapıyorsunuz” buyurmakta.


 


Eleştirenler için de bir cümle söylemek gerekirse, Ziya Paşa’nın “Terkib-i Bend”inden bir mısra sanırım yeter



       “Rencide olur dide-i huffaş ziyadan”


( Yarasalar ışıktan incinir.)  


 


Kadrolu muhaliflerin kulakları çınlasın.


 


Sayın kaymakamımızın şahsında ülkeme ve beldeme hizmet eden herkese ithaf olunur bu yazı. Hizmet edip emek veren herkese en kalbi selam olsun.. Hizmet edenlerin hizmetlerini yazmaktan millete ilandan yılmayacağız ve devam edeceğiz.Vatan ve millet hizmetkarlarına selam olsun.


 


 

Yorum Ekle